Halk direnişinin yanındayız

Dünya Haberleri —

İran protestolar/ foto:AFP

İran protestolar/ foto:AFP

  • İran rejimi, halk gösterilerine saldırarak biri çocuk, 8 kişiyi katletti, 14’ü Kürt olmak üzere en az 30 kişiyi tutukladı. Eylemlerin ‘Jin, Jiyan, Azadî’ serhildanının devamı olduğunu belirten PJAK, halkın demokratik birlik içinde başarıya ulaşacağını vurguladı.
  • ABD Başkanı Donald Trump, “Protestocuları öldürürlerse hazırız, silahlıyız ve müdahaleye hazırız” sözleriyle İran’ı tehdit etti. İran Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani ise, “Kendi askerlerine dikkat etsin” diyerek karşı tehdit savurdu.

İran’da halkın ekonomik krize karşı başlayan protestolar yedinci gününe girerken, rejimin saldırıları sonucu 8 kişi katledildi. 28 Aralık’ta Tahran’da esnafların başlattığı ardından öğrenciler ve halkın katıldığı protestolar Karac, Şiraz, İsfahan, Meşhed, Kirman, Keşm, Loristan, Kerec, Hamedan, Malard, İsfahan, Kirmanşah, Şiraz ve Yezd’e de yayıldı. Aynı zamanda Şii dünyası ve On İki İmam inancı açısından önemli bir dini şehri olan Kum’da da halk sokağa çıktı. 

8 kişi katledildi, 30 kişi tutuklandı

Halkın ekonomik güvence, sosyal eşitlik ve özgürlük taleplerine şiddetle karşılık veren rejime bağlı Besic güçleri, biri çocuk, 8 kişiyi katletti. İsfahan'a bağlı Fuladşehir'de Daryuş Ansari Bahtiyarvend (37), Lorestan'a bağlı Kuhdeşt'te Emir Hesam Hudayariferd (22), Ezna'da, Şayan Esedullahi (28), Mustafa Fallahi (15), Çaharmahal ve Bextiyarî'ye bağlı Lordegan'da Ahmed Celil (21), Seccad Valameneş Zilayi (28), Fars'a bağlı Mervdeşt'te Xodadad Şirvani, Lordegan’dan Ahmed Celil ve Sajad Valamaneş isimleri belirlenenlerden.

Hengaw İnsan Hakları Örgütü 14 Kürt, 7 Lor, 7 kadın ve 2 çocuğun tutuklandığını duyurdu. Tutuklanan 30 kişinin nereye götürüldüğünün bilinmediğini, avukat ve aile görüşü imkanının bulunmadığını vurguladı. Eylemciler ise saldırılara ve tutuklamalara karşı araçları ateşe verdi ve Ayetullah Ali Hamaney rejimine son verilmesini isteyen sloganlar attı.

2022’den bu yana ülkedeki en büyük protestolarla karşılaşan rejim ise “diyalog” çağrıları adı altında baskılarını sürdürüyor. Protestoları şehirlerin belirli yerleriyle sınırlayan bir yasa tasarısı üzerinde de çalışıyor. Ayrıca ülkede okullar, bankalar ve kamu kurumları hala kapalı. Başsavcı Muhammed Movahedi Azad, “Yasal orantılı ve kararlı bir yanıt verilecek” sözleriyle halkı tehdit etti. Movahedi Azad, devlet medyasına yaptığı açıklamada, "Ekonomik protestoları güvensizlik aracı, kamu malına zarar verme aracı veya dışarıdan tasarlanmış senaryoların uygulanması aracı haline getirme girişimlerine kaçınılmaz olarak yasal, orantılı ve kararlı bir yanıt verilecek” dedi.

‘Jin, Jiyan, Azadî’nin devamıdır

Diktatörlüğe karşı tüm demokratik girişimlere olan desteğini açıklayan Demokratik Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Meclisi ise 28 Aralık 2025’te başlayan yeni halk direnişinin rejimin ekonomik ve sosyal yaşam politikalarını kınamak amacıyla başlatıldığını belirterek şunları kaydetti:  “İran İslam Cumhuriyeti, farklı yöntemlerle sosyal krizler üreterek iktidarını sürdürmeye çalışıyor. Ülkenin tüm servetini talan etmesi, bunu savaş ve diğer ülkelerdeki radikal grupları desteklemek için kullanması ekonomik krizlerin kaynağı oldu.

Her türlü tutum, mücadele ve halk ayaklanması, bu kriz içindeki durumda, baskı ve zulme maruz kalan İran toplumunun tüm kesimlerinin sesini duyurmasını sağlar. Krizlerden çıkış ve sorunların çözümü için başka bir yol yoktur; tek yol birlik ve birbirine bağlılıktır. Bu, ‘Jin, Jiyan, Azadî’ Devrimi’nin devamıdır. Ne kadar birleşik olursak, kaderimiz de o kadar renkli ve birleşik bir mücadeleye bağlıdır. PJAK olarak, temel felsefemiz ‘Jin, Jiyan, Azadî’dir. Biz çok renkliyiz ve diktatörlüğe karşı tüm demokratik girişimleri destekliyor, dikkatleri şu noktalara çekiyoruz;

*İslam Cumhuriyeti’nin halkın meşru taleplerini susturma girişimleri sonuçsuz kalacaktır. Halkın mücadelesi ve iradesi sayesinde iktidar, halk devriminin sesini duymuş ve halkın taleplerine boyun eğmek dışında hiçbir çözümü yoktur.

*İran’da gerçekleşen her ayaklanma ve hareket, ‘Jin, Jiyan, Azadî‘ Devrimi’nin devamıdır ve özgürlük talebi ile merkezileşmeye ve ayrımcılığa karşıdır. Buna karşı her girişim, bu mücadeleyi saptırma ve halk devriminin doğruluğunu çarpıtma girişimidir.

*Jin, Jiyan, Azadî Devrimi hiçbir kimliğe, mücadeleye veya küçük taleplere sınır koymaz. İran’daki halklar, 100 yıldır zulüm ve baskı altında yaşıyor ve bugün haklarını talep ediyor. Diktatörlüğe karşı her mücadele, hak ve özgürlüklerin kazanılması yönünde atılmış bir adımdır.

*Bu halk hareketinin demokratik temeller üzerinde sağlıklı bir şekilde devam etmesi için, kadın ve gençlerin öncülüğü esas alınmalıdır. Özgür bir yaşamı garanti altına alan ve kazanımları koruyan şey, kadın özgürlüğü mücadelesidir. Kadınlar, üniversite öğrencileri ve öğrenciler hem lider hem de devrimin gücüdür.”

Trump ve İran’dan karşılıklı tehdit

Eylemler büyürken, en son 29 Aralık'ta Florida'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşen ve İran’daki gelişmeleri de ele alan ABD Başkanı Donald Trump, halk eylemlerine ilişkin açıklama yaptı. Trump, Truth Social ağında yaptığı paylaşımda, “Eğer İran, alışkanlıkları olduğu üzere barışçıl protestoculara ateş açar ve onları şiddet kullanarak öldürürse (ki bu onların alışılmış bir tutumudur) ABD onların yardımına gelecektir. Hazırız, silahlıyız ve müdahaleye hazırız” dedi.

Trump’ın tehdidine tehditle yanıt veren İran Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani,  “Trump, bu iç meseleye Amerika'nın müdahalesinin tüm bölgeyi istikrarsızlaştırmak ve Amerika'nın çıkarlarına zarar vermek anlamına geleceğini bilmeli” şeklinde tepki gösterdi. Larijani, X'te “Askerlerine dikkat etsin” ifadelerini kullandı. HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.