Sara’yı anlamak

Nubar OZANYAN yazdı —

  • Dokunduğu yeri değiştiren, yıkıntılar üzerinde özgürlüğü inşa etmeyi başaran Sakine Cansız, mücadelesinde ve direnişinde bir yol açıcı/gösterici olduğu gibi dönüştürücü bir rol de oynadı.

NUBAR OZANYAN

Her Ocak'ta yüreğimiz buz keser. Sıradanlığı reddederek, farkındalığın en ayırt edici ileri sözünü söyleyip ölümsüzleşen sayısız öncü ve neferin boşluğu, önce yüreğimizi sonra bilincimizi titretir. 

Her Ocak’ta Sakine arkadaş bir kez daha devrimci hatıramızda canlanır. Kalbimiz, Ocak ölümsüzleriyle çarpar. Sara arkadaş işgale dayalı yönetimin, halkları utanmazca ezmeye çalışan rejimin manipülasyonuna ve teslimiyet politikasına karşı mücadele ederek sözünü söyledi. Kimseden bir onay ve rıza almayı beklemeden atıldı TC devleti denilen soykırımcı-inkarcı-asimilasyoncuya karşı mücadeleye. 

Bir yandan kendini güçlü ve yenilmez gösteren yok edici sisteme karşı, diğer yandan Kürt kadın öncü olmanın zorluklarına karşı direnmekten bir an olsun geri durmadı. Sara arkadaş, direnişin ve mücadelenin zirvesinde dururken bugün Şexmeqsûd-Eşrefiyê başta olmak üzere Rojava'da işgalci çapul ordusuna karşı nasıl direnip savaşmak gerektiğinin yolu gösterilip öğretiliyor.

Kürt Kadın Özgürlük Hareketi'nin can damarı olmayı başaran Sara arkadaş, kendi söylemiyle yaşamının her anını kavga ve özgürlük kıldı. Sözü, duruşu, bakışı derin olan Sara arkadaş, Dersim’in tarihini, toprağını, kültürünü kişiliğinde somutlayarak, mazlumların varoluş mücadelesinde onurla yürümenin öncüsü oldu. Doğru bildiğinde ısrar eden, kırılması mümkün olmayan bir iradeye sahip olan Sakine arkadaş, ne zalime ne de yalana boyun eğdi. Boyun eğmez dik duruşuyla çevresindeki herkes üzerinde unutulmaz bir etki, silinmez izler bıraktı.   

Kolay değil, hem kadın hem de Kürt ve Alevi kimliğini birlikte taşıyarak özgürlük mücadelesine atılmak. Kolay değil, 5 Nolu Zindan'dan başı dik mazlumun direngenliğiyle çıkmak. Kolay değil, sözünü ve öfkesini işkencecilerin suratına bir tokat gibi çarpmak. "Tarihin kadın emeğiyle yüceldiği, kadına yapılan zulümle kaybettiği’’ fikrine güçlü sarılan Sakine arkadaş karşısında, işkenceciler kaybetti. Tıpkı Kürt realitesi karşısında inkarda ısrar eden işgalcilerin kaybettiği gibi.    

Dokunduğu yeri değiştiren, yıkıntılar üzerinde özgürlüğü inşa etmeyi başaran Sakine Cansız arkadaş, Kürt kadın özgürlük mücadelesinde ve direnişinde bir yol açıcı ve yol gösterici, olduğu gibi dönüştürücü bir rol oynadı. Kızıl saçlarıyla Türklüğe, egemen erkek zihniyetine karşı durmayı başarmanın öncü ismi oldu. Şimdi onun hayalleri ve yenilmez idealleri, Rojava’nın çorak topraklarında dolaşıyor. Onunla ne kadar gurur duysak azdır.

Onu anlamak, Kürt kadın realitesini ve özgürlük mücadelesinin yolunun zorluklarını ve sorumluluklarını anlamaktır. Feodal-burjuva egemen erkek zihniyetinin yarattığı, oluşturup şekillendirdiği engellere karşı mücadeleyi anlamak ve bunu aşmanın yollarını bulmaktır.

Yaşama dair sözü ne oldu?

Sakine arkadaş, sermayenin ve adaletsizliğin egemen olduğu topraklarda, kadınlar suskun ve kalpsiz kalabalıklar ortasında katledilmesin diye sözünü söyledi. Suriye’de Aleviler, Dürziler, Ermeni, Asuri, Süryani halklar sistematik şekilde yok edilmesin, vahşetin ve saldırganlığın kılıcı altında boğazlanmasın diye sözünü söyledi. Halep’te, Rojava'da Kürtler ve tüm kadim halklar, Türk destekli DAİŞ saldırıları altında soluksuz kalmasın, kadınlar, farklı inanç ve diller, ölüm ve zulüm altında imha edilmesin diye sözünü söyledi. O emek dolu yaşamıyla, tanımsız direniş ve bilgelikle, yükseklerde tuttuğu direniş bayrağını YPJ direnişçilerine teslim ederek sözünü söyledi. Bugün YPJ’li kadın komutanları ve savaşçıları her türlü kuşatma ve imha saldırıları altında çetelerin egemen kılmak istedikleri barbarlık dolu yaşamda sözlerini söyleyip direniş bayraklarını yükseklerde tutuyorsa; bu ayağa kalkışta Sara arkadaşın sözü önemli yerde duruyor.

Sözümüzü Sara gibi söylemeliyiz

Bugün Ortadoğu’da oynanmak istenen emperyalist hesapların; halklarının başına bela olan Türk faşist zulmünün uzun zaman almasını, zalimlerin daha fazla cüretkar olmasını istemiyorsak, sessizlik ve duyarsızlık utancı altında ezilip kalmak istemiyorsak sözümüzü Sara gibi söylemeliyiz. İyi bilinmelidir ki; bu zulüm ateşi, sadece Kürtleri-Alevileri-Dürzileri-Ermeniler, Asur ve Süryani halklarını yakmakla kalmayacaktır. İnsanlığı, onuru, vicdanı yakarak külleri üzerinde yeni Osmanlı sarayları inşa etmek istenecektir. Mazlumların emeği ve kanı üzerinde Osmanlı-Türk saraylarını inşa etmek isteyenlere karşı etkili ve yeterli sesimizi çıkarıp öfkemizi sokak ve meydanlara dökmezsek adalet ve insanlık utancından sessizliğe gömülüp büyük yara alacaktır. Unutmamak gerekir ki; dil susarsa vicdan ve adalet susar.

Hiçbir örgüt ve kurum sözünü ve iradesini, adına muktedir ve katil denilen efendilerin ellerine bırakmadan, dünyada ve Ortadoğu’da yaşananlara, olup bitenlere ve sürece derin bakmalıdır. Suriye’de ve Rojava’da kalbi alınmış, vicdanı taş olmuş sermaye güçlerinin teşvikiyle daha fazla katliam gerçekleştirilmesini istemiyorsak Sara gibi konuşmalı ve enternasyonalizmin diliyle sözümüzü söylemeliyiz.

İyi bilmek ve artık iyi anlamak gerekir. Yaşanan tüm kötülüklerin müsebbibi, adına kapitalizm denilen dünyanın sermaye sahipleri ve kudretsiz Türk uşak yöneticileridir. Bugün Rojava’da yaşananlara ve yaşatılmak istenen soykırıma sessiz ve suskun kalınırsa hiçbir mazlum cellatların ellerinden, zulmün kırbaçlarından kurtulamaz. Sorumluluk, duyarlılık ve eylemli günler, onur ve vicdan sahibi herkesi bekliyor.

Zalimlerin gücü sadece ellerindeki kırım ve kıyım silahlarında değildir. Aynı zamanda zulmün önünde konuşamayanların sayısının çokluğundandır. Katiller, sessizlikten güç alır. Tarih ve toprak tanıktır ki; halkın öfkesi karşısında hiçbir zulüm odağı duramaz. 

Şimdi Şexmeqsûd ve Eşrefiyê’de Che Guevera’nın, Monte Melkonyan’ın, Nubar Ozanyan’ın direnişçi enternasyonalist ruhu dolaşıyor. Şimdi Sakine Cansız/Sara’nın direnişçi ruhu dolaşıyor. O, biraz Rosa, Clara, Barbara ve biraz Mariam Çilingiryan, en çok da kendisiydi; SARA idi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.