Kobanê bir kez daha sınanıyor

PYD açıklama

PYD açıklama

  • Tebqa ve Reqa’da yaşayan Kürtlerin büyük bir bölümünün de göç ettiği Kobanê, bir kez daha kuşatma, katliam ve tehcirle sınanıyor. Buğday ambarları ve baraj çetelerin elinde. Elektrik ve su yok. Çeteler artık çevre köylerde; korku, şok ve kadın kaçırarak Kürt halkının onuruyla oynamak istiyorlar.
  • Kobanê halkı, 24 saat teyakkuz halinde. Sürekli nöbet tutuluyor. İnsanlar, çetelerin eline geçmektense direnerek ölmeyi tercih ediyor. Her yaştan insan onurunu korumak için ayakta. PYD Kobanê Eşbaşkanı, 'ateşkes'e rağmen saldırı ve sızma girişimlerinin sürdüğünü söyledi.

ERKAN GÜLBAHÇE /HABER MERKEZİ

PYD Kobanê Eşbaşkanı Berîvan Îsmaîl, Hem Kobanê hem de Tişrîn direnişlerinde yer alanlardan biri olarak bu kez Kobanê çevresinde HTŞ çetelerine karşı yürütülen savunmanın en ön saflarında sivil halkı korumak için mücadele veriyor. Berîvan Îsmaîl, “2014’ün aynısı yaşatılmak isteniyor” dedi.

PYD Kobanê Eşbaşkanı Berîvan Îsmaîl, hem sahadaki durum hem de büyüyen insani krize ilişkin sorularımızı yanıtladı.

Kobanê'de şu an itibarıyla durum nedir, kent doğrudan bir kuşatma ya da büyük ölçekli bir saldırı tehdidi altında mı?

Çok ciddi ve son derece tehlikeli bir tabloyla karşı karşıyayız. Üç gündür kentte elektrik ve su yok. Sadece Kobanê değil; Tebqa ve Reqa’da yaşayan Kürtlerin büyük bir bölümü de Kobanê’ye doğru göç etmek zorunda kaldı. Halka temel hizmetleri ulaştırmakta yetersiz kalıyoruz. Bugün yaşananlar, Kürt halkına karşı yeni büyük katliam hazırlığının açık işaretleridir. Tıpkı 2014’te DAİŞ’in Kobanê’ye saldırdığı dönemde olduğu gibi, bugün de aynı zihniyetle hareket ediliyor. Kobanê’nin çevresindeki birçok köyde şu anda HTŞ’ye bağlı çeteler yerleşmiş durumda. Bu çeteler, 2014’tekine çok benzer bir yöntem izliyor. Şengal’de olduğu gibi özellikle kadınları kaçırmaya çalışıyorlar. Kürt halkının onuruyla oynamak, halka büyük bir korku ve şok yaşatmak istiyorlar.

Halkımız, bu saldırılara karşı 24 saat teyakkuz halinde. Sürekli nöbet tutuluyor. “Biz ölümden daha büyüğüz” şiarıyla büyük bir direniş ruhu var. Ben 2014’te Kobanê Savaşı’nda da yer aldım. O gün küçük bir çocukla konuşurken bana şunu söylemişti: “Lütfen bana bir tane bomba verin. DAİŞ çeteleri geldiğinde bunu patlatmak istiyorum. Onların eline sağ düşmek istemiyorum.” On yaşındaki bir çocuğun “Çetelerin eline geçmek istemiyorum, bana bir bomba verin, kendimi patlatayım” demesinden daha ağır bir şey olabilir mi?

Ne yazık ki bugün Kobanê’de yaşayan halkımız da aynı duygularla karşı karşıya. İnsanlarımız, çetelerin eline geçmektense direnerek ölmeyi tercih ediyor. Yediden yetmiş yediye herkes onurunu korumak için mücadele veriyor. Biz bugüne kadar kimseye saldırmadık. Ama üzerimize bir saldırı olursa, bunun cevabını veririz. 2014’te olduğu gibi bugün de burada yaşayan bütün etnik ve inanç gruplarını koruyoruz.

En acı tarafı şu: Şu anda okula gidip öğrenmesi gereken çocuklar, bir saldırı ve katledilme tehdidi altında yaşıyor. Bu çocuklar 2014’teki DAİŞ saldırılarını duyarak büyüdüler. Bugün aynı saldırıların yeniden hedefi olmaları ve geleceklerinin ne olacağını bilememeleri, bizim için en büyük acıdır.

Bir ateşkes olduğu söyleniyor. Kent merkezine yönelik topçu, roket ya da sızma girişimleri şu anda sürüyor mu?

Dört günlük bir 'ateşkes'e varıldığı söyleniyor ama bu ateşkes sahada hiçbir karşılık bulmuyor. Şu an itibarıyla bile sızma girişimleri devam ediyor. Kobanê etrafındaki köylerden aldığımız bilgilere göre çeteler insanlara “Savaşçı mısın, sivil misin?” diye soruyor. “Sivilim” diyen insanlar bile kaçırılıyor. Yani gerçekte herhangi bir ateşkes uygulanmıyor. Onların yaklaşımında Kürt olmak yeterlidir. Sivil ya da asker olmanız fark etmiyor. Şunu çok net söyleyeyim: Çetelerin kitabında kurallara uymak yoktur. Ateşkes onların kitabında yazmaz. HTŞ çeteleri kendi liderlerini bile dinlemiyor. Kendilerine verilen talimatlara da uymuyorlar. Özellikle Sirîn, Çelebî ve Qirê hattında saldırılar devam ediyor. Hala Kobanê çevresi bombalanıyor. Kısacası sözde bir ateşkes imzalandı ama çeteler ne bunu dinliyor ne de uyguluyor. QSD Komutanlığının da dediği gibi, biz onurumuzu korumak için her türlü direnişi geliştireceğiz. Bu karar doğrultusunda halkımızı sonuna kadar koruyacağız.

DAİŞ'in 2014’teki saldırılarıyla bugün yaşananları karşılaştırdığınızda ne görüyorsunuz, bir de kişisel olarak size ne hissettiriyor?

DAİŞ elemanları, 2014’te “Allahu Ekber” diyerek Kobanê’ye saldırdı. Bugün de aynı şekilde, aynı sloganlarla saldırıyorlar. 2014 ile 2026 arasında sadece tarih farkı var. Saldıran zihniyet de, işgal zihniyeti de aynıdır. Belki sadece kıyafetlerini değiştirdiler, sakalları biraz daha kısa ama özleri tamamen aynı. O zaman da halkımız büyük bir iradeyle direndi, bugün de aynı iradeyle direniyor. Bu halk 14 yıldır çok büyük saldırılar altında yaşıyor. Onurunu korumak için çok büyük bedeller ödedi, binlerce insan kendini bu topraklarda feda etti. Her saldırı döneminde, Halep’te fedai ruhuyla direnen Ziyad ve arkadaşlarının ruhuyla mücadele ettik. Bugün de aynı ruhla direniyoruz. Çok hassas bir süreçten geçiyoruz. 14 yıldaki kazanımları korumak için her türlü imkansızlığa rağmen büyük bir fedakarlıkla mücadele ediyoruz.

Bugün Kobanê’de halkımız “Onurumuzu ve şerefimizi korumak için her türlü fedakarlığı yapacağız. Ölüm bir defa gelir. Her gün ölmektense bir defa onurluca ölmeyi tercih ederiz” diyor. Tek bir insan da kalsak direneceğiz. Hepimiz ölsek bile bu ölümü bir onur sayarız.

Bugün görüyoruz ki dört parça Kürdistan’ın kalbi Rojava’da atıyor. Her şehirde, her sokakta bir serhildan var. Biz gücümüzü uluslararası güçlerden almıyoruz. Halkımızdan alıyoruz. Halkımızın bu birlikteliği bize güç ve moral oluyor.

Son saldırılarda kaç kişi yaşamını yitirdi, kaç kişi yaralandı? Yaralıların durumu nedir ve şu anda hangi hastanelerde ya da sağlık merkezlerinde tedavi ediliyorlar?

Sizinle bu söyleşiyi bitirdikten hemen sonra Şehit Dicle Mezarlığı’na gidip 7 şehidimizi defnedeceğiz. Gerçekten çok büyük kayıplarımız var. Ne yazık ki ön cephelerde şehit düşen birçok arkadaşımızın cenazesi hala çetelerin elinde. Reqa, Kobanê ve çevresinde çok sayıda şehidimiz var ama tam sayıyı şu anda bilmiyoruz. Çok fazla yaralımız da var. Bu nedenle sürekli olarak halkımıza hastanelere gidip kan vermeleri için çağrılar yapılıyor.

Kobanê yıllardır direniş içinde. Kentte sadece iki hastane var ve bunlar ihtiyaca cevap veremiyor. Şu anda tedavi için kullanılan ilaçlar da tükenmek üzere. Birçok ilaca acil ihtiyaç var. Koşullar çok ağır, havalar çok soğuk. Bir tarafta yaşlılar ve çocuklar tedavi edilmeye çalışılıyor, diğer tarafta yaralı arkadaşlarımız.

Elektrik yok, benzin yok, su yok. İmkanlar son derece kısıtlı. Bu saldırılar nedeniyle göç eden insanlarla birlikte yük daha da ağırlaştı. Şu anda sağlık hizmetleri ihtiyaçlara cevap veremiyor.

Bir yıl önce de bu çeteler Tişrin Barajı’na saldırmıştı. Amaç halkı elektrik ve sudan mahrum bırakmaktı. Bugün baraj işgal edildi ve halkımız, elektriksiz ve susuz bırakıldı. Halkımızın maneviyatı çok yüksek ama çocukların ve yaşlıların durumu gerçekten çok kötü.

Saldırılar nedeniyle köylerini terk edip Kobanê’ye sığınan kaç kişi var? Bu insanlar şu anda nerelerde barınıyor?

Kobanê büyük bir kenttir ve kendisine bağlı 360 köyü var. Şu anda gençler, savaşçılarla omuz omuza köylerini savunuyor. Ancak bu köylerin yaklaşık 300’ünde yaşayan siviller Kobanê kent merkezine gelmek zorunda kaldı. Geriye kalan 60 köy ise Kobanê ile bitişik olduğu için insanlar hala oralarda yaşamaya çalışıyor. Kobanê’deki Özerk Yönetim görevlileri bu insanları yerleştirmek için büyük bir çaba gösteriyor ama imkanlar çok sınırlı. Şu anda sokakta kalan insanlar bile var. Okullar ve kapalı olan tüm alanlar halka açıldı. Okullara, iş yerlerine, uygun olan her yere insanlar yerleştirilmiş durumda.

Kobanê çembere alındığı için dışarıdan yardım da gelmiyor. Halkın ekmek ihtiyacını karşılayan buğday ambarları çetelerin eline geçti. Amaç hem ekonomik olarak hem askeri olarak hem de ruhen Kürt halkını Kobanê’de boğmaktır. Şu anda Kobanê’de en fazla bir-iki haftalık un kaldı. İki hafta sonra açlık başlayacak. Halkımız bir var olma-yok olma savaşı veriyor. Bu savaşta insanlar birbirine kenetlenmiş durumda. Kobanê’de yaşayan herkes elindeki yemeği ve içeceği paylaşarak bu zorluğun üstesinden gelmeye çalışıyor.

Son olarak bu saldırıların son bulması için özellikle Kürt halkına mesajınız nedir?

Biz dört parçada yaşayan Kürdistanlılara sesleniyoruz: 2014’te Kobanê’ye sahip çıktınız ve onu birlikte özgürleştirdiniz. Bugün ise 2014’ü bile aşan büyüklükte bir saldırı altındayız. Halkımızı bir kez daha Kobanê’nin özgürlüğü etrafında kenetlenmeye çağırıyoruz.

Görüyoruz ki; dört parça Kürdistan’da halkımız ayakta. Birçok genç, Rojava’ya gelerek bu katliamcı çetelere karşı savaşmak istiyor. Kürt gençlerini Rojava etrafında birleşmeye wve bu katliama “dur” demeye çağırıyoruz.

Bu çetelerin fıtratında insan öldürmek var. Nasıl ki 2014’te insanların kafaları kesildi, kadınlar kaçırıldıysa bugün de aynı tablo yaşatılmak isteniyor. Telsiz konuşmalarında “Kürt kızlarını size getiriyoruz” dediklerini duyuyoruz. Bu durum bize 2014’teki Şengal’i hatırlatıyor. Kürt halkı şunu iyi bilmelidir; bugün Rojava çok büyük bir tehlike altındadır. Rojava düşerse adım adım tüm Kürt halkının iradesi esir alınmak istenecektir.

Onun için gün, bugündür. Rojava’ya sahip çıkmak, bütün Kürtlerin görevidir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.