'Welat çiqas xweş e'
Kültür/Sanat Haberleri —

Ulusal Birlik konseri
- 'Welat çiqas xweş e' parçasını seslendiriyordu. Alkışlar zılgıtlar, duygular sınırları parçalamış binlerce kilometre uzaklardan gelerek salonu dolduranlar da hep bir ağızdan 'Welat çiqas xweş e' diyordu.
ARAT ARARAT
''Sanatçılarımız şarkılarıyla sınırları kaldırıyor ve dört parça Kürdistan’ı birleştiriyor’’ diyordu koridorda sohbet ettiğim Rojavalı bir genç. Gerçekten de öyleydi. Dört parça bir aradaydı. Kurmancî, Dimilkî, Soranî söylenen melodiler salondaki binlerce Kürdistanlıyı dağ dağ, ova ova, şehir şehir gezdirdi. Bir anlığına da olsa Kürdistan’a konuk etti.
Erken varmıştım salona. Organizenin profesyonelce olduğunu gördüm. Güvenlik de hakeza öyle. Sanatçılar prova alıyordu. Heyecanlıydılar. Herhalde ilk kez böyle bir orkestra ve misyonla sahne alıyorlardı. Başlama saati yaklaştıkça doruğa vuran heyecan, yerini kıymetli emeğe bırakıyordu. Renkli bir izleyici kitlesi vardı salonda. Sanatçılar, siyasetçiler, akademisyenler... 19 Aralık’ta Hannover’deki Kuppelsall’ı dolduran binlerce insan oldukça keyifli ve tarihi anları yaşama fırsatı bulmuştular.
'Orkestra Netewî' Almanya’nın en büyük kongre ve etkinlik merkezi olan 23 bin m²’lik alana sahip, 1914’ta inşa edilen ve 3570 kişi kapasiteli Kuppelsall salonunda yapılıyordu. Bu salon tarihinde ilk kez Kürt müziğine ev sahipliği ediyordu. Salonun kubbe tarzı mimari yapısı, dekorasyonu, ışık düzeni salona giren herkesi büyülüyordu adeta.
40 kişilik orkestra ekibi
Dinleyiciler salona alınmıştı. Herkes yerine oturmuştu. Binlerce kişi birlikte heyecanla programın başlamasını bekliyordu. 40 kişilik orkestra ekibi yerini aldı. Organizasyon adına Kerem Çelik, organizasyonda emeği geçen herkese tek tek teşekkür ettikten sonra sahne, orkestra şefi Erdem Altınses’e teslim edildi.
12 sanatçı tek tek sahne alarak birer eser seslendirdiler. Sırasıyla Azad Bedran, Şehribana Kurdî, Hesen Şerif, Dodan, Çopî, Mehmet Atlı, Bilind Ibrahim, Gülseven Medar, Mehmet Akbaş, Xêro Abbas, Yelda Abbasî, Bermal Çem çıktılar sahneye. İlk olarak Azad Bedran 'Li Qamişlo' eseri ile sahneye çıktı. Aralarında Uzak Doğulu, Avrupalı, Kürdistanlıların olduğu orkestrayı yöneten Erdem Altınses’in elleri, kolları ve mimikleri ile yön verdiği melodiler yüreklere nefes veriyordu adeta. 40 kişilik orkestranın muhteşem temposu dinlemeye değerdi. Salonun sanatsal görünümü, ses düzeni Kurdistan’ın tarihi melodileri ile birleşince tarifi imkansız bir sanat ortaya çıkıyordu. Görülmeye değerdi.
Sahneye varan her sanatçı Kürt halkının acılarına, yaşadıkları zulümlere ve en önemlisi birliğe atıfta bulunan kısa kısa açıklamalar yapıp melodileri ve sesleri ile derman oluyordu. Kürdistan’ın doğusu, batısı, güneyi ve kuzeyinden selamları hemen teslim ettiler salondakilere.
Salonda 'Leyla Zana Onurumuzdur', 'Jin Jîyan Azadî', 'Bijî Serok Apo' sloganları atılıyordu. Sanatçılar Maraş katliamını andı, Êzîdî toplumunun bayramı olan Cejna Êzî Bayramı’nı kutladı.
Şimdi sıra sanatta
''Böyle bir organizasyonun tarihi önemde olduğunu düşünüyorum” diyen Kürt siyasetçi İdris Baluken de dinleyiciler arasındaydı. Yine Hozan Cömert’le karşılaşıyorum. O da mutlulukla izliyordu orkestrayı. ''Savaş rolünü yüz kez yerine getirdi. Şimdi sıra sanatta. Bu bir başlangıç. şehitlerimizin, özgürlüğümüze gönül verenlerin hayalleri gerçekleşiyor” diyordu Hozan Cömert.
Sanatçı Azad Bedran ise “Dört parça Kürdistan’ın sanatçıları olarak bir araya geldiğimiz için çok mutluyum. Umut ediyorum ki dört parça Kürdistan da bir araya gelir” şeklinde duygularını paylaşıyordu.
Verilen kısa bir aranın ardından sanatçılar hep birlikte Kürdistan için 'Welat çiqas xweş e' parçasını seslendiriyordu. Alkışlar zılgıtlar, duygular sınırları parçalamış binlerce kilometre uzaklardan gelerek salonu dolduranlar da hep bir ağızdan 'Welat çiqas xweş e' diyordu.













