Kürt ve kadın düşmanlığının tribünü

Kadın Haberleri —

Leyla Zana

Leyla Zana

  • Somaspor-Bursaspor maçında, tribünündeki binlerce taraftar Kürt siyasetçi Leyla Zana'ya dakikalarca süren cinsiyetçi, küfürlü ve ırkçı tezahürat yaptı. Tribünlerde "Beyaz Toros" pankartları açıldı.
  • Gerçekleşen bu ırkçı ve cinsiyetçi saldırıya tepkiler sürerken, konuya dair yapılan açıklamalarda bu saldırının münferit olmadığı, örgütlü bir Kürt ve kadın düşmanlığı olduğu vurgulandı.

TFF 2. Lig'de 16 Aralık 2025'te Somaspor ile deplasmanda oynanan maçta, binlerce Bursaspor taraftarı, Kürt siyasetçi ve eski milletvekili Leyla Zana'ya yönelik cinsiyetçi ve küfürlü tezahüratlarda bulundu. Maçın 85. dakikasında başlayan ve dakikalarca süren sloganlar, sanal medyada hızla yayılırken, tribünlerde "Beyaz Toros" pankartlarının açıldığı da görüntülere yansıdı. Görüntüleri sanal medyada hızla yayılan tezahüratlar, geniş tepki çekti. Hukukçular, eylemin Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" maddesi kapsamında suç olduğunu belirterek savcılıkları ve Türkiye Futbol Federasyonu'nu (TFF) göreve çağırdı. Henüz herhangi bir yaptırım uygulanmaması eleştiri konusu oldu.

Sanal medyada #LeylaZanaOnurumuzdur etiketiyle binlerce paylaşım yapılırken, siyasetçiler ve sivil toplum örgütlerinden peş peşe kınamalar geldi.

Münferit değil bilinçli

Tevgere Jinên Azad (TJA) yaptığı açıklamada saldırıyı "faşist zihniyetin tribünler üzerinden yeniden üretimi" olarak tanımladı; bilinçli ve organize bir linç politikası olduğunu vurguladı. Açıklamada, “Bu söylemler münferit değil; bilinçli, organize ve örgütlendirilmiş bir saldırının ürünüdür. Söz konusu saldırı, faşist zihniyetin Kürt halkının varlığına, iradesine ve onurlu mücadelesine yönelik tarihsel inkâr ve imha politikalarının tribünler üzerinden yeniden üretilmesidir” denildi.

Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) ise açıklamasında şunları belirtti: "Bu saldırı, Kürt halkına ve kadın özgürlük mücadelesine yönelmiş örgütlü faşist bir saldırıdır. Kadınlar inkarın, savaşın ve erkek egemen devlet aklının en büyük korkusudur. Bu nedenle biliyoruz ki hedef alınan yalnızca Leyla Zana değil, kadınların iradesi, Kürt halkının onurlu mücadelesidir. Faşist erkek egemen devlet aklının ürettiği bu saldırılar karşısında susmayacağız. Kadın düşmanlığının, ırkçılığın ve inkar politikalarının olduğu her yerde mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz. Leyla Zana'nın yanındayız.”

Yaptırım uygulanmalı

Semsûr, Agirî, Êlih, Çewlîg, Bedlîs, Dêrsim, Amed, Îdir, Colemêrg, Qêrs, Mêrdîn, Mûş, Sêrt, Riha, Şirnex ve Wan baroları da yazılı bir açıklama ile yaptırım uygulanmasını istedi. 

Açıklamada, "Bölge baroları olarak; insan onurunu, eşit yurttaşlık ilkesini ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir anlayışla, ayrımcılığa ve nefret söylemine karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi; toplumsal barışı ve demokratik değerleri hedef alan her türlü tutumun karşısında durmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz." 

Amedspor Kulübü ise, ”Tribünlerde normalleştirilmeye çalışılan ırkçılığı, Leyla Zana şahsında kadınlara yönelik hakaret dilini ve nefret söylemini en güçlü biçimde kınıyoruz. Spor alanlarının şiddet ve nefreti yeniden üreten değil; barışın, eşitliğin ve bir arada yaşamın mekânları olması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu tür tehlikeli provokatif girişimlere karşı dikkatli olmakla birlikte; Türkiye Futbol Federasyonu’nu, ilgili kulüpleri ve spor kamuoyunu da açık ve caydırıcı tutum almaya çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

TCK küfrü suç saymıyor mu?

DEM Parti TBMM Başkan Vekili Pervin Buldan, "Küfürle, hakaretle ne futbol savunulur ne de değerler. Leyla Zana’ya yönelik bu dili reddediyoruz. Spor, düşmanlık değil saygı üretmelidir. İnsan onuru her şeyden önce gelir" dedi.

DEM Parti Milletvekili Serhat Eren, Tezahüratları "yıllardır cezasız bırakılan Kürt karşıtı nefretin tribünlere yansıması" olarak nitelendirdi ve TFF ile bakanlıkları göreve çağırdı: "Türk Ceza Kanunu Kürtlere yönelen küfür ve aşağılamayı suç saymıyor mu?" diye sordu.

İnsan Hakları Derneği (İHD), “Beyaz Toros” pankartları ile Kürt siyasetçi Sayın Leyla Zana’ya yönelik küfür ve ırkçı saikle yapılan hakaretler kabul edilemez. Tribünlerdeki tezahüratların Sayın Zana  şahsında Kürt ve kadın kimliğine yöneliktir" diyerek  soruşturma açılmasını talep etti.

Amedspor Başkanı Nahit Eren, "Küfürlerin hangi saikle yapıldığının farkındayız. Nefret ve ayrımcı dil, son zamanlarda stadlara bilinçli şekilde taşınmaktadır" diye belirtti.

Bu hakaret ve tehdit Kürtleredir

Bursaspor taraftarlarının Leyla Zana’ya dönük tehdit, ırkçı ve cinsiyetçi tezahüratlara bulunmasına tepki gösteren Ahmet Türk, konuya dair Ajansa Welat’a konuşarak şunları ifade etti: “Bu hepimize yapılan hakaret ve tehdittir. Kürtlere yapılan hakaret ve tehdittir. Irkçılığın bir ifadesidir. Irkçılığın dışa vuruluşudur. Irkçılığın göstergesidir. Biz Kürtler, hiçbir zaman başka bir halka, böyle kin, nefret söylemleri içinde olmadık. Ama bugün Leyla Zana gibi bizim için böyle önemli bir isme karşı bu şekilde hakaret edilmesi aslında hepimize bir hakarettir. Onları kınıyorum. Spor faklı bir alandır. Spor insanların birbiriyle kurduğu dostluk, birbirileriyle kurduğu diyalog ve insani ilişkidir. Ama spor alanının bu şekilde kullanılması gerçekten üzücüdür.”

Göz yumanlar da…

CHP Kars Milletvekil İnan Akgün Alp ise yaptığı açıklamada, “Bursa’da oynanan bir futbol maçında türbinlerden Leyla Zana’ya yönelik ırkçı saldırıyı şiddetle kınıyorum. Sporun birleştirici gücüne gölge düşüren bu nefret suçları aynı zamanda bir provakasyondur. Bu ırkçı saldırıyı gerçekleştirenler ve göz yumanlar  hakkında  derhal gereğinin yapılması için yetkilileri göreve davet ediyorum” dedi.

Ayrıca CHP'li Sezgin Tanrıkulu ve DEVA Partili Mehmet Emin Ekmen gibi isimler de kınama mesajları yayımladı. Amedspor tesislerine Leyla Zana posteri asılarak protesto edildi.

 

* * *

‘Derhal soruşturma başlatılmalı’

Tribünlerdeki nefret dili büyük tepki çekerken, konu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşındı. DEM Parti Van Milletvekili Zülküf Uçar, stadyumlarda artan ırkçı söylemlere dikkat çekerek şunları söyledi: “Son yıllarda Amedspor maçlarında JİTEM övgüsü ve beyaz Toros tehditleri başta olmak üzere, Kürt halkına hakaret edildiği birçok müsabaka yaşandı. Son olarak Bursaspor-Somaspor maçında, Kürt halkının politik değeri olan Leyla Zana hakkında hakaret içerikli tezahüratlar yapıldı. Cumhurbaşkanının kardeşlik diline dair açıklama yaptığı gün gerçekleşen bu ırkçı söylemler hakkında derhâl adli soruşturmalar başlatılmalı ve sorumlular cezalandırılmalıdır.”

 

 

* **

 

1968’de ‘Kürtler dışarı'

24 Haziran 1968'de kurulan Diyarbakırspor'un tarihi, Amedspor'un son olarak Bursa'da uğradığı benzer ve daha şiddetli ırkçı saldırılarla dolu. Amedspor, 18 Ağustos 1976'da Melikahmetspor olarak kurulmuş bir kulüp. Melikahmetspor 1990'da Diyarbakır Belediyespor, 1996'da ise Diyarbakır Büyükşehir Belediye Diskispor oldu. Amedspor kuruluşundan (24 Haziran 1968) beri gittiği deplasmanlarda etnik ve siyasi saldırılara uğrayan bir takım oldu. Örneğin kuruluşundan hemen sonra ilk defa gittiği Kırıkkale deplasmanında (1960'ların sonu/1970'lerin başı) rakip takım taraftarlarınca "Kürtler dışarı" şeklinde karşılanmıştı.

Kırıkkale maçında takım kadrosunda yer alan Diyarbakırspor'un eski futbolcusu Şorik Veysi (Veysi Gönenç) o maçta yaşananları şöyle anlatıyor:"Kırıkkale maçında 4 saat sahada kaldık. O dönem PKK olmadığı halde aynı sorunlar yine vardı. Hoparlörlerle "Kürtler dışarı" diyorlardı. O zaman bile bizi istemiyorlardı."

Bu tür saldırılar 1970'ler boyunca devam etti. Diyarbakırspor'un, o dönem adı Türkiye 1. Lig'i olan zirve lige yükseldiğinde (1977-1978 sezonu) de saldırılar sürdü.

1970'lerin sonunda Eskişehir ve Trabzonspor ile birlikte ligi sallayan Diyarbakırspor, İstanbul maçlarında (Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş) yine hakarete uğruyordu.

İstanbullu taraftarlar Diyarbakırspor maçlarında, Diyarbakır ve kıro sözlerini birleştirerek, "Diyarbakırrooo…" şeklinde tezahüratta bulunuyordu.

12 Eylül'den sonra ‘PKK dışarı’

15 Ağustos 1984' hamlesiyle birlikte, "Kürtler dışarı", "Diyarbakırrooo" gibi aşağılayıcı söylem ve sloganlar yerini, "PKK dışarı" sloganına bıraktı.

Eylül 2009 Bursa maçındaki şiddetli/organize saldırı ve sonrasında yaşananlarla birlikte takım düşüşe geçti. Aynı sezon ligden düştü. Bir sonraki sezon ikinci lige, ardından üçüncü lige, en son Amatör Bölgeler'e kadar geriledi.Bursa'daki bu saldırıyı önceki saldırılardan ayıran, şiddeti ve spontane olmasından çok, örgütlü olmasıydı.

31 Ocak 2016'da Bursa'da Bursaspor'u yenerek Türkiye Kupası'nda çeyrek finale kalırken gündeme geldi. Aynı maçta tıpkı 2009'da Diyarbakırspor'un uğradığı gibi aşağılayıcı bir saldırıyla karşılaştı. Amedspor tribünleri, "Çocuklar ölmesin, maça da gelebilsinler" derken, Bursa taraftarları "Şehitler ölmez vatan bölünmez" diye tezahüratta bulundu.

Maç sonunda Amedspor'un ünlü futbolcusu Deniz Naki, Twitter hesabından yayınladığı mesajdan (barış temennisi) sonra, 4 Şubat 2016'da TFF'den 12 maç men cezası aldı.

Bursaspor taraftarları takımlarının 3 Mart 2023'te Amedsporla Bursa'da yaptığı karşılaşmada Bursaspor taraftarları "Beyaz Toros" ve "Yeşil" pankartları açtı, sahaya mermi, bıçak ve taş atmış; Amedspor oyuncuları ve teknik ekibi fiziksel saldırıya uğramıştı. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), bu maçtaki ırkçı saldırı nedeniyle Bursaspor'a 9 maç seyircisiz oynama ve 326 bin TL para cezası vermişti.

Amedspor ve İnegölspor’un 2023’de oynadığı maçta İnegölspor taraftarları Amedspor'a yönelik ırkçı sloganlar attı, küfürler etti; oyuncular çevik kuvvet eşliğinde sahaya çıktı. Amedspor yönetimi savcılığa ve TFF'ye suç duyurusunda bulundu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.