Metal işçisinin fiili direnişi

Ziya ULUSOY yazdı —

  • İşçiler mücadeleleri içinde kendi sınıf bilinci yönünde uyandıkça, diğer ezilen kesimlerin hak ve özgürlükleri için seslerini yükseltmeyi de öğrenmeli.

ZİYA ULUSOY

Birleşik Metal İş’e (BMİ) bağlı işçiler birkaç gün sürecek fiili-kimi iş durdurma kararını gerçekleştiriyorlar. Sözleşme için MESS’in önerdiği yüzde onluk artış, enflasyon artışının yüzde 60’ın üzerindeki durumu dikkate alındığında alım güçlerinin iki haneli  oranda düşmesi demek.

Asgari ücreti Saray ve işveren temsilcilerinin açlık sınırında tutmasına karşı, masadan çekilmekle yetinerek boyun eğen Türk-İş bürokratlarının tavrının tersine BMİ’de örgütlü işçilerin direnişi, bu iş kolundaki işçilerin örgütlü-örgütsüz kesimlerini de etkileyip direniş isteğine veya fiili iş yavaşlatmalara dönüşürse mücadelenin büyümesine yol açabilir. Her halükarda sonraki direnişlere esin kaynağı olur.

İşçiler, sınıf kitlesinin yarısının açlık sınırı seviyesinde yaşamaya mahkum edilirken, diğer yarısının yaşamı yoksulluk sınırının alt basamaklarına doğru itilirken, direnmeleri hakkı olduğu bilinciyle direnmeli. Dahası mücadelenin eğitici ve değiştiriciliğinin içerisine girdiklerini bilmeli. 

Fakat elbette işçiler, yaşam koşullarını Saray ve sermaye tarafından mahkum edildikleri bu sınırlar üzerine  çıkarmak için mücadelelerinin geliştirilmesi önündeki engelleri kaldırmak için de direnmeli.

Önlerindeki engellerin başında grevlerin üzerindeki yasaklar geliyor. Erdoğan rejimi, sermayenin işçi sınıfı ve ezilenler üzerinde yasak, zindan ve terör uygulayan diktatörlüğüdür. İşçi sınıfının hak aramasına, sendikal ve siyasi örgütlenmesine karşı sayısız yasaklar uygulayageldi. Saray’ı grevleri erteleme yoluyla yasaklama yetkisiyle donattı ve sayısız defa uyguladı. Sendikal örgütlenme engeli barajları artırdı ve çeşitlendirdi. Genel grev ve siyasi grevleri, hak grevi hakkı üzerindeki yasağı sürdürdü.

Saray’ın erteleyerek fiilen yasaklama kararlarını geçen yıl BMİ’de örgütlü işçiler bir yana atarak grevi fiilen uyguladı. Sonuçta Saray, yasağı uygulayamadı ve işçinin özgüven kazanmasının adımlarından biri odu. Şimdi iş yavaşlatmaya  karşı metal patronları ve Saray yasak ve jandarma-polis baskısı uygularsa işçiler bunu dinlemeyerek güçlerine güvenle direnişleri sürdürmeli ve büyütmeli.

Örgütlenme ve eylem özgürlüğü için

Saray rejimi işçiye bu yasakları uygularken, diğer ezilen kesimlere de ağır baskı ve yasakları uyguluyor. İşçiler mücadeleleri içinde kendi sınıf bilinci yönünde uyandıkça, diğer ezilen kesimlerin hak ve özgürlükleri için seslerini yükseltmeyi de öğrenmeli. Zindandaki devrimcilerin ve muhaliflerin özgürlüğü, sosyalist ve Kürt partiler üzerindeki yasak ve baskıların kaldırılması, kayyum gaspına son verilmesi, söz, örgütlenme ve eylem özgürlüğü için de seslerini yükseltmeli.

Saray’ın sermayenin çıkarı için Suriye savaşını örgütleyip Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne savaş tehditine de karşı çıkmayı öğrenmeli. Kürt halkının ulusal özgürlüklerinin barışçı yollarla gerçekleşmesini desteklemeli. Hak yoksunluğu altındaki ezilen inanç ve ulusal toplulukların hak taleplerinin yanlarında durmalı.

Komünist ve devrimci hareket, dışardanlığını mutlaka sona erdirerek, işçi sınıfı içinde çalışmasını geliştirmeli. Saray faşizminden ve hizmet ettiği sermayenin sınıf hakimiyetinden kurtuluş mücadelesinin işçi sınıfının devrimci örgütlenmesi büyütülerek ilerletileceği bilinciyle hareket etmeli. Gerçek devrimci öncülük ancak bu yolla sağlanabilir.

İşçiler özgüvenlerini yitirdiler

İşçi sınıfı hareketi neoliberal saldırılar, esnek üretim  yöntemleriyle ve sendika bürokrasisinin işbirliği yoluyla tekelci burjuvazi ve iktidarlarınca yenilgiye uğratılınca işçiler özgüvenlerini yitirdiler. Öncülük iddiasındakiler, sınıfın insanca yaşam için mücadelelerini de, faşizme karşı ve sosyalizm için  sınıfsal kurtuluş mücadelesini de içiçe örgütlemek zorunda. Günlük mücadelelerine özellikle içerden müdahale etmenin yol ve yöntemlerini geliştirerek işçilerle bağlarını güçlendirmeli, işçilerin deneyimleriyle devrimci şiarların doğruluğuna inanmalarını sağlamaya önderlik ederek güven kazanmalı. Tekil direnişlerin zayıflığını, işçi dayanışmasını geliştirmeyi başararak gidermeli, sınıfın güçlülüğünü gösteren başarı pratikleri örgütleyebilmeli.

Öncülük iddiası ancak bu pratikle içiçe işçileri öngördüğü program ve hedeflerin bilincine yükseltebilir. Metal işçisi ve diğer işçi kesimleri içindeki bu mücadeleler geliştirildiği oranda öncü iddiasındakiler de işçi sınıfı hareketi de güçlü olmayı başaracaktır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.