Rojava, katliama rağmen var olacak
Selim FERAT yazdı —
- Dünya, örgütlü ve toplumsal bilinci olan bir halkın direnişine sessiz kalmayacak. Varlığını koruma ve direnme iradesi olan halka dayalı Rojava kazanacak.
SELİM FERAT
Kürtlerin kaderinin katliam, baskı ve sürgün olduğunu iddia eden, boynu bükük, kolonileştirilmekten kurtulmayanların yarı yolda kalmış düşüncesini eksiye bağlıyorum.
Berlin’de Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd’a yapılan saldırıların protesto yürüyüşünde tesadüfen karşılaştığım, 2012-13 yıllarında Êfrîn’de toplumsal yaşam direnişine öncülük yapan bir Kürdistanlı kadın, daha o yıllarda Rojava’nın kaderinin gelecekte Halep’in bu mahallelerinde örüleceğini öngördüğünü açıkladığında…
Genç bir Kuzey Kürdistanlı, "Kürdistan kaynıyor, Ortadoğu'yu yerinden sarsacak kadar güçlü bir patlamaya yol açacak, bundandır Şêxmaksûd’a saldırdılar" dediğinde…
Bir Güney Kürdistanlı, "Türklerin ve Farsların yüzyılın geride kaldığını, yeni yüzyılın Kürdistan ve İsrail’in yüzyılı olacak“ gibi yükseltilmiş paradoks düşüncesini aktardığında…
Son olarak da 45 yıldır Berlin’de yaşayan, inatçı ve tecrübeli eski bir KDP Pêşmergesi, "Bu genç gerillalar rahat durmuyor, tüm bu olaylar bundandır başımıza geliyor“ ironisine başvurunca…
Eşrefiyê ve Şêxmaksûd’daki katliamda Asayiş gücü komutanlarından Ziyad Halep, Kürt oldukları anlaşıldığında, infaz edilen Hastane Müdürü Dr. Adnan Osman ve Eczacı Ali Osman ve yüzlerce sivil Rojavalının katlinden sorumlu olanlar kazanmayacak, dedim.
6 Ocak‘tan sonra, okullar, camiler, hastaneler sivillerin yaşadıkları evlere ve hizmet kurumlarını hedef alarak yapılan saldırılar, direnişle karşılaştı. Garantör Batılı devletler, dört gün boyu katliamı izledi. Trump’ın 10 Ocak'taki "Kürtler ve Suriye hükümeti arasında barış görmek istiyorum" talimatı, bilinçli geciktirilmiş, Rojava’yı güçten düşüren, Türkiye diplomatik sahası yararına verilmiş bir pozdu. Sonrasında arabulucuların devreye girmesi sonucunda, Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd sakinlerinin Yerel Konseylerinin varlığının garantilenmesi şartıyla Rojava güçleri Fırat’ın doğusuna taşındı.
Öncesinde Mesûd Barzanî ile Tom Barrak arasında 9 Ocak’ta bir telefon görüşmesinin olması, arabulucularla ilgili bir resim karesi oluşturuyor.
Ve öncesinde Kuzey Kürdistan’da "barış taraftarı“, Rojava’da tanklarla dolaşan Hakan Fidan ve Tayyip’in, "barış maskeli balo“yu terkettiklerine tanık olundu. Erdoğan’ın özel kalemi Abdulkadir Selvi, Recep Tayyip’in olayları an be an takip ettiğini ve onun talimatları doğrultusunda planlama yapıldığını fısıldadı.
Baş aktör tekrardan İbrahim Kalın olmuş.
Bahçeli’ye gelince, bir zamanlar DEM Parti ile el sıkışarak, devlet adına "diz çöken“ Bahçeli’inin diz çökerken, beline bağlı hançeri örtülü tuttuğu eli, yeniden devreye girdi; bu kez el sıkışmak için değil, hançeri saplamak içindi.
Bu da örtülü ömrü dört ay süren, bir darbeydi.
Öcalan’ın öngörüsü, Bahçeli’ye darbe yapılacağıydı; Bahçeli o darbe gelmeden, karşı bir çıkışla İmralı’ya karşı bir darbe girişiminde bulundu. Ancak Türkiye’nin Halep planı, katliama rağmen, geri tepti. Özerk Yönetim, halkın kendisini koruma mekanizmalarına sahip olması şartıyla iki mahalleyi terk etti. Oyun kurucularının ABD, Suudiler, Katar, Türkiye, İngiltere ve Barzani olduğunu söyleyen Şam Dışişleri Bakanıydı. Fransa’yı saymamasını bir yana bırakıyorum. Mazlum Ebdî’ye teşekkür etmemesi şaşırtıcı olmadı. Şara’nın daha birkaç kez el sıkışacağı ismi önceden deşifre etmemesi doğal.
Bir de Türkiye’nin birkaç gün rehin aldığı Şara, o şoktan nasıl kurtulacak. Şara’yı rehinelikten kurtaran gücün, Tom Barrack’a dayandığı hipotezini hiçe saymıyorum.
İşin özüne dönersek:
Halka dayalı bir Rojava kazanacak. Örgütlü ve toplumsal bilinci olan bir halkın direnişine dünyanın sessiz kalmayacağını bilenlerin kaybedeceğinden yola çıkıyorum. Günümüzde Mesûd Barzanî dendiğinde ideolojik değil, politik arka planında Öcalan’ı görebilirsiniz. Bunların toplamından, uluslararası dayanışmacı güçlerin, entellektüel aydınların, devrimci odakların sessiz kalmayacağı bir dünya; tam bunun merkezinde de var olan ve var olmakta direnen, kendisini koruma ve direnme iradesi olan, Rojava halkının örgütlü gücü çıkar!
