Rojava’nın yanındayız
Kadın Haberleri —

Kadın eylemleri /foto:AFP
- İngiltere, İsviçre ve Latin Amerika'dan kadın örgütleri, HTŞ’nin Rojava'ya yönelik saldırılarına tepki göstererek, kadın öncülüğündeki devrimin korunması için acil uluslararası müdahale çağrısında bulundu.
- Southall Black Sisters: “Aşırı sağcı, üstünlükçü, milliyetçi, anti-demokratik ve liberal olmayan güçlerin yükseliş ivmesi kazandığı tehlikeli bir dünyayla karşı karşıyayız. Kürt halkı bunun en sert etkisini yaşamaktadır.”
İngiltere'den Southall Black Sisters, İsviçre'den Kadın Grevi ve Latin Amerika'dan Abya Yala kadınları gibi örgütler, yaptıkları açıklamalarla Rojava'daki kadın devrimine sahip çıkarak, uluslararası topluma ateşkes, insani yardım ve hesap verebilirlik çağrısında bulundu. Women Defend Rojava kampanyası kapsamında Meksika, Şili ve Mapuche topraklarından kadın temsilciler, Rojava halkı ve kadınlarıyla dayanışma mesajları paylaştı.
Bizler için ilham kaynağı
İngiltere merkezli Southall Black Sisters örgütü, 47 yıllık tarihi boyunca dini fundamentalizmin kadın özgürlüklerine yönelik tehditlerine karşı mücadele etmiş bir feminist grup olarak, Rojava'daki durumu yakından izlediklerini ifade etti. Southall Black Sisters, yaptığı açıklamada Rojava Kadın Devrimi'ni, savaşın yıktığı bir bölgede kendileri için ilham kaynağı olarak tanımladı. Devrimin yalnızca hayatta kalmakla kalmayıp DAİŞ hilafetini yenerek dünyayı daha güvenli kıldığını vurgulayan açıklamada, “Bugün ise, Suriye Geçiş Hükümeti (STG) Başkanı Ahmed el-Şaraa’nın, özerk yönetimi kendi yetkisi altına almak amacıyla—ABD ve Türkiye’nin örtük desteğiyle—kullandığı İslamcı güçler nedeniyle, varlığını sürdürmesine yönelik en büyük tehditle karşı karşıyadır. Bu güçlerin uygulamaları; yargısız infazlar, sivillerin sindirilmesi ve sivil altyapının tahribi dâhil olmak üzere DAİŞ’in yöntemleriyle çarpıcı benzerlikler taşımaktadır” denildi.
Koalisyon müdahalede bulunmadı
Bu durumun, DAİŞ ideolojinin yeni yönetişim yapıları içine fiilen yeniden yerleştirildiğine dair yaygın kaygıları güçlendirdiğine de dikkat çeken açıklama şöyle devam etti: “STG milisleri, DAİŞ mensuplarının tutulduğu bir dizi hapishaneye saldırmış ve Kürt güçlerinin (SDF) onları kontrol altında tutma çabalarına rağmen mahkûmları serbest bırakmıştır. ABD ve Avrupa güçlerinden oluşan uluslararası koalisyon ise müdahalede bulunmamıştır.”
Kürt halkının yanında duralım
Southall Black Sisters, Birleşik Krallık hükümetinden Rojava'daki sivillere yönelik saldırıları kınamasını, kalıcı ateşkes çağrısı yapmasını, DAİŞ tutuklularının kaçışını önlemesini, el-Şaraa hükümetiyle tüm siyasi, askeri ve lojistik bağları kesmesini, yerinden edilmiş insanlar için acil insani yardım sağlamasını ve uluslararası izleme mekanizmaları oluşturmasını talep etti. Örgüt, Kürt kadınlarının mücadelesini kendi mücadeleleri olarak gördüklerini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Kürt kadınlarının farklı bir gelecek için verdiği mücadele, aynı zamanda bizim mücadelemizdir. Aşırı sağcı, üstünlükçü, milliyetçi, anti-demokratik ve liberal olmayan güçlerin yükseliş ivmesi kazandığı tehlikeli bir dünyayla karşı karşıyayız. Kürt halkı bunun en sert etkisini yaşamaktadır.
Ortaklığımızı tanıyalım ve Kürt halkının yanında duralım.”
* * *
Kadınlar yıkım sürecinin merkezinde
Ortadoğu'daki savaş, baskı ve cinsiyetçi şiddete karşı enternasyonalist feminist dayanışma çağrısı yapan İsviçre Kadın Grevi, açıklamalarında, dünyanın kadınlar, çocuklar ve ötekileştirilen topluluklar için giderek güvensizleştiğini ifade etti. Irkçı, cinsiyetçi, otoriter, teokratik ve emperyalist rejimlerin şiddeti küresel ölçekte derinleştirdiğini vurguladı. Suriye'de Kürtler, Aleviler, Dürziler, Hristiyanlar ve diğer azınlıklara yönelik saldırıların bilinçli bir zorla yerinden etme ve demografik mühendislik politikası olduğunu belirten açıklamada, ağır silahların sivillere karşı kullanılmasının onlarca insanın ölümüne ve on binlercesinin göçe zorlanmasına yol açtığına dikkat çekildi.
Kadınların bu yıkım sürecinin merkezinde yer aldığını savunan örgüt, aşırıcılığın kadın iradesini hedef aldığını ve cinsel şiddet, kaçırma ile sistematik cinayetlerin savaş aracı olarak kullanıldığını kınadı.
Mutabakatlara sahip çıkın
Bu suçların faillerinin bağımsız mahkemelerde yargılanmasını talep eden İsviçre Kadın Grevi, 1 Nisan ve 10 Mart 2025 anlaşmalarını çoğulcu bir Suriye'nin temeli olarak gördüğünü belirterek, tüm tarafları bu mutabakatlara sahip çıkmaya çağırdı. İran'daki "Jin Jiyan Azadî" mücadelesine de değinilen açıklamada, devlet terörünün kadınları bastırma girişimleri eleştirildi ve Kürt ile Beluç kadınlara yönelik hedefli saldırılar vurgulandı. Örgüt, katledilen Leyla Qasım, Gerîla Amara ve Mahsa Jîna Amini'yi anarak, ailelerine başsağlığı diledi.
İsviçre Kadın Grevi, açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı:
“Enternasyonalist feministler olarak bir kez daha haykırıyoruz: Kadınlar dünyanın hiçbir yerinde yalnız değildir.”
* * *
Rojava direnişi tüm halkların sembolü
Latin Amerika'daki Abya Yala kadınları, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye'ye bağlı çetelerin Rojava'ya yönelik saldırılarına karşı "Rojava'yı Savunuyoruz" başlıklı bir açıklama yayımladı. Bu açıklamada, Rojava'daki halk direnişinin küresel bir sembol haline geldiğini ve kadın öncülüğündeki bu mücadelenin sadece bölgesel değil, tüm dünya halklarının özgürlük taleplerine ışık tuttuğu vurgulandı.
Açıklamada, şunlar ifade edildi: “Rojava’daki halk direnişi, tüm dünyanın dikkatini çeken bir örnek olmuştur. Kadınların öncülüğünde gerçekleştirilen bu direniş, sadece bölge halklarının değil, tüm dünya halklarının mücadelesine ışık tutmaktadır. Bugün Rojava'nın direnişi, tüm kadınların, tüm halkların mücadelesinin sembolüdür. Bu direniş, sadece Rojava'da değil, tüm dünyada özgürlük ve eşitlik taleplerinin bir sesi olmuştur.”
Tüm insanlık için tehdit
Açıklamada, Abya Yalalı kadınları da Suriye ve Türkiye devletinin desteklediği çetelere karşı Rojava’yı savunmak amacıyla ortak bir ses oluşturduklarını belirtti. "Bizler, Helep’deki saldırılara karşı kadınlar olarak sesimizi yükseltiyoruz. Bu saldırılar sadece Rojava’ya değil, tüm insanlık değerlerine yönelik bir tehdit oluşturuyor” denildi.
Şili kadınları: Yanındayız!
Meksika’nın başkenti Mexico City’den Las Kompas Kolektifi adına konuşan Mina, saldırıların Rojava’yla sınırlı olmadığını, dünya halklarına yönelik küresel bir tehdit oluşturduğunu belirterek uluslararası eylem çağrısı yaptı. Aynı kolektiften Inti Barrios ise Meksika halkının Rojava’yla dayanışmayı sürdüreceğini ifade etti.
Şili Devrimci İnanç Toplulukları’ndan bir temsilci, Şilili kadınların Rojava kadınlarıyla yan yana olduklarını açıklarken, Mapuche topraklarından Yaguel Lavkenche üyesi Valeria Becerra, Kürtlere yönelik saldırıların tüm yerli halklara yönelik bir tehdit olduğunu dile getirdi.
Meksika Cholulteca Vadisi’nden toprak savunucusu Myriam Vargas da kırsal bölgelerden Rojava’nın savunulmasına yönelik dayanışma ve eylem kampanyasına katıldıklarını duyurdu. HABER MERKEZİ












