11 yıl önceki kararlılıkla direniyoruz
Dünya Haberleri —

Qamişlo direniş
- QSD Genel Komutanlık Üyesi Mehmûd Berxwedan, Kobanê’nin bugün bir kez daha insanlık için savaştığını söyledi ve ekledi: “Kobanê’de yüz binlerce insan şu an ağır kuşatma altında. Ancak 11 yıl önce Kobanê kentinde zafer yemini ettiğimiz gibi kararlılığımız bugün de devam ediyor.”
- HTŞ-DAİŞ ve Türk devletinin çeteleri Reqa’da, 5 kişilik Kobanêli bir aileyi katletti, cenazelerini yol üzerine bıraktı. Tebqa’da ise katlettiği kişilerin cenazelerini benzin dökerek yaktı. Ayrıca QSD ile yapılan anlaşmayı 22 kez ihlal etti.
Türk devlet, HTŞ ve DAİŞ çetelerinin kuşatması altındaki Rojava’da sahada direniş ve saldırılar sürerken, diplomasi alanında da yoğun bir hareketlilik yaşanıyor. HTŞ, Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ile ilan edilen ateşkesi 20’den fazla kez ihlal etti. QSD’nin açıklamasına göre, Kobanê, Hesekê ve Eqtan Cezaevi’ni kapsayan saldırılarla toplam 22 ateşkes ihlali yapıldı. QSD, devam eden ihlallerden Şam’ı tamamen sorumlu tuttuklarını belirterek, yerleşim alanlarının ve DAİŞ çetelerinin tutulduğu cezaevleri gibi “hassas” noktaların hedef alınmasının güvenlik ve istikrar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor.
11 yıl önce DAİŞ’e karşı kazandığı zaferle direnişin kalesi olan Kobanê’ye yönelik saldırılar ve kuşatma sürüyor. Özellikle Sirrîn beldesinin hedef alındığı saldırılarda, önceki gün (22 Ocak) güneydeki Khrouss köyü de ağır silah ve topçu atışlarıyla bombalandı. Çeteler, saldırı görüntülerini sanal medya hesaplarından paylaşırken, HTŞ rejimi ateşkesi Kürtlerin bozduğunu iddia ediyor. QSD, askeri saldırıların yanı sıra HTŞ’nin kolektif cezalandırma politikasını sürdürdüğüne dikkat çekerek, kentte elektrik ve suyun kesildiğini, yakıt sevkiyatının engellendiğini ve bunun sert kış koşullarında halkı doğrudan etkilediğini belirtti.
‘Kobanê, insanlık adına bir kez daha savaşıyor’
QSD Genel Komutanlık Üyesi Mehmûd Berxwedan, Kobanê’deki son duruma ilişkin yaptığı açıklamada, “DAİŞ’in devamı olan çetelerin bir kez daha Kobanê’yi işgal etmek istiyor. 11 yıl önce Kobanê kentinde zafer yemini ettiğimiz ve halkımıza onur için savaşacağımıza söz verdiğimiz gibi, kararlılığımız bugün de devam ediyor” dedi.
Berxwedan, HTŞ-DAİŞ’in binlerce silahlı çetesi, bölgesel güçlerin desteği ve dünyanın sessizliğiyle Kobanê halkının iradesini kırmak istediğini vurgulayarak şöyle devam etti: “Bu amaçla günlerdir Kobanê’nin suyu, elektriği ve interneti kesilmiş durumda. Herkes bilsin ki şu an Kobanê’de yüz binlerce insan ağır kuşatma altında. Kürt halkının onurunu savunan güçler olarak görevimizi sonuna kadar yerine getireceğiz.”
Kürdistan halkına, yurt dışındaki Kürtlere ve dünyadaki barışseverlere çağrı yapan Berxwedan, “Onurlu halkımız; her alanda ayağa kalkın ve sorun; uluslararası hukukun gözü görmüyor mu? Demokrasi ve insan hakları savunucuları neden sessiz? Sessizlik, kitlesel katliamlara yol açacak. Kobanê’yi savunmak, her vicdan sahibi insanın görevi ve ahlakıdır. Bugün Kobanê, insanlık adına bir kez daha savaşıyor” şeklinde konuştu.
Demokratik Toplum Hareketi’nin (TEV-DEM) Kobanê yönetiminde yer alan avukat Enver Muslim de MA’ya, “Saldırıların olduğu yerlerden on binlerce yurttaşımız Kobanê’ye geldi. Bu insanlar okullar gibi kamu kurumlarına yerleştirildi. Hava şartları çok zor. Soğuklar var, her yer kar altında. Mazot azalıyor. Ekmek ve ilaç da azalıyor. Tüm bunların yanında bir de interneti kestiler burada yaşananları duyurmayalım diye. Tüm bunlar bir katliam hazırlığı olduğunu gösteriyor” sözleriyle mevcut koşullarını anlattı.
Onlarca çete savaş dışı
Tebqa ve çevre köylerdeki göç nedeniyle Kobanê’deki mevcut zorluk ikiye katlandı. 400 bin kişinin yaşadığı belirtilen kentte, su sorununa karşı alternatif çözüm yolları bulmak ve yeni su kuyuları açmak için çalışmalar yapılıyor.
Kuşatmaya karşın savaşçılar Sirrîn’de çetelere ağır darbeler vuruyor. İşgalcilerin 22 Ocak’taki sızma girişimleri de QSD, YPG ve YPJ savaşçıları tarafından püskürtüldü. Çatışmada bir zırhlı araç, 2 motosiklet, bir doçka, bir B7 (Bisiving) ve çok sayıda mühimmat savaşçıların eline geçti; birçok çete öldürüldü.
Ziyad Heleb’in yoldaşları nöbette
Hesekê’de ise kentin ana caddeleri, ara sokakları ve mahalle girişleri sürekli kontrol ediliyor. Kadınlar, gençler ve yaşlılar başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerinden yurttaşlar, gönüllü biçimde nöbetlere katılarak öz savunma faaliyetlerini sürdürüyor.
Sinarko Kavşağı’nda nöbet tutan Xalid isimli yurttaş, “Halkımız korkmasın, buradayız. Tüm Kürdistan halkına ve Kürtlere çağrımız, yönünüzü Hesekê’ye verin” diyerek bölge halkının kendi iradesiyle toprağını ve yaşamını savunduğunu kaydetti.
Aynı alanda nöbet tutan gençlerden biri ise Hesekê’nin sembolik ve stratejik önemine dikkat çekerek, ANF’ye şöyle konuştu: “Burası Dêrazor değil, Hesekê. Bakur, Başûr, Rojhilat ve Rojava halkı hepsi harekete geçmeli. Bu varlık yokluk savaşıdır. Bu kez olan savaş tüm Kürdistan içindir. Avrupa ve her yerdeki Kürtlerimiz alanlara dökülüp, bize destek olmalı. Bir sivil olarak silahımı aldım. Ziyad Heleb’in yolundan sonuna kadar savaşacağız.”
İşgalcilerin saldırılarında yaralanan YPG savaşçısı Gîwara Dêrîk, tedavisinin ardından yeniden cepheye döndü. Hesekê savaş cephesinde açıklama yapan Gîwara Dêrîk, “Bu ülke bizimdir. Halkımız arkamızda olduğu sürece tek bir adım bile geri atmayacağız. Direneceğiz, çünkü direnmekten başka çaremiz yok. Halk olarak savaşı sevmiyoruz. Ancak savaş kapımıza dayatılmışsa, kendimizi savunuruz. Kimsenin karşısında boyun eğmeyiz” şeklinde konuştu.
Hewlêr’de çözüm temasları
10 Mart mutabakatını yok sayıp, Kürtleri soykırımdan geçirmek isteyen ve savaşa sürüklemek isteyen çete koalisyonuna karşı diplomasi de yoğun bir çalışma yürütülüyor. Bu kapsamda, QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî ve Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı Îlham Ehmed, bir kez daha Hewlêr’e giderek Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper’la görüştü.
Barrack, tarafların ateşkesin sürdürülmesi konusunda hemfikir olduklarını duyururken, General Mazlum, görüşmeye ilişkin (X) platformu üzerinde bir mesaj paylaştı. Ebdî, “Başûrê Kurdistan Bölgesi'nde ABD Temsilcisi Tom Barrack ve CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper ile yapıcı ve verimli bir görüşme gerçekleştirdik. ABD ve ABD Başkanı Trump'ın ateşkes sürecine yönelik desteği ve Temsilci Barrack'ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğa ve müzakerelere geri dönme çabaları bizim için ciddi, önemli ve memnuniyet verici bir konudur. Mevcut tüm imkanlarımızla gerçek bir entegrasyon ve mevcut ateşkesin korunması için ciddi bir şekilde çalışacağız” dedi.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani ile de görüşen Ebdî, şunları paylaştı: “Bu süreçte Sayın Mesud Barzani ile Sayın Neçirvan Barzani’nin gösterdiği çabaları büyük bir takdirle karşılıyoruz. Her iki lider de ABD arabulucusuyla koordinasyon içinde ateşkesin sağlanması, diyaloğa geri dönülmesi ve imzalanan anlaşmaların uygulanması amacıyla yürütülen siyasi girişimlere desteklerini sürdürmektedir. Bu çabalar, bizimle Suriye hükümeti arasındaki entegrasyon sürecinin başarıya ulaşmasını hedeflemektedir. Kürdistan Bölgesi’nin, yönetimi ve halkıyla birlikte sergilediği tutum, halkımız nezdinde büyük bir saygı ve takdirle karşılanmaktadır.”
Ebdî ayrıca Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'la da telefonla görüştü. Macron, ateşkesin sağlanması ve diyaloga dönülmesi için taraflar ile QSD’nin gösterdiği çabaya destek verdiğini belirtti. Ebdî, görüşmede daha önce yapılan anlaşmaların yakın zamanda uygulanması ve farklı halkların haklarının korunmasına değindiklerini ekledi.
Savaşçılar Eqtan Cezaevi’nden çekildi
Hewlêr’deki temasların sonuçlarına ilişkin QSD’den bu haberi hazırladığımız sıralara kadar da henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak günlerdir yaklaşık 2 bin DAİŞ çetesinin tutuklu olduğu Reqa’daki Eqtan Cezaevi’ni koruyan QSD savaşçılarının bu sabah saatlerinden itibaren Kobanê’ye çekilmesi, görüşmelerin sonuçlarından bir olarak okunuyor. Cezaevi, günlerdir çetelerin kuşatması altındaydı ve ağır silahlar ile dronlarla bombalanıyordu. İçerideki DAİŞ’liler de birçok kez kaçma girişiminde bulundu fakat savaşçıların günler süren eşsiz direnişi sonucu tüm bu girişimler geri püskürtüldü. Kobanê’ye ulaşan QSD savaşçıları, halk tarafından alkış ve sloganlarla karşılandı. Ebdî, 20 Ocak’ta cezaevini koruyan savaşçıların büyük saldırılarla karşı karşıya olduğunu, bu durumun savaşçıları büyük bir riske attığını ve çetelerin kaçmasına neden olacağı uyarısını yapmıştı. HABER MERKEZİ
* * *
Cenazeleri yaktılar, bir aileyi katlettiler
Çeteler, Kobanê’nin kuzeydoğu kırsalındaki Kork köyünden olan 5 kişilik Kürt bir aileyi Reqa’dan çıkmaya çalıştıkları sırada katletti. Çetelerin katlettiği aile fertlerinin isimleri şöyle: Mihemed İsmail El Salih, Sara Şahin Salih, Yusuf Mihemed Salih, Leyla Mihemed Salih ve Evîn Mihemed Salih.
Tebqa’da ise çetelerin işlediği suçlar korkunç boyutlara ulaşarak vahşetten ötesini andırıyor. Çetelerin paylaştığı bir videoda, birkaç cenazeye hakaret ediliyor ve benzin dökülerek yakılıyor. Görüntüler, kamuoyunda öfkeye neden olurken, uluslararası kurumlar tüm çağrılara rağmen bölgeye gidip suçları araştırmıyor, suçluları cezalandırmıyor.
* * *
Siyasetçiler, öğretmenler, aşiretler
Cizîrê Kantonu’nda, halkın başlattığı öz savunma nöbetleri yoğun kar yağışına rağmen aralıksız sürüyor. Qamişlo başta olmak üzere kantonun birçok kent ve mahallesinde kadınlar, gençler ve yaşlılar öncülüğünde sürdürülen nöbetler, zorlu kış koşullarına rağmen büyük bir kararlılıkla devam ediyor.
Amûdê’de PYD Meclisi, Amûdê Şehir Meclisi ve Deqorî Aşireti, “Halkın iradesi düşman savaşından daha güçlüdür” mesajıyla seferberliğe katıldığını duyururken, Dirbêsiyê’de de öğretmenler silahlarını kuşandı.
Şehit Roza Cûdî Okulu önünde açıklama yapan öğretmenler, “Biz öğretmenler, 19 Temmuz Devrimi’nin öncüleriyiz. Genel seferberliğe katıldığımızı belirtiyor, QSD ve YPJ desteğimizi gösteriyoruz. Şehitlerin yolunu izleyeceğiz ve sonuna kadar direneceğiz” dedi.
* * *
7’nci grup da ulaştı
Özerk Yönetim tarafından ilan edilen genel seferberlik kapsamında, Başûrê Kurdistan’dan yola çıkan halk, Rojava’ya ulaşmaya devam ediyor. Gençlerden oluşan 7’nci grup da 22 Ocak akşam saatlerinde Sêmalka Sınır Kapısı’ndan Rojava’ya giriş yaptı.
Öte yandan, Sîlêmanî, Kerkük ve Rojhilate Kürdistan şehirlerinden gelip seferberliğe katılan Kürt gençleri de seferberlik çağrı yaptı. Rojava’daki direnişi desteklemek için geldiklerini belirten gençler, Kürdistan topraklarını sonuna kadar savunacaklarını vurgulayarak, mücadelenin ya zaferle ya da bedel ödenerek sürdürüleceğini dile getirdi.
Yeni Nesil Hareketi üyelerinden oluşan Başûrê Kurdistan Parlamentosu heyeti de Rojava’ya ulaştı. Şîvan Seîd’in başkanlığındaki heyette, Derwêş Elî ve Mihdî Xakî yer aldı. Kürt halkını yok etmeye çalışan çetelerin saldırılarına karşı Rojava halkını desteklemek amacıyla gittikleri belirtilen heyeti, Demokratik Birlik Partisi (PYD) Halkla İlişkiler Meclisi Eş Başkanı Silêman Ereb ve PYD Genel İlişkiler Ofisi üyesi İlham Mihemed karşıladı.
* * *
Şehitlere görkemli uğurlama
20 Ocak'ta Til Temir'in Alya köyünde şehit düşen QSD savaşçılarından Hogir Dêrik (Hisên Hisên), 18 Ocak'ta Derazor’da şehit düşen Welat (Hesen Hacî), 20 Ocak'ta Til Koçer'de şehit düşen Mazlûm Girkê Legê (Alan Omer), 20 Ocak'ta Hol'da şehit düşen Beyar Dêrik (Beyar Mihemed) ve 19 Ocak'ta Şedadê’de şehit düşen İç Güvenlik Güçleri üyesi düzenlenen törenle toprağa verildi.
Dêrik, Girkê Legê ve Çilaxa şehirlerinin sakinleri, şehitlerin naaşlarını Dêrik'teki Şehit Hogir Hastanesi'nden teslim alarak, Şehit Xebat Şehitliği’ne doğru konvoy halinde yola çıktı. Törende konuşan Şehit Aileleri Meclisi yöneticilerinden Mihemed Cemil, Rojava halkının tarihte soykırıma maruz kaldığını ve bunun bugün tekrar yaşandığını belirtti. Mihemed Cemil, soykırımlara karşı Rojava'nın korunması, QSD’nin desteklenmesi ve Kürt ulusal birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Demokratik İslam Kongresi Üyesi Mahsum Derşoyi de saldırıların sona ermesi çağrısında bulundu. QSD Komutanı Seîd Koçer, QSD’nin şehitlerin izinden giderek Rojava'yı işgalci Türk devleti, DAİŞ ve HTŞ çetelerinin saldırılarına karşı savunacağını belirtti.
Konuşmaların ardından şehitlerin şehadet belgeleri okunarak ailelerine teslim edildi. Beş şehidin naaşları sloganlar eşliğinde defnedildi.














