Rojava için ayağa kalkma zamanı

Dünya Haberleri —

Rojava eylem

Rojava eylem

  • QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî, Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürtlere büyük bir savaşın dayatıldığını söyledi ve ekledi: “Sonuna kadar kazanımlarımızı koruyacağız. Elimizden geleni yapacağız, buna gücümüz var.”
  • Cizîr ve Fırat kantonları,  genel seferberliğe tam katılım sağladıklarını duyururken, Dêrik ve Amûdê’de halk, onuru için silahlanarak öz savunma nöbeti tutuyor. Ayrıca Tebqa ve Rebqa’dan 10 bin kişi Rojava’ya göç etti.
  • HTŞ ve Türk devleti, DAİŞ çetelerini kaçırmak için Reqa’daki Eqtan Cezaevi’ne saldırdı, Hol Kampı’ndaki DAİŞ’li aileler kaçmaya çalıştı. Çeteler, Kobanê’yi kuşatmak için M4 Karayolu ve Eyn Îsa’ya saldırıyor.

Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Ebdî, Heyet Tehrir El Şam (HTŞ) rejimi ve Türkiye’ye bağlı çetelerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılarına ilişkin açıklama yaptı.  6 Ocak’tan bu yana savaş içinde olduklarını belirterek, “Bu savaş bize dayatıldı” vurgusunu yaptı.   

Ebdî, “Bu savaşın büyüyüp bir iç savaş olmaması –bu yönde hazırlanmıştı- büyümemesi için, büyük bir iç savaşın önünü almak için Reqa ve Dêrazor’dan çekilme kararı aldık. Sonuna kadar kazanımlarımızı koruyacağız. Elimizden geleni yapacağız, buna gücümüz var. Bu bir direniş, nasıl geçmişte kalan 14 yılda başardıysak bundan sonra da başaracağımıza inanıyorum” dedi.

‘Halkımız her yerde uyanık olmalı’

Stêrk TV’de yayınlanan bir programa katılan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Başkanlık Konseyi üyesi Foza Yusif ise HTŞ ve Türk medyasının yaptığı yalan haberlere, çarpıtmalara ve algı operasyonlarına dikkat çekti. Yusif, “Halk arasından korku yaratılmak isteniyor. Bir özel savaş uygulaması olarak bu haberler dolaşıma sokuluyor. Birçok yerde çatışmalar devam ediyor. Cizîr bölgesine dönük saldırı girişimleri tehlikeli bir boyuttu. Bütün saldırılara karşı YPG-YPJ savaşçıları bütün olumsuzluklara karşı kahramanca bir cevap veriyor. Halkımız buna karşı her yerde uyanık olmalı” diye konuştu.  

‘Rojava’ya destek, insanlığa destektir’

HTŞ medyası, önceki akşam sanal medya üzerinden dolaşıma soktuğu “bir anlaşma taslağıyla”, Özerk Yönetim’im tüm kazanımlarına göz koyduğunu bir kez daha dile getirdi. Söz konusu taslağa tepki gösteren PYD Eşbaşkanlık Konseyi üyesi Hediye Yusif, “Kurbanlık koyun değiliz, savunmamızı yapacağız” sözleriyle Kürtlerin net tutumunu vurguladı.

Çetelerin, ‘Arap ve Kürtler arasında savaş yaşandığı’ iddiasıyla saldırılarını yoğunlaştırdığına işaret eden Yusif, Jinnews’e şu bilgileri verdi: “Demografik yapıyı değiştirmek istiyorlar; binlerce kişi göçe zorlandı. Milliyetçi Arapları yönlendirerek Kürtler ve Araplar arasında bir savaş çıkarmaya çalışıyorlar. Bunun yanı sıra bölgede yaşayan birçok Arap, bu saldırılarda ihanet etti. Bundan kaynaklı kazanımlarımızı savunurken, diğer taraftan bu sorunlarla da ilgileniyoruz. Bölgede istikrar sağlamaya çalışıyoruz. DAİŞ’e karşı savaştık; gelip halkımızı katlediyorlar. 2012 yılından bu yana her yıl savaşın içinden geçtik. Yapılan saldırılar, Kürtlere, Kürt kazanımlarına ve siyasi kimliğe yöneliktir. Rojava’ya destek, insanlığa destektir. Tüm Kürdistan ve Kürt halkına çağrıda bulunuyoruz; Rojava büyük bir tehlike altında. Kobanê’de dayanışma nasıl olduysa, bu sefer de aynı birliktelikle bu kazanımları savunacağız. Despotizme ve tekçiliğe karşı mücadele edeceğiz. Bu, uluslararası bir komplodur.”

Cizîr ve Fırat kantonları: Öz savunma olmadan barış olmaz

Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi, saldırıların yoğunlaşması üzerine seferberlik ilan ederek, tüm halkı savaşçıların yanında yer almaya ve kazanımlarına sahip çıkmaya çağırmıştı. Cizîr Kantonu Demokratik Özerk Yönetimi, çetelerin özellikle Cizîr Bölgesi’ne saldırı hazırlığı yapması üzerine, genel seferberliğin ulusal ve ahlaki bir görev olduğunu vurgulayarak, tam katılımı ilan etti.

“Her ne kadar barıştan yana olsak da, ‘öz savunma’ olmadan gerçek bir barışın mümkün olmadığını vurguluyoruz” diyen Cizîr Kantonu Demokratik Özerk Yönetimi, şunları ekledi: “Suriye’deki krizlerin çözümüne yönelik her süreçte aktif bir taraf olacağımızı beyan ediyoruz. Diyaloğa stratejik bir seçenek olarak inanıyor; demokratik ve adem-i merkeziyetçi bir siyasi çözümü, tüm bileşenlerin haklarının güvencesi ve kalıcı barış ile istikrarın temeli olarak görüyoruz. Eğer savaş bize dayatılırsa ya da halkımızın varlığı ve hakları hedef alınırsa, meşru savunmamızı her türlü yolla gerçekleştirmeye; bölgemizin güvenliğini ve istikrarını tehdit eden her tehlikeye karşı hazır olmaya devam edeceğiz.”

Açıklamada, tüm bileşenlerin meşru anayasal haklarının, temel ve vazgeçilmez haklar olduğunu; bu hakların inkâr edilemeyeceğini ve hiçbir siyasi pazarlık ya da tavizin konusu olamayacağına dikkat çekilerek, “Bu hakların, demokratik ve çoğulcu bir Suriye’nin anayasasında güvence altına alınmasını; tüm halklar için eşitlik ve adaletin sağlanmasını talep ediyoruz” denildi.

Fırat Kantonu Özerk Yönetimi de HTŞ’nin Suriye’yi yıkıma doğru götürdüğü belirterek, bu yaklaşımın sonuçlarının tüm toplum için ağır olacağı uyarısını yaptı. Bu sürecin tarihi, hassas ve tehlikeli olduğuna işaret ederek, Rojava halkına genel seferberliğe katılma, askeri güçlerinin etrafında kenetlenme çağrısı yaptı. HABER MERKEZİ

 

* * *

 

Reqa, çeteler /foto:AFP

DAİŞ’i kaçırma saldırısı

6 Ocak’ta başlayan saldırılara doğrudan destek olan DAİŞ çeteleri, HTŞ çetelerinin yardımıyla cezaevlerinden kaçmaya çalışıyor. El Hol Kampı’nda harekete geçen DAİŞ’li aileler kamptan kaçmaya çalışırken, HTŞ de Reqa’daki Eqtan Cezaevi’ne ağır silahlar ve dronlarla saldırarak çeteleri kaçırmayı planlıyor. QSD ve YPJ, saldırılara yanıt verirken, Uluslararası Koalisyon henüz yanıt vermedi. Eqtan Cezaevi’nde 5 bine yakın çete tutuluyor.

Çeteler ayrıca yönünü Kobanê’ye de verdi. M4 Karayolu’nu tamamen ele geçirmek ve Kobanê'yi tamamen abluka altına almak için Eyn Îsa'yı hedef almaya başladı. QSD-YPJ'nin karşılık verdiği bölgede yoğun çatışmaların yaşanıyor.

QSD Basın Sözcüsü Ferhad Şami,  Şam'ın "ateşkes" kararına rağmen saldırıların sürdüğünü duyurdu. Saldırıların Eyn Îsa, Şedadê ve Reqa'da devam ettiğini,  ayrıca Reqa'da binlerce DAİŞ çetesinin tutulduğu Eqtan Cezaevi'nin saldırı altında olduğu ve şiddetli çatışmaların yaşandığını kaydetti. "Bu son derece tehlikeli bir gelişme" uyarısını yapan Şami, "Bu saldırıların devam etmesinden kaynaklanabilecek her türlü felaketten saldırganları sorumlu tutuyoruz" dedi.  

 

* * *

Foto:Sohr

10 bin kişi göç etti

Reqa ve Tebqa’da yaşayan Kürt aileler, çetelerin saldırıları ve artık can güvenliğinin olmamasından dolayı Kuzey ve Doğu Suriye’ye göç ediyor. Göç eden aileler 12 Mart Şehitler Stadyumu’nda karşılanırken, yardım komiteleri göçmenleri okul, akademi ve Dêrik’te bulunan Newroz Kampı’na yerleştiriyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), şu anda kadar 10 bin kişini göç ettiğini duyururken, göçün devam ettiğine işaret etti.

Göçün yoğunluğu nedeniyle çok sayıda aile geceyi açık alanlarda ve parklarda geçirmek zorunda kaldı. Soğuk hava koşullarının özellikle çocuklar ve yaşlılar için ciddi sağlık riskleri yarattığı ifade edildi. Heyva Sor a Kurd, Qamişlo ve Hesekê’de sağlık hizmetlerini artırarak kliniklerini göçmenlerin kullanımına açtı. Göç alanlarında seyyar klinikler de devreye sokulurken, doktor ve hemşire sayısının artırıldığı bildirildi. Heyva Sor a Kurd konvoyu ayrıca Uluslararası Koalisyon ile birlikte Hesekê’den Reqa’ya bölgedeki tüm yaralıları ve cenazeleri tahliye edecek.

Rojava Yardım Kuruluşu yöneticisi Abdullah Hemîd Mano,  ailelerin su, gıda, battaniye ve temel yaşam malzemelerine acil ihtiyaç olduğunu belirtti. ANHA’ya konuşan Mano, bölgede daha önce de yoğun göç yaşandığını hatırlattı ve yerel kurumların mevcut imkânlarla ihtiyacı karşılamakta zorlandığını ekledi: “Yardım hayati önemde. Durum çok ağır.”

Cizîrê Kantonu’na ulaşan Halep, Reqa ve Tebqalı göçmenlere ilişkin çağrı yapan Serêkaniyê Göçmenler Komitesi, binlerce göçmen ailenin barınma, yiyecek, su ve tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle zor yaşam koşulları altında yaşadığını, kadınların, çocukların ve yaşlıların temel ihtiyaçlarının karşılanamadığı bildirdi. Bölgesel ve uluslararası tüm kurumlara yardım çağrısı yapıldı.

 

* * *

Sokaklarda öz savunma nöbeti

Genel seferberlik ilanının ardından halk, saldırılara karşı bölgelerini savunmak amacıyla silahlanarak savaşçılarla birlikte nöbet tutmaya başladı. Kent ve kırsal alanlarda tutulan nöbetlerde, özsavunmanın meşru olduğu vurgulandı. Cizîrê Kantonu’na bağlı Dêrik şehri kırsalındaki Beravê köylerine bağlı Zihêriyê köyü halkı da silaha sarıldı ve seferberliğe katıldı. Köy halkı adına açıklama yapan sanatçı Hacî Mûsa, herkese köylerini ve bölgelerini işgalci Türk devleti güçlerine karşı savunmaları çağrısı yaptı.

Öte yandan, Amûde’deki Deqorî aşireti de seferberlik çağrısına katıldı ve tüm toplumsal güçleri bir araya gelmeye davet etti. Aşiret yaptığı açıklamada, "Tehditlere karşı birliğimizi koruyup tek yürek olacağız ve Kürdistan'ın çıkarlarını her şeyin üstünde tutacağız. Toprağımızı ve onurumuzu savunmak kutsal bir görevdir" dedi. Cizîr Kantonu’ndaki Dicle Kültür ve Sanat Merkezi ile Dêrik Cûdî Grubu üyeleri de genel seferberliğe katıldıklarını belirterek, QSD ve YPJ’nin yanında durdu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.