En büyük cevap, Kürt birliği olur

Kürt birliği açıklaması / Amed
- Amed'deki Kürt yapıları, tüm Kürtleri saldırılara karşı Rojava'nın yanında olmaya çağırdı: "Kürt halkı üzerinde süren saldırılara karşı en büyük cevap, Kürtlerin birliği olacaktır.
- Kritik süreçlerde sessizlik, işgalcilere hizmet ediyor. Ortadoğu ve Kürdistan için en büyük çare, Kürtlerin birliğidir. Ulusal birlik ruhuyla Rojava’da halkımızla dayanışmaya çağırıyoruz."
Rojava'ya yönelik saldırılara karşı yapılan açıklamada konuşan siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri, ulusal birliğin önemine işaret ederek, “Kürtleri varlığı hedef alınıyor. Sessiz kalmayalım, oturmayalım, birlikte direnelim" mesajı verdi.
Demokratik Kurumlar Platformu, Demokratik Birlik İnisiyatifi ve Kurdî partiler, Rojavayê Kurdistan'a yönelik saldırılara ilişkin Amed Barosu’nda açıklama yaptı. DBP Eşbaşkanı Keskin Bayındır, 6 Ocak’tan bu yana Suriye’de Kürt halkı üzerinde canice bir saldırı olduğunu hatırlatarak, “Türkiye’nin de bu saldırılara desteği var. Kürt düşmanlığı hiçbir zaman Türkiye için doğru bir sonuç çıkarmadı. Bundan sonra da hayırlı bir şey çıkarmaz. Bütün gücüyle 6 Ocak’tan bu yana Türkiye tarafından HTŞ’ye destek verildi. Bu da Kürt halkını kırıyor. Türkiye’de başlayan süreç için inanç kırıklığına neden oluyor. Çağrımız; Türkiye bir an önce HTŞ’ye, DAİŞ zihniyetine verdiği desteğini çeksin" dedi.
Kirli politikadan vazgeçin
Kürtlerin “Toprakları üzerinde onurlu bir barış, özgürlük ve statü” talep ettiğini dünyaya duyurduğunu belirten Bayındır, hiçbir yerde köleliği kabul etmediklerinin altını çizdi. Bayındır, şöyle devam etti: “El ele verirsek başarıya ulaşacağız. Halkımıza, statüsüne, onurumuza, kazanımlarımıza sahip çıkacağız. Halkımızın kazanımlarını savunacağız. Vahşice saldırılar olsa da birlik, barış ve özgürlük ruhuyla her yerde direneceğiz. Düşmanlıkta ısrar bugüne kadar hiç kimseye, hiçbir güce hayırlı bir sonuç çıkarmadı, çıkarmaz da. Savaşı büyüten, göçü zorlayan kirli politikadan vazgeçin, bu toprakları barış, özgürlük yeri yapalım.”
Gerekirse sınırlara gidelim
Barış Annesi Delal Aktaş da saldırıların sadece 6 Ocak’la sınırlı olmadığını söyleyerek, “Yıllardır Kürtler üzerinden yürütülen bir savaş var. Hiçbir güç Kürtlerin haklarını elde etmesini istemiyor. Yaşanan vahşetleri görüyoruz. Bundan kaynaklı ne yapmamız gerekirse yapalım. Gerekirse sınırlara gidelim. Hepimiz elimizi taşın altına koyalım, oturmayalım” dedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin sabote edilmek istendiğini sözlerine ekleyen Delal Aktaş, şunları ekledi: “Süreci bozmak istiyorlar. Biz süreci bozmayacağız ama direneceğiz. Mücadelemizi vereceğiz. Herkes üzerine düşen görevi yapsın. Kimse evinde oturmasın. Hepimiz Kobanê ruhunu taşıyoruz. Hepimiz Rojava’nın yanındayız.”
Kürtleri yok etmek istiyorlar
Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Mehmet Kamaç ise tarihi günlerden geçildiğini belirterek, şunları söyledi: “Rojava, dört parça Kürdistan’daki Kürtleri ifade ediyor. Kazanımlar bir günde elde edilmedi, büyük bedellerle elde edildi. Rojava’nın direnişi, insanlık onurununda direnişiydi. Bu saldırılar, bütün Kürtleredir. Vahşice saldırarak Kürtleri yok etmek istediler. Kürtlerin birliği sağlanmalı. Kürtler için birlik, sudan ve havadan daha fazla ihtiyaçtır. Dört parça Kürdistan’da inancımız, kurumlarımız ne olursa olsun Kürt halkının ulusal onuru üzerinden birliğini sağlamalı. Bu saldırılara karşı 60 milyon Kürt'ün gönlü Rojava’da atıyor. Kürt halkı üzerinde süren saldırılara karşı en büyük cevap, Kürtlerin birliği olacaktır. İnisiyatif olarak, 4 parça Kürdistan ve dünyada yaşayan Kürtlere çağrımız; bu vahşice saldırılara karşı duralım. Üzüleceğiz ama umutsuz olmayacağız. Direnişimize de devam edeceğiz. Birliğimizi de sağlayacağız. Birlikte düşünelim ve direnelim. Eğer Kürtler bir olursa hiçbir güç Kürtleri yenemez.”
Sessizlik, işgalcilere hizmettir
Kürt Kadınlar Birliği Platformu’ndan Fatoş Sterk de yaşanan saldırılarla dünyaya umut olan kadın devriminin boğulmak istendiğini söyledi. Fatoş Sterk, “Ulusal kazanımlarımızı elimizden almaya çalışıyorlar. Kritik süreçlerde sessizlik, işgalcilere hizmet ediyor. Kürtlerin geleceği için her şeyden önce kadınların öncülüğünde birliğe ihtiyaç var. Ortadoğu ve Kürdistan için en büyük çare, Kürtlerin birliğidir. Bir olmadıkça, saldırılara karşı savunmasız kalırız ama bir olursak hiçbir güç özgürlüğümüzün karşısında duramaz. Gelin birlik isteğini büyütelim, kazanımlarımıza sahip çıkalım. Bugün halkımızın onurunu sahiplenme günü” diye seslendi.
Kürt partileri ittifak olsun
Kürdistan Demokrat Partisi-Türkiye (PDK-T) Başkanı Mehmet Emin Kardaş, Kürtlerin başına gelenlerin herkesin ezberinde olduğuna dikkat çekti. Kardaş, saldırılara karşı birliğin önemine işaret ederek, Türkiye’deki Kürt partilerin ittifak olması gerektiğini vurguladı.
Kürt meselesi böyle bitmez
Kürdistan Kominist Partisi (KKP) Amed İl Sözcüsü Murat Danış ise şöyle konuştu: “Biz Kürt halkı olarak asıl darbenin kimden geldiğini çok iyi biliyoruz. Türkiye ve Şam yönetimi için mesele Rojava’nın özerkliğidir, statüsüdür. Yüz yıldır devam eden şiddet, tecrit, katliamlar, Kürt meselesini bitirmedi, bitirmeyecek. Tam tersine büyüttü, büyütmeye devam edecek. PKK’nin silah bırakmasından sonra yapılan bütün görüşmelerde olumlu mesafe katledilmesi gerekirken, hiçbir şekilde ileri gidilmedi. Devlet, ‘Kürt kaybetsin de kim kazanıyorsa kazansın’ mantığı yürütüyor. Kürt meselesi bu yekilde dün çözülmedi, bundan sonra da çözülmeyecektir. Dört parçada ve diasporadaki halkımıza çağrımız şudur: Ulusal birlik ruhuyla Rojava’da halkımızla dayanışmaya çağırıyoruz.”
Azadi Parti’nden Cemal Satı da Kürtlerin kurtuluşunun birlik olduğunu vurguladı. AMED












