Alevilerden ortak tepki

Rojava için eylem, Adana

Rojava için eylem, Adana

  • Adana Alevi Platformu, iktidarın söylemleriyle cihatçı örgütlerin suçlarını örtbas etmeye çalıştığını söyledi.  

Adana Alevi Platformu, Suriye’de yaşanan katliamlara ilişkin Selman-ı Pak Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptı. Adana Alevi Platformu Dönem Sözcüsü Cemal Yağmur, AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’nın, “Suriye’de Müslümanlar katledilirken 13 yıl sessiz kalanlar, şimdi Aleviler öldürülüyor diye ortalığı ayağa kaldırıyor” sözlerine tepki göstererek, bu ifadelerin, HTŞ ve DAİŞ gibi cihatçı örgütlerin işlediği suçları örtbas etmeye yönelik olduğunu belirtti. Leyla Şahin Usta’nın söyleminin, tarihsel olarak Alevilere yönelik katliamları meşrulaştıran bir zihniyetin devamı olduğunu anımsatan Yağmur, "AKP Grup Başkanvekili'nin bu sözleri, HTŞ katillerinin ve DAİŞ canilerinin hamisi olduklarının en net göstergesidir. Bu sözler, AKP'nin 'çocuklarının' Suriye'de Alevilere, Süryanilere, Kürtlere ve Hristiyanlara yönelik soykırımını normalleştiren zihniyetinin ta kendisidir. Kullanılan bu dil, Kerbela'da Yezid'in dilidir. Sivas'ta 'gazanız mübarek olsun' diyen, zaman aşımı kararı sonrasında 'hayırlı olsun' diyenlerin zihniyetinin dilidir. AKP, Alevilerin katledilmesini meşru görmekle yetinen bir parti olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır" dedi.

Kan dökmekte ısrar

HTŞ'nin Kürt halkına dönük saldırılarını kınayan Yağmur, "Suriye halkları sistematik ve planlı biçimde hedef alınıyor. Dün Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler bugün Kürtler. Çeteci zihniyet kan dökmekte ısrar ediyor. Halep'te Kürt halkına yönelik saldırılar halkların özgür ve eşit geleceğine yapılmış bir darbedir. Herkesi Suriye'de körüklenen bu ateşi söndürmeye, halkların yanında durmaya ve barıştan yana sorumluluk almaya çağırıyoruz" diye konuştu.

Onurlu bir barış

Yağmur, taleplerini şöyle sıraladı: "Eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğünün eksiksiz tanınması, Suriye’de Alevilere yönelik katliamların derhal durdurulması, Halep’te Kürt halkına yönelik saldırıların sona erdirilmesi, Suriye’deki tüm azınlık halkların yaşam haklarının güvence altına alınması, Türkiye’nin Suriye’de selefi ve cihatçı gruplara verdiği desteğin son bulması, demokratik, çoğulcu ve onurlu bir barışın inşa edilmesi."

Kürt'ün özgürlüğü bizimdir de

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı ve Çukurova Bölge Sorumlusu Miktat Öztürk de iktidarın Alevilere dönük söylemlerine tepki göstererek, bu söylemlerden vazgeçmeye çağırdı. 

Demokratik Aleviler Dernekleri (DAD) Eşbaşkanı Zeynel Kete ise Suriye'de yaşanan katliamlara tepki göstererek, "Suriye’de Kürt'ün özgürlüğü, diğer tüm halkların özgürlüğü, Türkiye’de hepimizin özgürlüğüdür. Orada inşa edilecek demokratik bir yapı, elbette Türkiye’de de toplumun tamamına olumlu katkılar sunacaktır. Bu bilinçle hareket etmek zorundayız. Biz diyoruz ki; ortak vatanda eşit ve özgür yurttaşlar olarak huzur içinde yaşayabilmemiz için yalnızca burada değil, çeperimizdeki tüm ülkelerde ve tüm toplumlardaki halkların da huzurlu, özgür ve eşit bir yaşam sürmesi gerekmektedir" dedi. ADANA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.