Halep’e saldıran MİT'in çeteleri
Dosya Haberleri —

Çeteler /foto:AFP
- Halep’in kuzeyinde bulunan Kürt mahalleleri Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Beni Zeyd’e yönelik gerçekleştirilen saldırılarda yer alan çeteleri mercek altına aldık. Kim bu çeteler? Desteklerini nereden alıyorlar? Gelir kaynakları nelerdir? Geçmişte hangi suçlara imza attılar?
- İşte o çeteler: Suriye Milli Ordusu (SMO), Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ), Hamza Tümeni, Ehrar el-Şerqiye, Sultan Süleyman Şah Tugayı, Sultan Murad Tugayı, Feylak el-Şam, Ahrar el-Şam, Nureddin Zengi Tugayı, Ceyş el-İslam, Liwa el-Tevhid, El-Şimal Tugayı, Firqat el-Mutesim.
- İnsanlık suçu işleyen bu çetelerin gelir kaynağı ise MİT'in hibeleri, gasp, yağma, haraç, petrol kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti, silah ticareti, fidye... Yine MİT tarafından aylık 400-500 dolar aralığında maaşa bağlanan çete üyeleri de bulunuyor.
REWŞAN DENİZ
Halep’in kuzeyinde bulunan Kürt mahalleleri Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Beni Zeyd’e yönelik gerçekleştirilen katliam saldırılarının ardından, Suriye’de faaliyet yürüten katliamcı çete grupları yeniden gündeme geldi. İnsanlık suçu işleyen saldırılara imza atan bu çeteler, Suriye’de kalıcı bir çözümün önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor. Peki, Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve Suriye Milli Ordusu (SMO) bünyesinde hareket eden bu çete grupları kimlerdir? Desteklerini nereden alıyorlar? Gelir kaynakları nelerdir? Geçmişte hangi suçlara imza attılar? Bu soruların yanıtları, Ahmed el-Şara yönetimindeki Şam geçici hükümetinin Suriye’nin geleceği ve halkların güvenliği açısından birçok kritik noktaya temas ediyor. Biz de Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Beni Zeyd’e yönelik katliam saldırılarına katılan bu çete gruplarını mercek altına aldık.
SMO ve HTŞ
2016 ve 2017 yıllarında Türkiye’nin desteğiyle kurulan ve bir çeşit üst yapı olarak örgütlenen SMO, kuruluşundan bu yana ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı bölgelere yönelik saldırılarda vekil güç olarak kullanıldı. MİT güdümünde faaliyet yürüttüğü birçok raporda belirtilen SMO, Şam yönetimini ele geçiren HTŞ ile zaman zaman rekabet halinde. Ancak bu güç rekabetine rağmen, her iki yapı da kendilerine hamilik yapan MİT’in yönlendirmesiyle ortak operasyonlarda yer alabiliyor. SMO ile HTŞ arasında teçhizat paylaşımı konusunda anlaşmazlıklar yaşansa da Kürt karşıtlığı temelinde ortaklaştıkları ulusal ve uluslararası gözlemci kuruluşlar tarafından raporlanıyor. SMO’nun ilişkili olduğu bir diğer yapı ise selefi terörist cihatçılığın zirve örgütü olarak tanımlanan DAİŞ. Bu ilişki çoğu zaman entegrasyon temelli ilerliyor. Türk işgali altındaki Efrîn, Girê Spî ve Serêkaniyê bölgelerinde, geçmişte DAİŞ saflarında yer alan çok sayıda çete üyesi, işgal sonrasında SMO bünyesindeki tümenlere katıldı. En az 19 DAİŞ kökenli ismin bu şekilde SMO’da aktif görev aldığı tespit edildi. Abdullah el-Şemeri ve Ebu Tilha el-Şemeri bu isimlerin en bilinenleri. Öte yandan MİT’in DAİŞ üyelerini cezaevlerinden çıkararak bu tümenlere entegre ettiği yönünde raporlar mevcut. 2025 yılında HTŞ’nin Şam yönetimini ele geçirmesiyle birlikte SMO tümenleri yeniden yapılandırılarak büyük ölçüde HTŞ’ye eklemlendirildi. Ayrıca; İngiltere, Aralık 2025’te SMO’ya bağlı Sultan Süleyman Şah, Hamza ve Sultan Murad tümenlerini yaptırım listesine almış; bu gruplar Alevilere yönelik katliamlardan da sorumlu tutulmuştur.
Hamza Tümeni
Suriye Milli Ordusu’na bağlı en büyük oluşumlardan biri olan Hamza Tümeni, Ebu Emşa olarak bilinen Muhammed el-Cesim liderliğinde faaliyet yürütüyor. 2013 yılında küçük çete gruplarından evrilerek kurulan yapı, 2016’da SMO’ya entegre edildi. Grubun Türkiye tarafından doğrudan desteklendiği; eğitim, silah ve talimatlarını Türkiye’den aldığı birçok kez raporlandı. Selefi cihatçılık ve radikal Sünni İslam ideolojisini benimseyen Hamza Tümeni, bünyesinde El-Kaide kökenli unsurlar da barındırıyor. DAİŞ ile entegrasyon temelli ilişkiler kuran grubun öne çıkan isimlerinden biri olan Basil Hasan el-Asura, 2012’de El-Nusra’ya, 2014’te DAİŞ’e katılmış; 2016’da DAİŞ adına Emin Xarici Taburu’nu kurmuştu. 2017’de kısa süreliğine Türkiye’ye gelip ardından Hamza Tümeni’ne katıldı. El-Asura’nın Halep kırsalında DAİŞ’in yeniden yapılanmasında rol oynadığı belirtiliyor.
Hamza Tümeni, 2018’de Efrîn işgalinde, 2019’da Girê Spî ve Serêkaniyê saldırılarında yer aldı. 2016’daki Şêxmeqsûd saldırılarında dolaylı rol oynayan grup, 2025-2026 saldırılarında ise HTŞ koordinasyonunda aktif görev aldı. Ayrıca Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan saflarında paralı asker olarak savaştırıldıkları da rapor edilmişti. Tümenin işlediği suçlar arasında sivil katliamları, tecavüz, işkence ve fidyecilik yer alıyor. Ekonomik yapısı büyük ölçüde ganimet ve paralı askerlik üzerine kurulu olan grubun üyeleri, gözlemci kuruluşlara göre Türkiye’den kişi başı aylık 400-500 dolar maaş alıyor. Grubun yıllık gelirinin 100 milyon doları aştığı, bunun 10-20 milyon dolarının fidyecilikten, en az 27 milyon dolarının ise zeytin hasadından elde edildiği tahmin ediliyor. Diğer gelir kaynakları arasında captagon (bir çeşit kimyasal uyuşturucu hapı) ticareti ve petrol kaçakçılığı bulunuyor.
Ehrar el-Şerqiye
Şaytat aşireti kökenli olan grup, 2016 yılında Ehrar el-Şam’dan ayrılarak kuruldu. MİT tarafından desteklenen grubun lideri Ebu Hatim Şakra’nın Türkiye’de eğitim aldığı biliniyor. DAİŞ’e yakın selefi cihatçı örgütlenme tarzına sahip olan grubun önemli kademelerinde DAİŞ kökenli Ersemîd ve Abdullah el-Şemeri gibi isimler yer alıyor. Ehrar el-Şerqiye’nin Halep kırsalında DAİŞ hücreleriyle iş birliği yaptığı ve yeniden yapılanmaya destek sunduğu yaygın iddialar arasında. DAİŞ’in küresel halifelik hedefinden ziyade daha aşiret merkezli ve pragmatik bir çizgi izleyen grup, vahşet yöntemleri bakımından DAİŞ’le bire bir örtüşüyor. Kürt karşıtı saldırıları arasında Hevrîn Xelef suikastı ve Efrîn’deki yağma faaliyetleri yer alıyor. Çete grubunun, ayrıca, 2016 yılında Şêxmeqsûd’a yönelik roketli saldırılar düzenlediği biliniyor. Grup, geçmişte ve günümüzde işlediği suçlar nedeniyle ABD’nin yaptırım listesinde ve BM’nin savaş suçları listesinde yer alıyor. Ekonomik kaynakları arasında Türkiye’den çete başına alınan 300-400 dolarlık maaş, haraç, fidye ve petrol kaçakçılığı bulunmakta. Çetenin yıllık gelirinin 5-10 milyon dolar arasında olduğu belirtiliyor.
Sultan Süleyman Şah Tugayı
Türkmen kökenli bu grup, 2018’de Efrîn’in işgalinden sonra kuruldu. Ebu Emşa bağlantılı tugay, MİT kontrolünde, SMO bünyesinde faaliyet yürütüyor. Radikal cihatçı ideolojiye sahip olan grubun içinde selefi unsurlar da etkin konumda. Türkmen milliyetçiliği eksenli bir söylem kullanan çete grubu, bünyesine çok sayıda DAİŞ unsurunu da entegre etmiş durumda. Deyr Hafir saldırı planlarında DAİŞ hücreleriyle iş birliği yaptığı tescillenen Sultan Süleyman Şah Tugayı, DAİŞ’in küresel vizyonuna paralel olarak yerel Türkmen odaklı bir çizgi izliyor. Efrîn’de insan kaçırma suçlarıyla gündeme gelen bu çeteler, 2025-2026 Şêxmeqsûd saldırılarında lojistik destek sağladı. Fidye, tecavüz ve katliam gibi suçları nedeniyle Human Rights Watch’ın savaş suçları raporlarında yer verdiği çete grubunun gelir kaynakları arasında Türkiye’den alınan çete üyeleri başına aylık 400 dolar maaş, sınır ticareti ve zeytin talanı bulunmaktadır.
Sultan Murad Tugayı
2013 yılında Türkmen kökenli olarak kurulan Sultan Murad Tugayı, Türkiye ve MİT tarafından desteklenmekte ve SMO’nun çekirdek yapılarından biri olarak tanımlanmaktadır. Radikal İslamcı ideolojiyle hareket eden grup bünyesinde DAİŞ kökenli Beşir el-Amuri gibi isimler de etkin görevlerde bulunuyor. Son Halep saldırılarında hücre desteği verdiği tespit edilen çete, geçmişte Efrîn işgali ve 2016 Şêxmeqsûd saldırılarında yer aldı. Çete grubunun ekonomik kaynakları arasında petrol kaçakçılığı, haraç, fidye ve captagon ticareti bulunuyor. Çete başına Türkiye’den aylık yaklaşık 500 dolar maaş alındığı, yıllık gelirinin ise 20 milyon doları aştığı tahmin edilmektedir.
Feylak el-Şam
Halep kökenli bu grup 2014’te kurulmuş, 2023’te MİT kontrolünde 80. Tugay olarak yeniden yapılandırılmıştır. SMO bünyesinde faaliyet yürüten grup, El-Kaide kökenli Ensar el-Hilafet gibi unsurları barındırıyor. DAİŞ ile entegrasyon temelli ilişkileri bulunan Feylak el-Şam’ın, DAİŞ hücreleriyle işbirliği yaptığı bildiriliyor. Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd bombardımanlarına katılan grubun raporlanan suçları arasında işkence ve infazlar bulunmakta. QSD’ye yönelik saldırılarda aktif rol oynayan çetenin başlıca gelir kaynakları MİT hibeleri ve silah ticareti olarak biliniyor.
Ahrar el-Şam
2011 yılında El-Kaide bağlantılı olarak kurulan Ahrar el-Şam, bugün ideoloji ve misyon bakımından HTŞ’ye en yakın gruplardan biri olarak görülüyor. HTŞ ile ortak operasyonlar yürütürken, MİT ile de dolaylı ilişkiler sürdürüyor. Selefi cihatçı ideolojiyi benimseyen grubun DAİŞ ile ilişkileri 2013’teki ayrışmadan sonra rekabet şeklinde gelişmiş olsa da İdlib’de DAİŞ’le iş birliği yaptığı da iddia edilmektedir. Grup ayrıca, 2016 Şêxmeqsûd saldırılarında liderlik rolü üstlendi.
Nureddin Zengi Tugayı
2011 yılında kurulan ve radikal cihatçı ideolojiye sahip grup Türkiye tarafından eğit-donat programı kapsamında desteklendi. 2016 yılında Şêxmeqsûd bombardımanlarında Fatah Halab koalisyonu içinde aktif rol aldı ve sivillere yönelik katliamlar gerçekleştirdi. Son dönemde HTŞ’nin yeni Suriye ordusuna entegre edilen grup, özellikle Kürt yerleşimlerine yönelik saldırılarda kullanılıyor. Uzmanlara göre Nureddin Zengi Tugayı, DAİŞ sonrası dönemde sahada tetikçilik rolü üstlenen yapılardan biri. En yaygın suçları ise suikast ve infazlar.
Ceyş el-İslam
Selefi cihatçı bir grup olan Ceyş el-İslam, 2013 yılında kuruldu. HTŞ ile yakın ilişkileri bulunan grubun MİT tarafından da dolaylı olarak desteklendiği yaygın ve güçlü bir iddia. Halep katliamlarında aktif rol alan yapı, çoğunlukla Kürt bölgelerinde demografik yapının değişim politikaları için kullanılıyor. İngiltere’nin yaptırım listesinde yer alan çete grubu, 2025-2026 Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê saldırılarında HTŞ şemsiyesi altında ağır silahlarla saldırılarda yerini aldı. Başlıca gelir kaynakları ise fidye ve haraç.
Liwa el-Tevhid
2012 yılında kurulan çete grubu, Fatah Halab Koalisyonu içinde yer almış ve 2016 Şêxmeqsûd saldırılarına katılmıştır. Son dönemde HTŞ entegrasyonuyla Kürt mahallelerine yönelik bombardımanlarda aktif rol oynamaktadır. DAİŞ taktiklerini kullanan grubun temel gelir kaynağı sınır ticareti.
El-Şimal Tugayı
Türkiye destekli SMO unsurlarından biri olan El-Şimal Tugayı, MİT kayıtlarında sıkça yer alıyor. Grup, Halep kırsalında DAİŞ’in yeniden yapılandırılmasında rol oynuyor. Şêxmeqsûd saldırılarında lojistik ve istihbarat desteği sağlayan grubun başlıca gelir kaynağı haraç.
Firqat el-Mutesim
MİT’e doğrudan bağlı 80. Tugay bünyesinde yer alan Firqat el-Mutesim, Kürt bölgelerine yönelik füze ve havan saldırılarından sorumlu tutuluyor. DAİŞ’in yeniden yapılandırılmasında önemli bir rol oynadığı belirtilen bu grubun da ana gelir kaynağı haraç.














