İran'da tarihi serhildan

Dosya Haberleri —

İran serhildanı

İran serhildanı

PJAK Avrupa Dış İlişkiler Sözcüsü Zagros Enderyarî İran ve Doğu Kürdistan’daki serhildanı yazdı:

  • 12 gündür devam eden bu serhildana bakıldığında eylemlerin en küçük kentlere kadar yayıldığı görülüyor. Bu serhildan, Rojhilat Kürdistan’ın neredeyse tamamında karşılık buldu. Bu nedenle güvenlik güçleri protestolar karşısında çaresiz kalarak geri çekilmek zorunda kaldı.
  • Rojhilat Kürdistan’da ilk kez bütün coğrafyayı etkisi altına alan bir serhildan yaşanıyor. Bu durum tarihsel bir kırılma olarak görüyorum. Rojava devriminde oynanan rolün, Rojhilat’taki bu süreçte de üstlenilmesi gerekir. Bu serhildan Kürdistan’ın diğer parçalarını da etkileyecek.

ZAGROS ENDERYARÎ

İran’da benzine yapılan zam ve bunun ardından İran parasının dolar karşısında yaşadığı büyük değer kaybı sonrası başlayan protesto eylemleri, cuma günü itibarıyla 13. gününü geride bıraktı. Zamların ardından ilk tepki, esnafın dükkânlarını kapatmasıyla ortaya çıktı. Bu protesto kısa sürede İran’ın büyük bölümüne yayıldı ve Rojhilat Kürdistan’a da yansıdı.

Rojhilat Kürdistan dört ana eyaletten oluşuyor: Urmiye, Sine, Kirmaşan ve Îlam. Bu eyaletler içinde Rojhilat Kürdistan’ın en güneyinde yer alan ve Başûr Kürdistan ile sınırı bulunan Îlam eyaletinde serhildan çok daha güçlü bir biçimde yaşandı.

Serhildan yayıldı

Serhildanın ilk üç gününde Îlam’da geniş katılımlı bir halk ayaklanması gerçekleşti. İran güvenlik güçleri bu duruma son derece sert bir şekilde karşılık verdi. Malekşahî kentinde dört gösterici İran güvenlik güçleri tarafından katledildi.

Bu katliamın ardından serhildan daha da yayıldı ve yeni bir evreye girdi. Günler ve saatler ilerledikçe Îlam ve Kirmaşan eyaletlerinde protesto eylemleri büyüyerek sürdü. İlk üç günün sonunda Rojhilat Kürdistan’ın tamamında serhildan etkili hâle geldi. Îlam, Abdanan ve Melekşah kentlerinde nüfusun yaklaşık yüzde 90’ı bu sürece katıldı. Bu kentlerde fiilî olarak bir devrim süreci yaşandı.

Halk geri adım atmadıkça rejimin baskısı daha da sertleşti. Ancak serhildanın başlamasından yaklaşık bir hafta sonra rejim, çaresiz kalarak bu kentlerdeki güvenlik güçlerini geri çekmek zorunda kaldı. Son beş gündür Abdanan, Melekşah ve Îlam kentlerinde güvenlik güçleri ya tamamen şehirlerden çekildi ya da karakollara kapanarak görünmez hâle geldi. Bu durum hâlen devam ediyor.

Kirmaşan eyaletinde ise Caferabad bölgesinde 18 ve 20 yaşlarında Feylî Kürtlerinden iki kardeşin güvenlik güçleri tarafından katledilmesi, protestoların tüm eyalete yayılmasına yol açtı. Bu olayın ardından halkın tepkisi öylesine büyüdü ki güvenlik güçleri karakollara ya da şehrin dışına çekilmek zorunda kaldı.

Kürt partileri bir araya geldi

Serhildanın beşinci gününde PJAK ve PDKÎ öncülüğünde yedi Kürt partisi bir araya geldi. Yapılan görüşmeler sonucunda, İran rejiminin tutumunu protesto etmek, serhildana destek vermek amacıyla 8 Ocak’ta genel grev çağrısı yapıldı. Halktan evlerinden çıkmaması, işyerlerini ve dükkânlarını açmaması istendi. Hayatın tamamen durdurulması çağrısı yapıldı.

Yedi Kürt partisinin ortak çağrısı halktan çok güçlü bir karşılık buldu. Bazı Türkmen partileri ile Belucistan Halk Partisi de bu çağrıya destek verdi. Son 20 yılda birçok protesto ve grev çağrısı yapılmış olsa da, bu grev önceki örneklerden çok daha güçlü geçti. Bazı bölgelerde katılım yüzde 100’e yaklaşırken, bazı bölgelerde yüzde 70 civarında kaldı. Genel olarak Rojhilat Kürdistan genelinde greve katılım oranı yaklaşık yüzde 80 oldu.

Cuma günü yalnızca devlete bağlı alışveriş merkezleri ve devlette çalışan çok az sayıda dükkan açık kaldı. Bu dükkanlar fiyatları aşırı derecede düşürerek halkı alışverişe çağırdı. Amaç, genel greve katılımın zayıf olduğu izlenimini yaratmaktı. Ancak halk bu girişimleri protesto ederek alışveriş yapmadı. Cuma günü Rojhilat Kürdistan’ın tamamında sokaklar neredeyse tamamen boş kaldı.

Rojhilat'ın durumu

Bugün itibarıyla 13. gününe giren protesto eylemleri, İran genelinde her geçen gün artarak devam ediyor. Katılımın ve eylemlerin niteliğinin her gün daha da geliştiği görülüyor. Mevcut tabloya bakıldığında, bu serhildanın önümüzdeki günlerde ve haftalarda daha da büyüyerek süreceği yönünde güçlü bir kanaat oluşmuş durumda. Sürecin nereye varacağını şimdiden kesin olarak söylemek zor olsa da, yayılma hızına bakıldığında rejimi sarsma ihtimalinin yüksek olduğu görülüyor.

İran çok farklı halkların yaşadığı bir ülke. Ülke genelinde halklar büyük bir baskı altında. Kürtler, Beluçlar ve Araplar, İran devleti tarafından tarihsel olarak en fazla baskıya maruz kalan halklar arasında yer alıyor. Kürt halkının güçlü bir direniş geleneğine sahip olması nedeniyle, İran devleti Kürtlere karşı diğer halklara oranla daha sert ve farklı bir politika izliyor. 1979’dan bu yana rejim, en büyük istihbarat gücünü ve askeri varlığını Kürdistan’a konuşlandırmış durumda. Nüfus yoğunluğu Kürt bölgelerinden katbekat fazla olan bazı bölgelerde dahi, Kürdistan’daki güvenlik yoğunluğunun yüzde 20’si bile bulunmuyor. Bu durum, Kürdistan’da diğer bölgelere kıyasla çok daha yoğun bir askerî ve güvenlik varlığı olduğunu gösteriyor.

İran genelinde baskı, işkence ve hak ihlalleri yaşansa da, Rojhilat Kürdistan’da bu baskının çok daha ağır olduğu görülüyor. Bu nedenle mevcut serhildanda da rejimin Kürtlere ve Kürdistan’a yaklaşımı, İran’ın diğer bölgelerine kıyasla çok daha sert ve acımasız oldu.

İran/ foto:AFP

En az 40 sivil katledildi

Şu ana kadar İran genelinde 40’ın üzerinde sivilin katledildiği bildiriliyor. En fazla can kaybı Melekşah kentinde yaşandı; burada yedi kişi hayatını kaybetti. İran genelinde 500’ün üzerinde yaralı olduğu, rejim tarafından 30 binin üzerinde kişinin tutuklandığına dair haberler bulunuyor. Bağımsız uluslararası kaynaklara göre ise en az 3 bin kişinin tutuklandığına dair doğrulanmış bilgiler mevcut.

İran rejimi, protestolara karşı özel savaş kapsamında kullanılan silahlar kullanıyor. Bu silahlar, özellikle yüze isabet ettiğinde kalıcı körlüğe yol açıyor. 2022’deki “Jin, Jiyan, Azadî” eylemlerinde 1500’ün üzerinde insan bu silahlar nedeniyle kör olmuştu. Bu serhildanda da aynı silahlar kullanılıyor, ancak önceki dönemlere göre daha sınırlı bir biçimde. Rejimin bu süreçte daha temkinli davrandığı görülüyor. Özellikle İsrail’in saldırıları sonrasında rejim içinde ciddi bir güvensizlik ortaya çıktığı ve iktidarın kendine olan güveninin zayıfladığı gözlemleniyor.

İnternet kesiliyor

Rejim, serhildanın güçlü yaşandığı kentlerde interneti bilinçli olarak kesti ya da ciddi biçimde yavaşlattı. Amaç, halkın internet üzerinden örgütlenmesini, bilgi paylaşmasını ve görüntü aktarmasını engellemek oldu. İnternet bağlantıları, mesajların gecikmesine ve videoların paylaşılamayacak kadar zayıflatılmasına yol açacak düzeye indirildi.

Rojhilat Kürdistan’da şu ana kadar en az 15 kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor. Yüzlerce yaralı olduğu, uluslararası kurumlar tarafından ise en az iki bin kişinin tutuklandığı açıklanmış durumda. Serhildanın güçlü yaşandığı kentlerde İran güvenlik güçleri ya şehirleri terk etti ya da tamamen geri çekildi. Buna karşılık serhildanın gerçekleşmediği ya da çok zayıf kaldığı kentlerde güvenlik güçleri yoğun bir abluka uyguluyor. Bu kentler kara ve hava unsurlarıyla kuşatılmış durumda ve neredeyse tamamen militarize edilmiş hâlde.

Rojhilat Kürdistan’da internet bağlantısı neredeyse yok denecek düzeyde. İnternetin kısmen açık olduğu bölgelerde ise video gönderimine imkân vermeyecek kadar zayıf bir bağlantı sağlanıyor. Amaç, yaşanan eylemlerin ve protestoların dış dünyaya yansımasını engellemek, İran’daki diğer bölgelerin bu görüntüleri görmesini önlemek. Aynı zamanda güvenlik güçlerinin sivillere yönelik uyguladığı şiddetin ve kullandığı savaş suçu kapsamındaki silahların görüntülerinin yayılmasının önüne geçilmek isteniyor. Rejim, ileride uluslararası alanda yargılanma ihtimalini gözeterek interneti kesiyor ve görüntülerin dolaşıma girmesini engelliyor. Halkın dünya ile bağını koparmaya yönelik bilinçli bir politika olarak uygulanıyor.

Yüz yüze ilişkiler 

İnternetin kesilmesiyle birlikte halk, örgütlenmesini yüz yüze ilişkiler üzerinden yürütüyor. İnsanlar birebir görüşmelerle birbirlerini motive ediyor, eylem ve etkinliklere doğrudan çağrılar yapıyor. “Jin, Jiyan, Azadî” serhildanından önceki ayaklanmalar genellikle şehir ya da bölge bazında sınırlı kalıyordu. Bir serhildan, başka bölgelere yayılmadan ya da duyulur hâle gelmeden bastırılıyordu. “Jin, Jiyan, Azadî” serhildanı bu sınırı aşarak çok geniş bir coğrafyaya yayılmıştı. Ancak o süreçte kentler farklı zamanlarda harekete geçiyor, küçük şehirlerin büyük kısmında serhildan yaşanmıyordu. Bu nedenle güvenlik güçleri ayaklanmanın yaşandığı kentleri ablukaya alarak kısa sürede bastırabiliyordu. Oluşturulan korku ortamı nedeniyle eylemler eşzamanlı gelişmiyordu.

Son 12 gündür devam eden bu serhildana bakıldığında ise eylemlerin en küçük kentlere kadar yayıldığı görülüyor. Bu serhildan, önceki örneklerden farklı olarak Rojhilat Kürdistan’ın neredeyse tamamında karşılık buldu. En küçük yerleşimlerde dahi halk eylemlere katıldı. Bu nedenle güvenlik güçleri protestolar karşısında çaresiz kalarak geri çekilmek zorunda kaldı. Gerek Rojhilat Kürdistan’da gerekse İran genelinde küçük şehirlerin yaklaşık yüzde 50’sinde bu serhildan etkili oldu. Şu ana kadar yaşanan hiçbir ayaklanma, yayılma alanı ve katılım düzeyi bakımından bu serhildan kadar güçlü olmadı. Hiçbiri İran rejimini bu ölçüde korkutmadı. Bu 12 günlük süreç, coğrafi yayılımı ve katılım oranıyla önceki serhildanlardan belirgin biçimde ayrılıyor.

Kontrol halkın elinde

Serhildanın ilk günlerinde halka karşı son derece sert bir tutum sergileyen rejim, halkın kararlılığı ve kitlesel tepkisi karşısında geri çekilmek zorunda kaldı. Güvenlik güçleri ya şehir dışına çıktı ya da karakollara kapanarak hareket edemez hâle geldi. Bu durum özellikle Îlam eyaletinde Abdanan ve Melekşah kentlerinde, Kirmaşan’da ise Caferabad bölgesinde belirginleşti. Bu kentlerde fiilî kontrolün büyük ölçüde halkın eline geçtiği görülüyor.

“Jin, Jiyan, Azadî” serhildanı, yedi Kürt partisini birbirine yaklaştırmış ve aralarında bir diyalog süreci başlatmıştı. Bu görüşmeler sonucunda ortak bir komite oluşturulmuştu. Ancak o dönemde tam anlamıyla bir birlik sağlanamamıştı. Bu kez yaşanan serhildan, yedi Kürt partisini daha ileri bir noktaya taşıdı ve fiili bir ittifaka zorladı. “Diyalog Platformu” adı altında kurulan bu yapı, Rojhilat Kürdistan tarihinde bir ilk olarak değerlendiriliyor. Yedi Kürt partisinin birlikte yayımladığı ortak açıklamanın benzeri daha önce yaşanmamıştı.

Rojhilat Kürdistan’da üç ana siyasal Kürt çizgisi bulunuyor. PDKÎ, özellikle Mukriyan bölgesinde etkili olan ve Rojhilat Kürdistan’daki en eski siyasal oluşum olarak öne çıkıyor. Kendini sol ve sosyalist olarak tanımlayan Komala ise zaman içinde parçalanarak dört ayrı yapıya bölünmüş durumda ve bu haliyle PDKÎ’ye kıyasla daha zayıf bir konumda bulunuyor. Son 20 yılda ortaya çıkan PJAK ise Rojhilat Kürdistan’ın tamamında örgütlü bir yapıya sahip. Yedi partilik bu ittifakın içinde PDKÎ, PJAK, PAK, bir İslami parti ve Komala’dan ayrılan üç farklı yapı yer alıyor.

Bu yapı içinde PJAK ve PDKÎ daha farklı bir konumda duruyor. PJAK, Rojhilat Kürdistan’ın tamamında örgütlü ve geniş bir temsiliyete sahipken, PDKÎ özellikle güney bölgelerde etkili bir güç olarak öne çıkıyor. Genel olarak bu yedi partinin Rojhilat Kürdistan’da ciddi bir toplumsal karşılığı bulunuyor. Ortak açıklamaları halk tarafından saygıyla karşılanıyor ve bu çağrıların hayata geçirilmesi için güçlü bir irade gösteriliyor.

Tarihsel bir kırılma

Rojhilat Kürdistan’da ilk kez bütün coğrafyayı etkisi altına alan bir serhildan yaşanıyor. Bu durum tarihsel bir kırılma olarak görüyorum. Daha önce Rojava Kürdistanı’nda başlayan mücadeleye diğer Kürdistan parçaları ve diaspora tarafından güçlü destek verilmişti. Bugün de Rojhilat’ta yaşanan bu serhildana diğer Kürdistan parçalarının ve özellikle diasporanın sahip çıkması gerekiyor. Diplomatik alanda daha güçlü adımlar atılması serhildanı daha görünür kılacaktır. Rojava devriminde oynanan rolün, Rojhilat’taki bu süreçte de üstlenilmesi gerekir. Bu serhildanın başarıya ulaşması, Kürdistan’ın diğer parçalarının özgürlüğü açısından da belirleyici bir rol oynayacaktır. Bu nedenle herkesin elinden gelen katkıyı bu sürecin hizmetine sunması gerekiyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.