Sêvê'nin gülümsemesi

Dosya Haberleri —

Sêvê Demir

Sêvê Demir

4 Ocak 2016'da Pakize Nayır ve Fatma Uyar'la birlikte katledilen Sêvê Demir'i yakın arkadaşı gazeteci Xecê Şen anlattı

  • Sêvê, yüzünde güller açan kıvırcık saçlı bir güzel Kürt kadınıydı. Her görenin yüzüne bir gülümseme kondururdu... Bazı gülümsemeler yaraları gizlemek için, bazıları da aşmak içindir. Sêvê'nin gülümsemesi de işte yaraları aşmak içindi. Gülümsemenin gücüne inanır, neşenin çok iyi bir direniş biçimi olduğun bilirdi. Öyle gülümserdi...
  • Xecê Şen: "’Ben bir Kürt kadını olarak buradayım ve varım!’ derdi. O arkadaşlarının arasında parlak bir yıldız gibi parlıyordu, tatlı yüzü ve gülümsemesiyle, kıvırcık zülüfleri ve doğanın rengi olan yeşil gözleriyle tanınıyordu. Sêvê, Kürt dilini savunmadaki ısrarı ve güler yüzlülüğüyle herkesin dikkatini üzerine çekmişti. Sêvê'nin tatlı, yapıcı ve amaçlı bir dili vardı."

GÜLCAN DERELİ

Sêvê, yüzünde güller açan kıvırcık saçlı bir güzel Kürt kadınıydı. Her görenin yüzüne kendinden de bir gülümseme kondururdu... Her tanıyan onu bu gülümsemesiyle hatırlar... Sêvê'nin gülümsemesinin ardında elbette bazı yaralar vardı. Bazı gülümsemeler bu yaraları gizlemek için, bazıları da bu yaraları aşmak içindir. Sêvê'nin gülümsemesi işte o yaraları aşmak içindi... Onun yaraları kendi hikayesine de eşlik eden halkının yarasıydı. Ama o öyle kederle bakmazdı hayata. Gülümsemenin gücüne inanır, neşenin çok iyi bir direniş biçimi olduğunu sezgileriyle bilirdi. Öyle gülümserdi... Sêvê'den geriye işte o gülümsemesi kaldı...

Gazeteci arkadaşı anlatıyor

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Parti Meclisi (PM) Üyesi Sêvê Demir, Silopi Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır ve Özgür Kadın Kongresi (KJA) üyesi Fatma Uyar ile birlikte 4 Ocak 2016 tarihinde Şırnak'ın Silopi ilçesinde devletin kolluk güçlerinin kurşunlarıyla katledildi. Sêvê'nin bedeninde 11 kurşun, Pakize'nin 5, Fatma'nın ise 3 kurşun tespit edilmişti. Karanlık zamanlardı... Şehirlerin yasaklı olduğu, Taybet anaların sokak ortasında cenazesinin kaldığı, 10 yaşındaki Cemile'nin derin dondurucuya koyulduğu zamanlardı... Kirli zamanlardı...

Gazeteci Xecê Şen, uzun yıllar birlikte çalışma yürüttüğü, hapis yattığı Sêvê Demir'in kıvırcık saçlarını, gülümsemesini, kadın mücadelesi ve Kürt kimliğini heybetlice taşıma hikayesini anlattı.

Renkli, coşkulu, heyecanlı...

Xecê Şen, Sêvê Demir'i mahkemede söylediği "Ben bir Kürt kadını olarak buradayım ve varım!" sözleriyle anlatmaya başlıyor. Onu asi, neşeli, başeğmez ve yaşam dolu diye tanımlayan Şen, şöyle devam ediyor: "Bu sözün sahibi, güneş-ışık ülkesinin semalarındaki en parlak yıldız, halkının yaşam yüzü, Sêvê Demir’dir. O arkadaşlarının arasında aynen parlak bir yıldız gibi parlıyordu, tatlı yüzü ve gülümsemesiyle, kıvırcık zülüfleri ve doğanın rengi olan yeşil gözleriyle tanınıyordu. Adını doğanın renginden, elma ağacının ve hayat ağacının renginden aldığı gibi, Sêvê de yaşamda bir o kadar renkli, coşkulu, heyecan dolu bir insanı ve yaşamı seviyordu. Kısacası, anlamlı yaşamı ve kendine özgü mücadelesi birçok şeyin tanımıydı. Sêvê’yi tanımayan biri bile, günlük yaşamdaki hareketlerinden, eylemlerinden onun nasıl bir kişiliğe ve özelliklere sahip olduğunu anlardı."

Kimlik mücadelesi...

Sêvê Demir, 1974 yılında Mardin’in Savur ilçesinde dünyaya gelir. Ailesi, Sêvê henüz 4 yaşındayken devletin zorunlu göç politikaları nedeniyle Manisa'ya göç eder. Her Kürt çocuğu gibi o da asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya kalır. Kürt dili ve kültürünün, Kürt renklerinin ve seslerinin yasaklanması onu derinden etkiler. Bu yasaklar Sêvê'nin zihnindeki çelişkilerin derinleşmesine, Kürt bilincinde kıvılcımlara neden olur. Sêvê'nin mücadele ve direniş hikâyesi tam da burada başlar. Welat, Welatê Me ve Azadiya Welat gazetelerinin dağıtımcısı olarak çalışır. Yine HADEP ve DEHAP döneminde kadın faaliyetlerinde yer alır. Bundan dolayı tutsak düşer, iki yıl hapis yatar. 2005 yılında kurulan Devrimci ve Özgür Kadın Hareketi'nde (DÖKH) görev alır. 2006 yılında DÖKH adına 7 kişiden oluşan TZPKurdî’de kurucu komisyonda yer alır. 2009 yılında KCK davası adı altında yapılan siyasi operasyonlarda tutuklanır. Tahliye olduktan sonra 2014-15 ve 2016 yıllarında DBP Genel Meclis Üyesi ve Kadın Kongresi (KJA) Koordinatörü olarak Mardin ve Botan bölgesinde çalışmalar yürütür.

Asla ölümden korkmazdı

Sêvê ölüme de gülümserdi, korkmazdı diyor Xecê Şen: "O asla ölümden korkmazdı. Bu yüzden de asla boyun eğmedi, mücadelesini her zaman ve her yerde kutsal bir inançla sürdürdü. Hayatındaki en önemli şey ırkçılığa, dinsel bağnazlığa ve cinsiyetçiliğe karşı mücadeleydi. Asıl önemlisi asimilasyon ve yabancılaştırma politikalarına karşı direniş kültürünün geliştirilmesi ve anadilin korunmasıydı. Bu ölçüt onun hayatında her zaman temel ve vazgeçilmezdi. Bu nedenle genç yaşta Kürtçe gazeteciliğe başladı. O hem pamuk, biber, fasulye, üzüm tarlalarında çalıştı, hem de Kürt halkının özgürlük mücadelesi için örgütlenme çalışmalarında bulundu." 

Gülümsemesi etkilerdi

Sêvê Demir'in üzerinde durduğu en önemli çalışmaların başında anadil gelir. Sêvê için dil, bir ülke, kimlik ve yaşam kaynağıydı.

Xecê Şen de bu özelliğine dikkat çekerek, şöyle diyor: "Sêvê arkadaş hangi çalışmaları yürütmüş olursa olsun, en önemli ve temel çalışması dil farkındalığı çalışmaları olmuştur. Sêvê bu özelliğinden dolayı herkesin dikkatini çekerdi. Gülümseyip Kürtçe konuştuğunda insanlar 'Kürtçe bilmiyoruz' demeye utanıyorlardı. Kürtçe bilmeyenler bile öğrenmeye ve konuşmaya çalışıyordu. O denli dil konusunda hassastı. Bu özelliği ve Kürtçe'ye olan sevgisinden dolayı Sêvê Demir, 2006 yılında TZPKurdî’de kurucu komisyonda yer aldı. Yani dil hareketine katılan ilk kadın devrimci ve aktivist Sêvê Demir'dir. 2006-2009 yılları arasında hem kadın hareketini hem de TZPKurdî'nin örgütlenme ve bilinçlendirme çalışmalarını özverili bir ruhla ve büyük bir coşkuyla yürüttü. Kürtçe dil bilincinin oluşturulması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için birçok şehirde kadın toplantıları ve halk toplantıları düzenledi. Dili örgütlemek ve korumak için birçok şehirde atölye çalışmaları yaptı. Kısacası dil hareketinin gelişmesine ve yaygınlaştırılmasında büyük katkıları vardır."

Yapıcı ve tatlı dilliydi

Sêvê'nin gülümsemesi Xecê Şen'in de hayatına konar, ona güç ve neşe verir. Xecê Şen, şöyle anlatıyor bu etkiyi: "Sêvê ile tanışmam 1996 yılında gerçekleşti. Ben Aydın’da hem HADEP kadın komisyonunda hem de Azadiya Welat gazetesinde çalışıyordum. Elbette Sêvê yoldaş da Manisa'da aynı çalışmayı yürütüyordu. O da hem siyasi parti çalışmalarını yürütüyor hem de gazete dağıtma çalışmalarını yürütüyordu. Bu münasebetle Ege bölge toplantılarımız İzmir'de yapılırdı ve o toplantılarda karşılaşıyorduk. Sêvê yoldaşla yürüyüşümüz o yıl başladı ve Kürdistan'a ulaştı. Kendim de onun çabaları sayesinde 2006 yılında Mezopotamya Kültür Merkezi'nin (NÇM) kültür-sanat faaliyetlerinden ayrılarak TZPKurdî'nin faaliyetlerine katıldım. Yani benim üzerimde onun yoldaşlığının büyük bir etkisi vardı. Onunla çalışmak ve özellikle dil çalışması yürütmek benim için bir onurdu. Sêvê'nin tatlı, yapıcı ve amaçlı bir dili vardı. Onun bu özelliği beni çok etkiliyor ve onunla çalışmaktan gurur duymamı sağlıyordu."

Anadilinde ısrarlıydı

2009 yılında KCK davası adı altında siyasi operasyon gerçekleştirilir ve bunun sonucunda binlerce kişi tutuklanır. Onlardan biri de Sêvê Demir'dir. O dönemde TZPKurdî'nin önerisiyle mahkemelerde Kürtçe savunma yapılması kararı alınır. Bu karar KCK davalarıyla birlikte hayata geçirilir. Bu kararda Sêvê Demir'in önemine vurgu yapan Xecê Şen, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Anadilinde büyük bir ısrarla, direniş ruhuyla, korkmadan, kaygılanmadan kendini savunan ve mahkemede her zaman 'Ben bir Kürt kadını olarak buradayım ve varım' diyen biri de hiç şüphesiz Sêvê Demir arkadaştı. Bu özelliğiyle Sêvê, Kürt dilini savunmadaki ısrarı ve güler yüzlülüğüyle herkesin dikkatini üzerine çekmişti. Bu nedenle hem mahkemelerde hem de halk arasında Kürt dilinin savunucusu sembolü olarak tanımlanıyordu. Düşüncem ve inancıma göre bu sade bir tanımlama değildi ve birdenbire ortaya çıkmamıştı. Dili koruma ve geliştirme yolunda verdiği mücadele ve direniş bu tanımlamayı doğurdu. O da hayatının sonuna kadar fedakâr bir ruhla bu tanımlamaya sahip çıktı. Kısacası, o bu tanım içinde kendisini canlı kıldı ve bu tanımı bize büyük bir miras olarak bıraktı."

Direnmek yaşamaktır

KCK davasından tutuklanana kadar Devrimci ve Özgür Kadın Hareketi'nde, Kürt Dili ve Eğitimi Hareketi'nde birlikte çalışma yürüttüklerini belirten Şen, "Tutuklandıktan ve sonrasında da, tahliye olana kadar hapishanede mektuplaşarak yoldaşlığımız sürdürdük. Tahliye olduktan sonra birlikte DBP Merkez Genel Kurulu üyeliğinde yer aldık. Ben Nusaybin ve Kerboran'da çalışırken, arkadaşım Sêvê de Cizre ve Silopi'de çalışıyordu. Neredeyse her gün birbirimizin sesini duyuyorduk. Birbirimizi aradığımızda, her seferinde ona 'porxelaka min, nasılsın?' dediğimde, bana 'çavbelaka min, direnmek yaşamaktır' derdi. Birlikte bu sözlerimize güler ve beraber direnmek yaşamaktır derdik" diyerek anımsıyor yoldaşını...

Yollar doğalında kesişir

İnsan uzun, sonsuz ve amaç dolu bir yolda yürürken, kuşkusuz bu yolculukta aynı yolun yolcuları ile karşılaşır. Doğal olarak hayatlar ve yönler kesişir. Hele ki bu hedef yasaklı bir dil, kimlik ve ülke içinse... Sêvê ile Xecê'nin yolculuğu da böyle kesişir. Bu yolun kadınlar için daha anlamlı olduğunu söyleyen Xecê Şen, şöyle devam ediyor: "Çünkü kadın-hayat ve toprak kavramlarının anlamı birlikte tek bir tanımdır. Ben de bir Kürt kadını olarak bu özgür ülke yolu felsefesine inandım. Elbette, bu yolda binlerce özgürlük tutkunu ve sevdalısıyla karşılaştım. Bu arkadaşlardan biri de değerli arkadaşım Sêvê Demir'di."

Gece 12'de son dakika!

Xecê Şen, yoldaşı Sêvê'nin şehadet haberini aldığında dört duvar arasında, hapistedir. Xecê Şen, bir kabusu andıran o anı anlatıyor: "18 Ekim 2015'te Kerboran'da tutuklanarak Midyat Cezaevi'ne götürüldüm, ardından Adana'nın Karataş ilçesine sürgün edildim. Tutuklanmamdan 3 ay sonra cezaevinde gece saat 12'de televizyon ekranından son dakika haberlerini izliyordum. Böyle bir ortamda, arkadaşlarımın, özellikle de Sêvê yoldaşın şehadetini duymak beni bir dünyadan alıp başka bir dünyaya götürdü. İnanmak istemediğim bir kabus. Güçlü bir irade ve inançla Sêvê yoldaş, hayatındaki kutsal ve silinmez sözü 'Direnmek yaşamaktır'a sahip çıktı ve son nefesine kadar, iki arkadaşıyla birlikte ölümsüzler kervanına katıldı. Sêvê'nin yoldaşlığı, ülkesinin toprağına olan sevgisi, onun Kürdi kültürü ve yaşamı, direnişçi inadı her zaman ışık-güneşimiz olacak ve o her zaman hayatta ölümsüz olacak ve yaşayacak."

Biz Kürt kadınlarıyız

Xecê Şen, son olarak şöyle anıyor Sêve Demir'i: "Sevgili ve kutlu yoldaşım Sêvê, güler yüzlüm, kıvırcığım (porxeleka min, rûgeşa min), ülkemin semalarındaki en parlak yıldız, sen her zaman gökyüzündeki yıldızlar gibi, güneş-ışık gibi hayatımızda parlayıp canlı kalacaksın... Çiselesin baharın yağmuru, aksın gülen yüzünün üstüne ki senin tatlı ve güzel yüzünle barışık çiçekleri ve gülleri toplayabileyim, koklayabileyim ve örüp altın tacı kıvırcık örüklerinin üzerine yerleştirebileyim, böylece tüm genç kadınlar senin bu güzelliğin önünde özgürlük dansını edebilsin, haykırabilsin ve desin ki: 'Biz Kürt kadınları olarak buradayız ve varız!'"

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.