Gazeteci Hüseyin Aykol'u yitirdik

Hüseyin Aykol

Hüseyin Aykol

Kürt halkı ve basın-yayın geleneği, değerli bir dostunu, yoldaşını ve meslektaşını kaybetti

  • Kürt basınıyla Halk Gerçeği'nden itibaren buluşan, 36 yıl boyunca durmadan çalışan gazeteci-yazar Hüseyin Aykol, beyin kanaması sonrası 2 ay 17 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti.
  • Aykol, Kürtlerin 36 yıldaki tüm haftalık ve günlük gazetelerinde üstendiği editör ve yöneticilik görevlerinin yanı sıra yazarlık da yaptı. KCK ve DEM Parti de Aykol'un vefatı üzerine mesajlar yayımladı.

Gazeteci-yazar Hüseyin Aykol, evinde geçirdiği beyin kanamasının ardından kaldırıldığı ve 14 Ekim'den beri yoğun bakımda tutulduğu Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde dün gece yaşamını yitirdi. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, büyük üzüntü duyduğunu belirterek, ailesine, basın camiasına ve Kürt halkına başsağlığı diledi.

Özgür Basın geleneği içerisinde ifade özgürlüğü ve insan hakları mücadelesinde 51 yılı geride bırakan gazeteci-yazar Hüseyin Aykol, 70 yaşında hayata gözlerini yumdu. Aykol, 14 Ekim’de evinde beyin kanaması geçirmiş ve Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alınmıştı.

Manisa’nın Salihli ilçesi Poyrazdamları köyünde 1956'da dünyaya gözlerini açan Aykol, ömrünün 51 yılını yayıncılık ve gazetecilikle, bunun 36 yıllını Kürt Özgür Basınıyla geçirdi. Hayatının yaklaşık 12 yılında cezaevinde tutulan Aykol, karakol ve cezaevlerinde yaşanan işkence ve hak ihlallerinin hem tanığı hem de mağduru oldu.

Basın alanına girişi

Aykol’un ailesi dededen varlıklı olmalarına rağmen sonradan yoksullaştı, babası geçimlerini sağlamak amacıyla esnaflık ve çiftçilik dahil olmak üzere birçok iş yaptı. İlkokulu Salihli’de tamamlamasının ardından öğretmeninin desteği ile İzmir Koleji'ni burslu olarak kazandı ve yatılı olarak okudu. Koleji bitirdikten sonra üniversite sınavlarına girdi ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı. CHP'li bir aileden gelen Aykol’un bu yıllardaki muhalif kimliği daha sonra devrimci mücadeleyle buluştu. Üniversite ikinci sınıfta bununla tanışan Aykol, gençlik derneklerine girdi. Tıp Fakültesi 2. sınıfta devamsızlıktan kalan Aykol, siyasal çalışmalarını sürdürmek için 1975'te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni yüksek bir puanla kazandı. Sosyalist mücadele içinde henüz 1970’li yıllarda birçok dergi ve gazete için yazılar yazıp çeviriler yapan Aykol, 12 Eylül Askeri Darbesi öncesinde Ser Yayınevi’nde editörlük ve çeviriler yaparak basın alanına ilk adımı attı. Aykol, 2021’de verdiği bir röportajda basın ile ilgili bütün bilgisini Ser Yayınevi döneminden edindiğini kaydetmişti. 1978’de bir kaç çeviri kitabı çıkaran Aykol, çok genç olmasına rağmen çeviri kitaplarından dolayı Türkiye Yazarlar Sendikası’na üye oldu.

Tutsaklık yılları

12 Eylül Askeri Darbesi ile beraber arananlar listesinde adı geçmeye başlayan Aykol, 1981'de henüz üniversite öğrencisiyken gözaltına alındı. 45 gün boyunca işkence gören Aykol, ardından tutuklanarak gönderildiği Mamak Askeri Cezaevinde de o dönemde adeta bir cehennemi yaşadıkları yerde yine işkenceye maruz kaldı. Aykol, cezaevinden çıktıktan sonra da dönemin devrimci örgütleri ile ilişkisini sürdürdü ve çalışmaları kapsamında İzmir’de görevler aldı, ancak cezaevi peşini hiç bırakmadı. 12 Eylül Askeri Darbesi ile birlikte binlerce aydın, yazar, sosyalist gibi 6 yıl 8 ay hapis cezası verilerek cezaevine konulan Aykol, Mamak, Çanakkale, Buca, Aydın ve Salihli cezaevlerinde 10 yıl kaldı. Aykol, Mamak Cezaevi’nden tutulduğu dönemde Diyarbakır Cezaevi'nden gelen bir tutsağın durumunu gördükten sonra "asıl cehennemin Diyarbakır olduğunu anladım” demişti. Aykol’un PKK ile ilk somut tanışıklığı cezaevi yıllarında olurken, Aydın Cezaevi'nde "temsilci" olarak görev yaptı, aralarında Sabri Ok'un da bulunduğu PKK'li grupları koğuşlara yerleştirdi, onların çıkardığı gizli dergilere, yürüttükleri eğitimlere ve iç disiplinlerine de yakından şahit oldu.

Halk Gerçeği ile birliktelik

Cezaevinden 1990'da çıkan Aykol’un yeni adresi, haftalık yayın yapan HEDEF ve Halk Gerçeği oldu. Dergilerde editörlük yapan Aykol, Kürt basın geleneğinin ilk haftalık gazetelerinden olan Yeni Ülke ile gazeteciliğe gerçek anlamda adım attı. Yeni Ülke gazetesinin Êlih muhabiri Cengiz Altun'un katledilmesi haberini aldıktan sonra genel yayın yönetmeni olarak “Biz gazeteciyiz. İşimizi yapacağız. Bize düşen bu haftaki gazetemizi her zamankinden daha iyi yapmaktır. Cengiz'e ancak böyle layık olabiliriz” diyen Aykol, başladığı Özgür Basın serüveninde bir an olsun duraksamadı. Aykol, 30 Mayıs 1993'te yayın hayatına başlayan Özgür Gündem gazetesi ile yoluna devam etti. Özgür Basın geleneğinden gelen gazetelerde hem kurucu hem de emekçi olarak yer alan Aykol, Genel Yayın Yönetmenliği de yaptığı Özgür Gündem gazetesinin kapatılması sonrasında da devam yayınlarda çalışmalarını sürdürdü. Aykol, bu süreçte 50’den fazla günlük ve haftalık gazete, dergi ve benzeri yayınların çıkışında aktif rol aldı.

Kitaplar da yazdı

Aykol, 2024'te katledilen yoldaşlarının anısına “Özgür Basın Tarihi” adlı kitabı kaleme aldı, Özgür Basın’ın 34 yıllık serüveni anlattı. Aykol’un aynı zamanda kendi analizlerinden oluşan “Haber Basınından İslamcı Medyaya” adlı bir kitabı da geçmişten günümüze medyanın tarihine ışık tutuyor. Aykol’un  “Ayrılığın İçinden Geçerken”, “Aykırı Kadınlar: Osmanlı’dan Günümüze Devrimci Kadın Portreleri” ve “İlginç Zamanlarda Yaşamak” kitapları bulunuyor. "Sol Örgütler Sağ ve İslamcı Örgütler”, “Baskı Grupları: Bizi Kimler Yönetiyor?”, “Modern Propaganda ve Modern Ajitasyon”, “Refah Partisi’nin Tarihsel Gelişimi”, “Gizli MİT’in Açık Tarihi”, “CIA, Gladyo, Mafya Çete”, “Ortadoğu Denkleminde Türkiye-İsrail İlişkileri” ve “Çerkes Ethem/Gerçek Yaşam Öyküsü” başlıklı araştırmalara imza atan Aykol, ayrıca çok sayıda çeviri de yaptı.

Gazetecilikte ısrar

Aykol, katledilen gazeteci arkadaşlarının kendisine bıraktığı mirası, her zorluğa rağmen gazetecilikte ısrar ederek sürdürdü. Kürt Bilgesi Apê Musa katledilmesinin 33. yıl dönümünde 20 Eylül 2025'te Nisêbîn’deki mezarı başında konuşan Aykol, "Bugün onun özlediği barış masasını kurduk. Evet, kör topal yürüyor. Bir Osmanlı oyunu oynanıyor ama bugüne kadar getirdik. Bugün bu süreç gerillanın sırtında yürüyor ve en son kongrelerini de yapıp, bize devrettiler. Gazeteciler olarak bugüne kadar üstümüze düşeni yaptığımıza inanıyorum. Bundan sonra da barış gazeteciliği yapacağız. Elimizden geleni yapacağız. Ben kendi adıma bunun sözünü veriyorum. Sizler de bu sözü veriyorsunuz. Barış annelerimiz burada. Bu yükü sadece onların sırtında bırakmayalım. Bu süreci sahiplenerek, üzerimize düşeni yapalım” diyerek, Apê Musa’ya verdiği sözü yenilemişti.

Dediği gibi oldu

Aykol, 22 Haziran'da Amed'de yapılan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) 3. Olağan Genel Kongresi'nde “Şu anda iktidara karşı en büyük medya biziz. Bunu daha da büyütmeye ihtiyacımız var. Bu medya olmasaydı, neredeyse 50 yıldır devam eden mücadele dünyaya tanıtılamazdı. Gerçekten bu konuda önemli rol oynadık. Bu toplumun parçasıyız. Şimdiye kadar demokratik basına nasıl yol açtıksa bundan sonra da yolumuz bu şekilde devam edecek. Ben de bu bayrak yere düşmesin diye hayatımın sonuna kadar buradayım” demişti.

Yarın uğurlanıyor

Aykol, yarın saat 10.30’da Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’nde gerçekleştirilecek törenin ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda saat 14.00’te son yolculuğuna uğurlanıyor. Cenaze töreninin ardından İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’nde taziyeler kabul edilecek.

KCK'den başsağlığı

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Hüseyin Aykol için başsağlığı mesajı yayımladı. Mesajın tamamı şöyle: “Özgür Basın emekçilerinden gazeteci yazar Hüseyin Aykol tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmiş. Yeni bir yıla henüz girerken böyle bir haberi almak bizi derinden üzmüştür. Ömrünü halkların kardeşliği, demokrasi ve sosyalizm mücadelesine adayan böyle bir insanı yitirmek şüphesiz büyük bir üzüntü nedenidir. Ailesi ve yakınları başta olmak üzere basın camiasına, Kürt halkına ve bütün Türkiye halklarına başsağlığı diliyoruz.

Büyük emeği vardır

Kürt basınının gelişmesinde Hüseyin Aykol'un büyük bir emeği vardır. Özgür Basın geleneğinin yılmaz ve emekçi bir kalemi olmuştur. Büyük zorluklara, imkansızlıklara göğüs gererek, baskı ve saldırılara karşı direniş tutumundan vazgeçmeyerek Özgür Basın geleneğinin oluşmasında ve kesintiye uğramadan günümüze kadar ulaşmasında büyük bir rol oynamış, bunun öncülerinden olmuştur. Yine Kürt halkının yaşadığı haksızlığı, maruz kaldığı saldırıları, Türkiye ve dünya kamuoyuna taşırılmasında değerli Hüseyin Aykol'un önemli bir yeri vardır. Mücadelesi ve emeğiyle hem Türkiye demokrasi mücadelesinde hem de Kürt halkının özgürlük mücadelesinde önemli bir yer edinmiştir. Önder Apo da değerli Hüseyin Aykol'un sağlık durumunun ağırlaşmasından ötürü büyük üzüntü duyduğunu belirtmiş ve her görüşmede sağlığını sorarak durumunu takip etmiş, sağlığına kavuşmasını ve kendisini görme arzusunu dile getirmiştir.

Bir kez daha derin üzüntümüzü belirtiyor, ailesine, yakınlarına, dostlarına, basın camiasına ve halklarımıza başsağlığı diliyoruz. Halklarımızın ve Özgür Basın'ın değerli Hüseyin Akyol'un anısına güçlü şekilde sahip çıkacağına inanıyoruz."

DEM Parti ve DBP: Asla korkmadı

Aykol için birçok siyasi parti ve şahsiyet de başsağlığı ve taziye mesajı paylaştı. Bir bölümü şöyle:

* Demokratik Bölgeler Partisi (DBP): Gazeteci Hüseyin Akyol’u kaybettik. Ömrünün büyük bölümünü adadığı gazetecilikte, kalemini karanlığa karşı bir meşale, hakikatin üzerini örtmeye çalışanlara karşı bir direnç hattı olarak kullanan Akyol, baskıların, sansürün ve tehditlerin gölgesinde dahi gerçeğin peşini bırakmayan bir basın emekçisiydi. Akyol’un bıraktığı miras; sadece yazdığı haberlerde değil, Özgür Basın geleneğine kattığı emekte, genç gazetecilere bıraktığı cesarette ve hakikate duyduğu sarsılmaz inançta yaşamaya devam edecektir.

* DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları: Ömrünün yarım asrını basın geleneği içinde ifade özgürlüğü ve insan hakları mücadelesine adayan Hüseyin Aykol, tüm baskılara rağmen hakikatin peşinden gittmekten asla geri durmadı. Kararlılığı ve inancı bizlere yol göstermeyi sürdürecek.

* DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan: Çok üzgünüz. Hüseyin Hoca, kalemiyle hep doğruların yanında durdu, hakikati yazmaktan asla korkmadı. Yokluğu, hepimizin yüreğinde derin bir boşluk bırakacak. Artık aramızda değil ama bıraktığı miras, yazdıkları, mücadelesi hep yaşayacak. Özgür Basın'ın, dostlarının ve hepimizin başı sağolsun.

* Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG): 70 yıllık yaşamının 36 yılını ayırdığı Özgür Basın’ın emekçisi, çınarı, hocası gazeteci Hüseyin Aykol’u kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz

* Gazeteci Faruk Bildirici: Hüseyin Aykol ile bunca yıl belki bir iki kez karşılaşmışızdır ama ben asıl olarak kendisini son yıllarda yazışarak tanıdım. Gazetecilik kaygılarımız, yanlışlara karşı eleştirel bakışımız ve de farklılıklarımız bizi ortak paydada buluşturmuştu. Direngen, tavizsiz ama bir o kadar sakin, hoşgörülü, barışçıl bir kişilikti. Bilgece bir olgunluğu vardı. Ömrü boyunca gazetecilikte direnmiş, cezaevine girip çıkmayı işinin doğal parçası saymış bir gazeteciydi. Çok erken bir veda onunki... Oysa daha gazetecilik üzerine konuşacak, tartışacak çok sorunumuz vardı. Bu ülkede neden "Kürt medyası"nın doğduğunu, nasıl serpildiğini anlamak isteyenler onun yaşamına bakabilir. Anısına saygıyla...

* İnsan hakları savunucusu Eren Keskin: Bombalanan Özgür Ülke önünde son fotoğraf. Ömrünü tüm baskılara karşı tek bir amaca adamış bir insan. Bir gazeteci. Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmenliğinde dava arkadaşım... Ardında saygı ve sevgi bırakarak gitti bu dünyadan.

* Gazeteci Abdurrahman Gök: Bizler 2026’da aramıza dönmenizi dilerken; siz her defasında özlemini duyduğunuz Apê Musa’ya, Gurbeteli’ye, Mazlum’a, Nagihan’a, Nazım’a, Aziz’e, Seyid’e, Cengiz’e ve isimlerini tek tek kayda geçtiğiniz Özgür Basın şehitlerine kavuştunuz hocam. Her çalışmamızda emeğiniz olacak…

* İHD Eşbaşkanı Cihan Aydın: İlkeli bir gazeteci ve önemli bir insan hakları savunucusunu yitirdik. Mahpusların sesi, gözü kulağıydı. Çok üzgünüm, başta Nuray Ablamız olmak üzere hepimizin başı sağolsun.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.