Kayyum yasa dışı oturtuluyor

Mardin kayyum

Mardin kayyum

  • Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanmasına karşı açılan davada “yürütmenin durdurulması” talebi reddedildi. Bölge İdare Mahkemesi' kayyum atanmasını “hukuka uygun” buldu. Avukat Erdal Kuzu, kararın anayasaya aykırı olduğunu söyledi.

Yargılandığı davada beraat etmesine rağmen görevi iade edilmeyen Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Ahmet Türk'un avukatı Erdal Kuzu, kayyumların geri çekilmesinin sürece güveni arttıracağını kaydetti. 

Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Devrim Demir’in 4 Kasım 2024'te görevden alınarak, yerlerine kayyum atanmasına dair Mardin 1. İdare Mahkemesi’nde açılan dava reddedildi. Avukatlar, “yürütmesinin durdurulması” için Antep Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazda bulundu. Bölge İdare Mahkemesi kayyum atanmasını “hukuka uygun” bularak, yürütmenin durdurulması talebinin reddi yönünde karar verdi. 25 Aralık'ta alınan karar, önceki gün tebliğ edildi. 

Anayasa'nın 28. maddesine aykırı

MA'ya konuşan Ahmet Türk’ün avukatı Erdal Kuzu, mahkemenin kararında belirttiği gerekçelerin zaman içinde çöktüğünü hatırlattı. Kuzu, şunları paylaştı: “Mahkeme, idarenin ileri sürdüğü üç gerekçeden ikisinin ortadan kalktığını bizzat kabul etmiştir. Yani Mardin Cumhuriyet Başsavcılığındaki soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı, Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosyada beraat kararı verilmiştir. Bu da İçişleri Bakanlığının gerekçelerinin büyük oranda çöktüğünü ortaya koymaktadır. Tam da bu nedenle mahkemenin davayı reddetmesi hukuka aykırıdır. Geriye kalan tek gerekçe ise,  kamuoyunun yakından bildiği Kobanê davasında Ahmet Türk hakkında verilen 10 yıllık hapis cezası kararıdır. Her ne kadar Ahmet Türk hakkında hapis cezası verilmiş olsa da dosya kesinleşmemiştir. Anayasa’nın 38. maddesinde açık şekilde ‘Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz’ ibaresi yer almaktadır. Bu nedenle kesinleşmemiş bir mahkûmiyet kararının kamu görevine engel olarak kabul edilmesi, masumiyet karinesi ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırıdır.”

İktidara göre yargı kararı

Kobanê Kumpas Davası'nın 2016 ve 2019 yıllarında da Ahmet Türk hakkında kayyum atanmasına gerekçe yapıldığını anımsatan Kuzu, şöyle devam etti: “Buna rağmen halk her defasında Ahmet Türk’ü yeniden belediye başkanı olarak seçmiş, 2024 seçimlerinden sonra ise Ahmet Türk hakkında görevinden kaynaklı herhangi bir soruşturma veya dava açılmamıştır. Buna rağmen mahkeme, bize göre geçmişte tüketilmiş bir gerekçeyi yeniden gündeme getirerek halkın iradesini yok saymıştır. Sadece bu nedenle bile kayyum uygulamasının devam ettirilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir.”

Mahkemenin siyasi iktidarın etkisi altında hareket ettiğini dile getiren Kuzu, mahkemenin Ahmet Türk’ün belediye eşbaşkanı seçilmesinin ardından hakkında bir soruşturma olup olmadığını araştırıp, tartışması gerektiğine dikkati çekerek “Bu yaklaşım, idare mahkemesinin bağımsızlığını zedelemekte ve onu iktidarın keyfi uygulamalarına karşı koruyucu rolünü yerine getirmekten alıkoymaktadır. İktidara muhalif olan tüm belediyeler bu yaklaşım sonucu savunmasız kalmış, halkın iradesi bertaraf edilmiştir. İdare mahkemelerinin kuruluş amacı idarenin keyfi hareket etmesinin önüne geçmek ve bu anlamda gerekli denetimi sağlayarak, kanuna aykırılıkları ortadan kaldırmaktır” şeklinde konuştu.

Gerekçesi, hukuken imkansız

İktidarın güvenlik kaygısının mahkemeyi bağlamayacağını ve iktidarın güvenlik kaygılarının mahkeme tarafından meşrulaştırılmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu dile getiren Kuzu, şunları söyledi: “İdarenin kamuoyunda kayyum olarak bilinen atama işlemeni güvenlik gerekçeleri ile yaptığını belirtmesine rağmen mahkemenin bu gerekçeyi hukuki gerekçe olarak kabul etmesi, hukuken mümkün değildir. Mardin 10 yıla yakın bir süredir kayyumlar tarafından yönetilmektedir. Serbest seçim hakkı ortadan kaldırılmış durumdadır. 10 yıldır kayyumlar tarafından yönetilen bir şehirde halen güvenlik kaygısı ortadan kalkmamış ise bu iktidarın gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını da göstermektedir. Bu aynı zamanda Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na da aykırıdır.”

AYM'deki sonuç beklenmeliydi

Danıştay ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarının İçişleri Bakanlığı ve diğer idarelerin keyfi uygulamalarının önüne geçmeye yönelik olduğunu dile getiren Kuzu, sözlerini şöyle sürdürdü: “İçtihatlar görevden uzaklaştırmanın keyfi kullanılamayacağını ve seçim sonuçlarına katlanmanın demokrasi gereği olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Aynı zamanda görevden uzaklaştırma kararı verilmesine dayanak yapılan 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45/2. maddesi, Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne götürülmüştür. Mahkemenin, bu iptal davasını bekletici mesele yapmadan karar vermesi, davacının seçilme ve görevde kalma hakkını iptal konusu bir normun gölgesinde yok saymak anlamına gelmektedir. Oysa yargı mercilerinin, Anayasa Mahkemesi’nde görülen iptal davası sonuçlanıncaya kadar bu normu uygulamaktan kaçınması, hukuki güvenlik ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin gereğidir."

Süreç için küçük ama önemli

Rêber Apo'nun çağrısıyla başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile beraber de kayyumların tartışmaların odağında olduğuna dikkatu çeken Kuzu, şunları ekledi: “Ortada bir süreç var. Bu süreç Türkiye’nin demokratikleşme süreci olarak kabul edilirken, demokratik bir topluma ulaşmak ancak demokratik kararlarla, demokratik yaklaşımlarla mümkündür. Toplumun sürece olan güvenini artırmak, sürece katılımını sağlamak ve süreci başarıya ulaştırmak adına kayyum politikalarına son vermek önemlidir. Bu anlamda kayyum atamaları belki de bu süreçte atılabilecek en basit ama belki de önemli adımlardan biri olarak önümüzde durmaktadır. Sürecin başarıya ulaşabilmesi açısından bu adımın atılması toplumda bir rahatlatma getirecek, sürece güveni artıracaktır. Mahkemelerce alınan bu kararlar ne yazık ki, toplumdaki inancı güçlendirmek yerine toplumda güvensizliği artırmanın ötesine geçmemektedir. Bu anlamda bizim beklentimiz başta belediyeler olmak üzere tüm alanlarda uygulanan kayyım politikalarının sonlandırılması ve demokratik adımların atılması yönündedir.” MÊRDÎN

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.