Heyva Sor a Kurd: Hastanenin tüm personeli esir alındı

Dünya Haberleri —

Heyva Sor a Kurd

Heyva Sor a Kurd

  • Heyva Sor a Kurd Eşbaşkanı Dilgeş Îsa: “Kaçırılan 3 çalışanımızın hayatı için ciddi endişe taşıyoruz. Şehîd Xalid Fecir Hastanesi’ndeki tüm personelin esir alındığı bilgileri var. Bölge tamamen abluka altında, giriş ve çıkışlara izin verilmiyor.”
  •  “Ayın 11’inde gelen ilk konvoyda 118 yaralı ve 2 şehit cenazesi vardı. Aynı konvoyda 7 otobüsle 181 aileden toplam 750 kişi bölgeden çıkarıldı. Yaralılar Tebqa, Reqa ve Hesekê’deki hastanelerde tedavi altına alındı, 10 ağır yaralı ise Sêmalka üzerinden Başûrê Kurdistan’a götürüldü.”

ERKAN GÜLBAHÇE

İşgalci Türk devleti ve Heyet Tehrir El Şam (HTŞ) rejiminin çete grupları, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde Kürtlere karşı savaş suçu işledi. Yaralıların tedavisini engelledi, sivilleri doğrudan hedef aldı, hastane ve hizmet kurumlarını bombaladı. Özellikle Şehit Xalid Fecir Hastanesi’ni hedef alan çeteler, yaralıları katletti ve Heyva Sor a Kurd’un 3 çalışanını kaçırıp esir aldı.   

Heyva Sor a Kurd Eşbaşkanı Dilgeş Îsa, bölge temsilcileri Ramî Hisên El Elî, hemşire Ebdurehman Hemed Mihemed ve ambulans şoförü Yûsif Henan Hamoko’nun kaçırılarak bilinmeyen bir yere götürüldüğüne dikkat çekerek, HTŞ rejimi, Kızılhaç ve Suriye Kızılayı’na çalışanlarının derhal serbest bırakılması gerektiğini söylediklerini belirtti.

Sağlık çalışanlarının kaçırılmasının açık bir savaş suçu olduğunun altını çizen Dilgeş Îsa, gazetemize çetelerin işlediği savaş suçlarına ilişkin şu bilgileri verdi: “İki mahallede bize bağlı iki sağlık komitesi vardı. Bu komitelerden birinde ambulans bulunuyordu ve yaralılar bu ambulansla hastaneye taşınıyordu. Saldırılar sırasında bu ekipten 3 kişi kaçırıldı. Durumu Kızılhaç, Cenevre’deki savaş suçları mekanizmalarına ve Geçici Suriye Hükümeti’ne bildirdik. Kaçırılan arkadaşlarımızın hayatlarının güvence altına alınmasını ve sağ salim serbest bırakılmalarını talep ettik. Kaçırılan çalışanlarımızdan birinin telefonunu aradığımızda yabancı bir kişi açtı. Telefonun çalışanımıza ait olduğunu söylediğimizde alaylı konuşarak ‘burada, isterseniz gelip alın’ yanıtını verdi. Bunun dışında hiçbir bilgi vermediler. Çalışanlarımızın hayatta olup olmadığı konusunda ciddi endişe taşıyoruz.”

Dilgeş Îsa, Şehîd Xalid Fecir Hastanesi defalarca bombalandığını vurgulayarak, “Hastane şu anda tamamen hizmet dışı. Hastanede çok sayıda yaralı ve sivil bulunuyordu. Bombardımanlar sonucunda çok sayıda insan yaşamını yitirdi. Osman Hastanesi’nde 2, Şehîd Xalid Fecir Hastanesi’nde ise bir kadın sağlık emekçisinin katledildiğini tespit ettik. Hastanedeki tüm personelin esir alındığına dair bilgiler var. Bölge tamamen abluka altında, giriş ve çıkışlara izin verilmiyor. Yayımlanan görüntülerde, Şehîd Xalid Fecir Hastanesi’nde katledilen insanların ateşe verilerek yakıldığını gördük. Şu anda iletişim tamamen kopmuş durumda. İnternet ve telefonlar çalışmıyor. Bu nedenle bölgede neler yaşandığına dair sağlıklı bilgi alamıyoruz” dedi.

10 ağır yaralı Başûr’a gönderildi

Heyva Sor a Kurd, saldırıların başladığı üçüncü gün Halep’e gitmek için hazırlıklarını tamamladı. 8 Ocak’ta ilk konvoyu Dêr Hafir’a geçti ancak 48 saat geçişine izin verilmedi, konvoya ateş açıldı. Kısmi ateşkesin ilan edilmesiyle Dêr Hafir’a giden konvoy yaralıları ve şehitleri Özerk Yönetim bölgelerine getirdi. Ayın 11’inde gelen ilk konvoyda 118 yaralı ve 2 şehit cenazesi vardı. Aynı konvoyda 7 otobüsle 181 aileden toplam 750 kişi bölgeden çıkarıldı.

Dilgeş Îsa, yaralıların Tebqa, Reqa ve Hesekê’deki hastanelerde tedavi altına alındığını ve 10 ağır yaralının ise Sêmalka Sınır Kapısı üzerinden Başûrê Kurdistan’a götürülerek tedavi edileceğini söyledi.  “Tahliye edilen sivillerin bir bölümü Tebqa, Reqa, Hesekê ve Qamişlo’da akrabalarının yanına yerleştirildi. Diğerleri ise Tebqa’daki Azadî ve Tekoşîn kamplarına alındı. Sağlık ekiplerimiz bu kamplara giderek hizmet sundu. Özellikle çocuklar ağır psikolojik travmalar yaşıyor” diye ekledi.

49 aile Têkoşîn Kampı’na yerleştirildi

Têkoşîn Kampı’na 49 aile yerleştirildi. 115 yaralı buraya getirilirken, önümüzdeki günlerde sayının artması bekleniyor. Îsa, tıbbi hizmet ve temel ihtiyaçların karşılanmasında zorluklar yaşandığı ifade ederek, destek çağrısı yaptı. Kampta ayrıca HTŞ’nin Aralık 2024’te Suriye’de yönetimi ele geçirmesiyle Şehba’dan gelen 175 göçmen aile de kalıyor.

Kayıp sayısı artıyor

Îsa, Efrîn ve Şehbalı çok sayıda göçmenin Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye sığındığını, dolayısıyla mahallelerde kaç kişinin yaşadığını tam olarak bilmediklerini ifade etti: “Büyük bir katliam yaşandı. Kaç kişinin katledildiği ya da kaçırıldığına dair net rakamlara ulaşamıyoruz. Ancak şu anda Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Bölgesi’ndeki kurumlar sürekli aranıyor; insanlar kayıp yakınlarının akıbetini öğrenmeye çalışıyor. Çok sayıda insanın kaybolduğunu, yani kaçırıldığını ya da katledildiğini biliyoruz. Özellikle genç ve orta yaşlı erkekler sistematik biçimde esir alınıyor.”

Şu anda çetelerin Halep ve çevresinde kimlik kontrolü yaptığını vurgulayan Îsa, “Kürt olanlar ya da Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd’ta yaşamış olanlar sistematik biçimde kaçırılıyor. Daha önce büyük bölümü Efrîn ve Şehba’dan gelen yaklaşık 120 bin kişi yeniden Efrîn’e dönmek zorunda kaldı. Çok küçük bir kesim Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Bölgesi’ne ulaşabildi. Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd’ta kalanlar ise büyük bir yokluk içinde yaşıyor. Temel gıda yok, sağlık hizmeti yok. Bu insanların tamamının yardıma ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, ANHA’ya bilgi veren yerel komiteler, çetelerin Şêxmeqsûd Mahallesi’nde aynı aileden 14 kişinin katlettiğini ve tutuklamaların sürdüğünü duyurdu.

 

* ** 

800 Êzîdî aile zorla Efrîn’e gönderildi

Özgür Êzîdî Vakfı’ndan yapılan açıklamaya göre, çoğunluğu Efrînli olmak üzere yaklaşık 800 Êzîdî zorla işgal altındaki Efrîn’e gönderildi. Vakıf, Efrîn’deki bu bölgelerin hala aynı radikal cihatçı grupların kontrolünde olduğunu, ailelerle iletişimin kesildiğini ve akıbetlerinin belirsiz olduğunu bildirdi. Geri gönderilenlerin yanı sıra, yaklaşık 400 Êzîdî aile de Halep’te mahsur kaldı.

Efrîn Êzîdî Evi Başkanı Meryem Cirdi, “Bir Êzîdî kadın olarak, 2014 yılında Şengal’de işlenen suçların, özellikle de cinsel şiddet ve köleleştirmenin tekrarlanmasından korkuyorum” dedi. Güvenlik gerekçesiyle ismi açıklanmayan özel bir kaynak vakfa, çetelerin erkekleri kadınlardan ve kız çocuklarından ayırdığını, bunun da DAİŞ’in soykırım sırasında uyguladığı yöntemle aynı olduğunu aktardı. Halep Êzîdî Evi Başkanı Menaf Cafo da Rudaw’a Halep’te DAİŞ bayrakları taşıyan çeteleri gördüğünü söyledi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.