Rojava’da 300 çocuğa yetimhane

Toplum/Yaşam Haberleri —

  • Darmstadt Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencileri, Heyva Sor a Kurd ve Cizîre Kantonu Kadın Meclisi iş birliğiyle Rojava’daki yetim çocuklar için bir yetimhane projesi hayata geçirmeye hazırlanıyor.

ERKAN GÜLBAHÇE/DARMSTADT

Darmstadt Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencileri, Heyva Sor a Kurd ve Cizîre Kantonu Kadın Meclisi iş birliğiyle Rojava’daki yetim çocuklar için bir yetimhane projesi hayata geçirmeye hazırlanıyor. “Architecture for Peace-Barış İçin Mimarlık” başlığı altında yürütülen bu çalışma, savaşın ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kalan çocuklar için güvenli, onarıcı ve kalıcı bir yaşam alanı oluşturmayı hedefliyor.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Bölgesi, uzun yıllardır süren savaşın yıkıcı etkilerini derinden hissediyor. Bu yıkımın en ağır bedelini ise ebeveynlerini kaybeden, eğitimden kopan ve temel yaşam koşullarına erişemeyen çocuklar ödüyor. Binlerce yetim çocuk, savaş sonrası yalnızlık, yoksulluk ve travmalarla baş etmeye çalışıyor. Darmstadt’ta geliştirilen bu mimari ve toplumsal proje, tam da bu noktada somut bir umut girişimi olarak öne çıkıyor.

Barış için mimarlık

Darmstadt Üniversitesi Mimarlık Yüksek Lisans öğrencilerinin öncülüğünde geliştirilen proje, Cizîre Kantonu’nda sürdürülebilir bir yetimhane (Waisenhaus) inşa etmeyi amaçlıyor. Proje, mimarlığın yalnızca fiziksel mekan üretimi değil, aynı zamanda toplumsal iyileşme ve yeniden inşa için güçlü bir araç olabileceğini ortaya koyuyor. Tasarlanan yapı; çocuklara barınma, eğitim, psikolojik destek ve güvenli bir yaşam ortamı sunmayı hedefliyor. Bu yönüyle “Barış İçin Mimarlık”, bir bina tasarımından çok daha fazlası olarak, toplumsal yeniden inşa projesi niteliği taşıyor.

Yeniden inşa etmek

Proje; sürdürülebilir yapı teknikleri, yerel malzeme kullanımı, enerji verimliliği, doğal havalandırma ve sosyal alan planlaması gibi temel ilkeler üzerine kuruluyor. Akademik danışmanlığını Prof. Dr. Mike de Saldanha’nın üstlendiği çalışmada, yerel kültürel unsurlar ile çağdaş mimarlık anlayışı bir araya getiriliyor. Tasarım yaklaşımı, “Wiederbauen heißt, nicht zu vergessen” (Yeniden inşa etmek, unutmamak demektir) ilkesi temel alınarak geliştiriliyor.

Yapıda kerpiç, taş ve ahşap gibi yerel malzemelerin kullanılması planlanıyor. Geleneksel Suriye mimarisinde önemli bir yere sahip olan iç avlu sistemi; gölgelik elemanlar, yağmur suyu toplama havuzları ve doğal havalandırma kanallarıyla desteklenerek iklimle uyumlu bir yaşam alanı oluşturuyor. Amaç, çocukların yalnızca barınacağı değil; oynayacağı, öğreneceği, sosyalleşeceği ve iyileşeceği bir ortam yaratmak.

300 çocuğu barındıracak

Proje, Cizîre Kantonu Kadın Meclisi, Heyva Sor a Kurd ve Darmstadt Üniversitesi arasında yürütülen koordineli çalışmalar sonucunda şekillendi. Almanya’da eğitim gören Rojavalı öğrenciler, projeye hem teknik hem de insani sorumluluk bilinciyle katkı sundu. Yapılan toplantılar sonucunda çalışma, yerel yönetimler ve kadın meclisleriyle ortak bir uygulama planına dönüştürüldü.

Cizîre Kantonu Kadın Meclisi Başkanı Rohat Xelîl, projenin yalnızca bir yapı inşası değil, çocukların geleceğini şekillendirecek bir yaşam modeli olarak ele alındığını vurguluyor. Xelîl’e göre kantonda şu anda yalnızca bir yetimhane bulunuyor ve bu yapı en fazla 45 çocuğa hizmet verebiliyor. Yeni planlanan yetimhane ise yaklaşık 300 çocuğu barındırabilecek kapasitede olacak.

Travmalarla büyüyen çocuklar için

Rohat Xelîl, özellikle DAİŞ saldırıları ve bölgedeki askeri operasyonlar sonrası çok sayıda çocuğun yetim kaldığını belirtiyor. Bu çocukların yalnızca barınmaya değil, psikolojik ve sosyal desteğe de ihtiyaç duyduğunu ifade eden Xelîl, her çocuğun yaşadığı travmanın farklı olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle yeni yetimhanede, çocukların bireysel ihtiyaçlarına göre destek mekanizmaları oluşturulması hedefleniyor.

Yeni yapı, sıfır yaşından 18 yaşına kadar tüm çocukları kapsayan bir yaşam alanı olarak planlanıyor. Amaç, çocukların bebeklikten yetişkinliğe kadar güvenli bir ortamda büyümesini ve kendi ayakları üzerinde durabilecek bireyler olarak hayata hazırlanmasını sağlamak. Rohat Xelîl, “Bu ev onların evi olacak. Burada sadece barınma değil, geleceğe hazırlanma var” diyor.

Örnek bir proje olacak

Cizîre’deki yetimhane projesi, Kuzey ve Doğu Suriye’deki diğer bölgeler için de örnek teşkil etmeyi amaçlıyor. Kadın meclisleri bünyesinde farklı bölgelerde yetimhaneler bulunsa da mevcut kapasitenin yetersiz olduğu belirtiliyor. 300 çocuk kapasiteli bu proje, farklı bölgelerde barınma ihtiyacı olan çocukların da kabul edilebileceği bir merkez olarak tasarlanıyor. Rohat Xelîl, “Kuzey ve Doğu Suriye’deki tüm kantonlarda kadın meclisleri bünyesinde yetimhaneler var. Ancak mevcut kurumlar yetersiz. Yeni yetimhanelerin kurulması gerekiyor. Cizîre’deki proje, bu anlamda bir örnek olacak. 300 çocuk kapasiteli olacak ve diğer bölgelerden barınma sorunu yaşayan çocuklar da buraya getirilebilecek” diye ekliyor.

Rojavalı öğrenciler de parçası

Proje kapsamında 3 Aralık’ta Darmstadt Üniversitesi’nde Medico International’dan Referent Nahost Wilhelm Henden’in katılımıyla bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda Suriye’deki güncel siyasi durum, çocukların yaşam koşulları, Kuzey Suriye’nin iklimsel ve ekonomik zorlukları, güvenlik sorunları ve kadın hareketinin çocukları korumadaki rolü ele alındı. Yetimhanenin aynı zamanda mahalleyle ilişkili bir mesleki eğitim merkezi olarak düşünülmesi, çocukların kamu okullarına devam etmesi ve Heyva Sor a Kurd’un rolü de sunumda vurgulandı. Etkinlik sonunda öğrenciler sorular yöneltti, Rojavalı öğrenciler ise bölgedeki çocukların günlük yaşamlarına dair kendi deneyimlerini paylaştı.

Dayanışmayla toplanan bağışlar

Proje, yalnızca akademik değil, somut dayanışma adımlarıyla da destekleniyor. Prof. Dr. Mike de Saldanha’nın paylaştığı bilgilere göre, Darmstadt Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde düzenlenen bir kış etkinliği kapsamında 2 bin 500 Euro’nun üzerinde bağış toplandı. Toplanan bu bağış, Hesekê’deki yetimhane projesine doğrudan aktarılacak. Bu kaynakla yetim çocuklar için gıda, giysi ve okul malzemeleri temin edilmesi planlanıyor. Etkinlik, gönüllülerin hazırladığı yemekler ve müzik eşliğinde gerçekleşti. Akademisyenler, öğrenciler ve çalışanların ortak katkısıyla oluşan bu dayanışma ortamının, mimarlığın ve üniversitelerin toplumsal sorumluluğunu somut biçimde ortaya koyduğu ifade ediliyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.