Halep’te 278 kişi kaçırıldı

Dünya Haberleri —

Halep kaçırılan siviller /foto:AFP

Halep kaçırılan siviller /foto:AFP

  • HTŞ, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de Heyva Sor a Kurd’un 3 çalışanını kaçırdı, mahallelerdeki kadınları camilere topladı, erkekleri ise bilinmeyen bir yere götürdü. Ayrıca 278'den fazla kişi ise kayıp.
  • SOHR, çetelerin en az 300 sivili aşağılayıcı şekilde gözaltına alındığını, 15 savaşçının cenazesini yaktığını ve bir kişiyi infaz ettikten sonra cenazesine işkence yaptığını duyurdu.

Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde Kürtlere saldıran Türk devleti ve HTŞ rejimi çetelerinin işlediği suçlar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Şêxmeqsûd Mahallesi’nde 3 çalışanlarının kaçırıldığını duyuran Heyva Sor a Kurd Eşbaşkanı Dilgeş Îsa, çetelerin Heyva Sor a Kurd çalışanları Ebdurehman Ebdo Ebdo ve Ramî Hisên El Elî ile ambulans şoförü Yûsif Henan Hamoko’yu kaçırarak bilinmeyen bir yere götürdüğünü belirtti. Çalışanlarının serbest bırakılması için Uluslararası Kızılhaç ve uluslararası insani yardım kuruluşlarıyla birlikte HTŞ’ye baskı yapılması yönündeki girişimlerini sürdürdüğünü ifade etti.

Yaralılar hakkında North Press'e bilgi veren Îsa, 118 yaralının Reqa, Tebqa ve Hesekê’deki hastanelerde tedavi altına alındığını, büyük çoğunluğunun kadın ve çocuklardan oluştuğunu vurguladı. Ayrıca bölgeye girişlere izin verilmemesinden dolayı katledilen sivillerin sayısının henüz belirlenemediğini ifade etti.

Saldırının başladığı günden bu yana sivilleri kaçıran çeteler, özellikle Şexmeqsûd Mahallesi’ne basın kuruluşlarının ve sivillerin girişini engelliyor. ANHA’ya konuşan Şexmeqsûd ve Eşrefiye’deki yerel komiteler, 278'den fazla kişinin kayıp olduğunu aktardı. Çeteler kadınları camilere, erkekleri ise bilinmeyen bir yere götürdü.  

SOHR: Arap medyası sürecin parçası

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Direktörü Rami Abdurrahman ise, “Geçici hükümete bağlı güçler, Şêxmeqsûd Mahallesi’nden en az 300 sivili aşağılayıcı şekilde gözaltına aldı. Bu süreçte, daha önce sahil bölgesinde ve Süveyda’da yaşananlara benzer şekilde kasıtlı bir medya karartması uygulandı. İktidar yanlısı Arap medyası sessiz kalarak fiilen bu sürecin parçası hâline geldi. Bu durum, Halep’te işlenen suçların herhangi bir hesap sorulmadan devam etmesine zemin hazırladı.

SOHR’un aktardığı bilgilere göre 19 savaşçı şehit düştü, 15’inin cenazeleri kasten yakıldı. Şexmeqsûd’da şehit düşen kadın savaşçının cenazesi bir binadan atıldı. Kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi, gözaltına alındıktan sonra infaz edildi ve cenazesine işkence yapıldı. Boyun Eğmeyen Fransa Partisi (LFI) Milletvekili Thomas Portes, X hesabından yaptığı açıklamada, kadın savaşçının cenazesine yapılan işkenceye tepki gösterdi: “Bu görüntüler dayanılmaz. Halep'in Şêxmeqsûd bölgesinde bir Kürt savaşçı yere atıldı. Suriye rejimine bağlı cihatçı milis grubunun bir üyesi tarafından bir binanın üçüncü katından atıldı. Bu bir savaş suçudur. Fransa, Kürt halkını desteklemek ve güvenliklerini sağlamak için güçlü ve net bir sesle konuşmalıdır.”

foto:AFP

Siviller, hastane ve hizmet kurumları hedefti

Saldırıların ve direnişin tanıklarından İç Güvenlik Güçleri üyesi Hemze Hebeş, 6 günlük savaş sürecinde yaşananları şöyle anlattı: “Saldırılar, Eşrefiyê Mahallesi’nde El-Emşat ve El-Hemzat çeteleri tarafından başladı. Büyük bir savaş ve çatışma çıkmaması için ilk saldırılara karşılık vermedik. Mevzimizden çekilmemizi istediler, savaş ve çatışmanın durması için bir noktaya kadar geri çekildik. Ancak bundan sonra, saldırılar birkaç dakika içinde arttı ve siviller ve çocuklar hedef alındı.”

Sivillerin, hizmet kurumlarının ve Şehit Xalid Fecir Hastanesi’nin hedef alındığını dile getiren Hemze Hebeş, ANF’ye, “Xalid Fecir Hastanesine 8 tank ve insansız hava aracı saldırdı ve oradaki personel ve hastaların canı büyük tehlike altındaydı” dedi.

Şexmeqsûd mahallesindeki direnişçilerden Siyamend Cafer de hastanenin bombardıman altına alındığını ifade ederek, “Şehit Xalid Fecir Hastanesi doğrudan hedef alındı, İç Güvenlik Güçleri bu saldırılara karşılık verdi ve mevcut ve zor duruma rağmen insanları ve çocukları korumak için tüm çabayı ve fırsatı kullandı, direniş bir hafta sürdü” şeklinde konuştu.

 

Ziyad Heleb’i binler karşıladı

Varılan kısmi ateşkes kapsamında yaralılar ile şehitlerin cenazelerini taşıyan konvoy Özerk Yönetim bölgelerine getirildi. Binlerce kişi Teqba, Qamişlo, Hesekê ve diğer kentlere giden ekipleri karşılarken, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê direnişinin komutanı İç Güvenlik Güçleri Genel Komutanlık üyesi Şehit Ziyad Heleb’in cenazesini taşıyan konvoy, 11 Ocak akşamı Kobanê’de Fırat Kantonu halkı tarafından görkemli bir şekilde karşılandı. Binlerce kişi, “Şehîd Namirin” sloganları ve zılgıtlarla komutanı selamladı.

Efrînli komutanın direnişi tüm Kürtleri etkisi altını alıp, eşsiz bir destana dönüşürken Şêxmeqsûd direnişinde yer alan bir savaşçı, Ronahî TV’ye Şam’ın teslimiyet dayatmasına karşı direniş kararını Şehit Ziyad’ın aldığını söyledi: “Çeteler siviller katledip paylaşıyorlardı, moralimizi bozmak, kararsız kalmamızı ve silahlarımızı bırakmamızı istiyorlardı. Ancak Ziyad arkadaş, ‘direniş veya teslimiyet’ kararını birlikte alacağız dedi. Kalmaya karar verdik, sonuna kadar direndik.”

‘Bize karşı ahlaksız bir savaş yürüttüler’

Ayrıca, paylaşılan bir videoda Şehit Ziyad’ın direniş kararını duyurduktan sonra başını okşayıp konuştuğu kişi olan savaşçı şöyle devam etti: “Başımı okşayıp ’Hazır mısın?’ diye sordu. ‘Seninle sonuna kadar kalmaya hazırım’ dedim. Sonuna kadar kaldım yaralanınca arkadaşlar beni çıkarmaya geldi. Heval Ziyad o anda bedenini mayınla sarmıştı, fedai eylem yapmaya gidecekti. Gitti… Çatışmaya girdik düşman geri kaçınca Heval Ziyad’ın cenazesini alıp getirdik. Onların elinde çok fazla ağır silah vardı biz ise sadece kalaşnikof ve biksilerle savaştık. Bize karşı çok ahlaksız bir savaş yürüttüler, onların da cenazesi elimize geçti ama asla saygısızlık etmedik. Heval Ziyad, ‘Onların yaptıkları bizim ahlakımıza göre değil, asla cenazelerine şiddet uygulamayın’ diyordu. Yaralı olan esirleri de vardı elimizde, yaralarını sarıyorduk bazen. Asla ahlaksızlık yapmadık. Ancak onlar tam tersini yaptı, keskin nişancı olan bir kadın arkadaşımızın cenazesini binadan aşağı attılar. Bunu da Türk devletinin desteğiyle yaptılar. Elimize geçen tanklarına baktığımızda içinde Türk askerleri ve teçhizatları vardı. Onlar ‘Allahu Ekber’ tekbiri getiriyordu, biz ise ‘Berxwedan Jiyan e’ diyorduk. Hiçbir zaman moralimiz bozulmadı. Halkımızın askeri gücüne inancı olmalı. Hiçbir zaman şehitlerin yolundan ayrılmamalılar, şehitlerin yolunu esas almalılar. İradeli ve cesaretli olsunlar.”

Başta Rojavalılar olmak üzere Kürdistan halkı Halep saldırılarını kınarken, Serêkaniyêli Ebufesih ailesi, Şehit Ziyad Heleb’in ismini yeni doğan bebeklerine verdi. Bebeğin babası, “Allah bugün bize bir çocuk verdi, biz de adını Ziyad koyduk. Şehit Ziyad’ın adını ona verdik. Bununla gurur duyuyorum. Şehîd namirin. Hepimiz Ziyad’ız. İnşallah bu da Ziyad olarak dünyaya gelmiştir” dedi. HABER MERKEZİ

 

* * *

Tişrîn’e dronlarla saldırdı

Türk devleti ve HTŞ çeteleri, Tişrîn Barajı çevresini bombaladı. Halep’e saldırılara eş zamanlı olarak Mayıs 2025’te varılan ateşkesi de ihlal eden çeteler baraj çevresini intihar dronlarıyla hedef aldı. Demokratik Suriye Güçleri (QSD), Tişrîn Barajı ve çevresinin 11 Ocak’ta Şam’a bağlı gruplar tarafından topçu ateşiyle hedef alındığını ve Türk savaş uçaklarının da bölgede yoğun uçuşları gerçekleştirdiğini açıkladı. QSD, “Güçlerimiz durumu yakından takip ediyor” dedi. Çeteler, 10 Ocak’ta da barajı 4 kez obüslerle hedef almıştı.

QSD ayrıca rejimin savaş bakanlığının, güçlerinin Tebqa Kantonu’na bağlı Dêr Hafir’a askeri sevkiyat yaptığı yönündeki iddialarını da reddetti.  QSD, “Dêr Hafir bölgesinde herhangi bir olağan dışı hareket veya hazırlık olmadığını belirtiyoruz. Ancak Kuzey ve Doğu Suriye halkı, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’den yaralıları karşılamak için hazır bulunmuştu” diye belirtti.

Açıklamada ayrıca, bölgede Türk devletine ait ‘Bayraktar’ ve ‘Akıncı’ insansız hava araçlarının yoğun hareketliliği olduğu ve Dêr Hafir kenti ile çevresindeki köyler ile Zeviya El Sewra bölgesinin insansız hava araçları ve topçu ateşiyle hedef alındığı belirtildi. Mesken bölgesinde bir tesisi bombalayan Bayraktar toplarına ait belgelenmiş fotoğrafların kamuoyuyla paylaşıldığını ekledi. Halep’teki saldırılarda da Türk devletine ait dronlar yoğun bir şekilde kullanılmıştı.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.