45 bin çeteye karşı 300 savaşçı

Dünya Haberleri —

Halep fedaileri

Halep fedaileri

  • Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde 300 savaşçı, 6 gün boyunca Türk devleti ve HTŞ rejiminin 45 bin çetesine karşı direndi. İç Güvenlik Güçleri, savaşçıların sokak sokak, ev ev çatışarak son nefesine kadar mahalleleri bırakmadığını ve asla teslim olmadığını vurguladı.

İşgalci Türk devleti ve Heyet Tehrir El Şam (HTŞ) rejimi, uluslararası güçlerin onayıyla Halep’in Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd mahallelerine 6 Ocak’ta 45 bin çete, 110 tank, 4 Bayraktar İHA, 76 kamikaze İHA, 94 uzun menzilli topçu birimi, 400'ün üzerinde zırhlı araç, 78 roketatar sistemi ve 550 adet DShK tipi ağır makineli tüfekle soykırım saldırısı başlattı.

Emşat, Hamzat, Sultan Murat, Nureddin Zengi, Suriye Milli Ordusu (SMO) ve Ehrar el-Şarkiye'nin yanı sıra DAİŞ’in de doğrudan dahil olduğu saldırılara karşın, Halep İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) Komutanı Ziyad Heleb, "Halkımıza ve tüm dünyaya dedik, Önder Apo'nun savaşçıları burada. Herkes buradaki gerçeği iyi görmeli ve zafer ruhumuzun nasıl olduğunu bilmeli” sözleriyle sonuna kadar direneceklerini duyurdu. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê Halk Meclisi de teslimiyet dayatmalarını reddederek direniş kararı aldı ve seferberlik ilan etti.

6 gün boyunca aralıksız saldırdılar

Aylardır kuşatmaya alınan Kürt mahalleleri 6 gün boyunca aralıksız bombalandı. Siviller katledildi, gençler kaçırıldı, savaşçıların bedenlerine işkence edildi ve tüm dünyanın gözü önünde Eşrefiyê Mahallesi’ndeki Şehîd Osman Hastanesi ile Şêxmeqsûd Mahallesi’ndeki Xalid Fecir Hastanesi bombalandı. Osman Hastanesi saldırılarda hizmet dışı kalırken, çeteler hastane müdürü Adnan Osman ile yeğeni eczacı Eli Osman’ı infaz etti. Şêxmeqsûd’da yaralıların ve sivillerin sığındığı Xalid Fecir Hastanesi’nde katliam gerçekleşti ve savaş suçu işlendi. HTŞ’nin savaş bakanlığı, hastanede tünellerin olduğunu iddia ederek açıkça hedef alacağını duyurdu, ardından hastane onlarca kez ağır silahlarla hedef alındı, elektrik kesintileri yaşandı ve sağlık hizmetleri tamamen durdu. Heyva Sor a Kurd ve Halk Meclisi’nin çağrılarına rağmen saldırılar devam etti, Hesekê’den Dêr Hafir’a gelen sağlık ekiplerinin geçişine izin verilmedi.  Öte yandan, Rojava’nın farklı kentlerinden Halep’e akın eden halk Dêr Hafir’da kuşatılarak etrafına ateş açıldı. Ancak halk bekleyişini sürdürdü.

Kısmi ateşkes

11 Ocak sabahı ilk saatlerine kadar süren saldırıların ardından açıklama yapan Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Ebdî, güvenli tahliye için uluslararası arabulucular aracılığıyla bir ateşkes anlaşmasına varıldığını duyurdu. “Halep’te halkımıza yönelik saldırıları ve ihlalleri durdurmak amacıyla uluslararası tarafların arabuluculuğunda, ateşkesin sağlanmasını ve Eşrefiyê ile Şêxmeqsûd mahallelerinden şehitlerin, yaralıların, mahsur kalan sivillerin ve savaşçıların Kuzey ve Doğu Suriye’ye güvenli bir şekilde çıkarılmasını öngören bir mutabakata vardık” diyen Ebdî, arabulucuları, ihlalleri durdurma ve yerinden edilen kişilerin evlerine güvenli dönüşlerini sağlama konusundaki sözlerini tutmaya çağırdı.

Kısmi ateşkes kapsamında, şehitlerin cenazeleri ile yaralıları taşıyan konvoy 11 Ocak’ta Özerk Yönetimi bölgelerine ulaştı. Rojava’nın farklı kentlerinden Halep’e destek amacıyla yola çıkan yüzlerce kişi, Tebqa’ya bağlı Dêr Hafir girişinde konvoyu karşıladı. 46 yaralı Reqa’ya, 25’i Hesekê’ye olmak üzere yüzlerce yaralı, farklı şehirlerdeki hastanelere sevk edildi.

Xalid Fecir Hastanesi’nde katliam yaptılar

Şêxmeqsûd İç Güvenlik Güçleri de Xalid Fecir Hastanesi’ni boşalttığını duyurarak, şu noktaların altını çizdi: “Fedai bir direniş sergilendi ve güçlerimiz tereddüt etmeden mahalleyi ve halkın onurunu korumak için canlarını feda etti. Hiçbir koşulda başlarını eğmediler ve teslimiyet kabul edilmedi. Bu savaş sürecinde ağır saldırılara maruz kalan halkımız birçok yaralı ve şehit verdi. Halk, yaralıların tedavisi için uygun tek yer olan Xalid Fecir Hastanesi’nde toplandı. Çeteler hastaneye onlarca kez ağır silahlarla ve Türk devletine ait Bayraktar tipi uçaklarla saldırdı ve hastanede katliamlar yapmaya teşebbüs etti. Son olarak katliamların önlenmesi ve yaralılar, siviller, kadın ve çocukların hastaneden tahliye edilip güvenli yerlere götürülmesi için kısmi ateşkes ilan edildi. Güçlerimiz ateşkese büyük bir hassasiyetle yaklaştı ve Xalid Fecir Hastanesi boşaltıldı. Bundan sonra da güçlerimiz, halkımızın özgür iradesini ve onurunu korumak için şehitlerimizin izinde tereddüt etmeden direnmeye devam edecektir. Güçlerimiz, mücadelelerini ve direnişlerini çeşitli yollarla sürdürecektir.”

Eşitsiz bir savaştı

Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi de Halep’te Kürtlerin hedef alınmasının Alevilere ve Dürzilere yönelik gerçekleştirilen katliamların devamı olduğunu vurguladı. İki mahallenin hedef alınmasının uluslararası bir saldırı olduğunun altını çizen Özerk Yönetim, şunları belirtti: “Binlerce silahlı grup üyesi, çeşitli ağır silahlarla saldırılar düzenledi. DAİŞ üyeleri de saldırıya katıldı. Bu saldırılara ve ezici sayıya karşı, İç Güvenlik Güçleri’nin sadece yüzlerce üyesi vardı. İnsan değerlerinden, etik kurallardan ve uluslararası savaş kurallarından uzak, eşitsiz bir savaştı.

Her türlü ağır silaha karşı 6 gün süren aralıksız ve cesur direniş boyunca kahramanlarımız en büyük fedakarlığı gösterdiler. En şiddetli saldırıları püskürten ve direnişi sarsılmaz bir kararlılıkla yöneten kahraman komutan Ziyad ve yoldaşlarımız Hawar, Dilbirin, Viyan, Feraşin, Rojbin ve Deniz'e kadar, hepsi de halklarının değerlerine ve davasına olan bağlılıklarını fedakarlıklarıyla en üst düzeyde gösterdiler.

Zafer değil, ihanet ve suçtur

Savunma Bakanlığı’na bağlı silahlı grupların iki mahalleyi ele geçirmesi bir zafer olarak nitelendirilemez. Aksine, bu, devleti temsil ettiğini iddia eden bir otorite tarafından işlenmiş bir ihanet ve ağır bir suçtur. Ancak aynı zamanda kendi yurttaşlarını katlediyor ve onların onurunu zedeliyor. İslam'ı savunduğunu iddia eden bir otorite, cenazelere saygısızlık ediyor ve apaçık savaş suçları işliyor. Kendi halkına karşı başka bir devlete dayanan her otorite meşruiyetini kaybeder. Çünkü meşruiyetin tek kaynağı halktır. Baas rejimi ve geçici hükümet döneminde onlarca yıldır kuşatmaya ve adaletsizliğe direnen halkımızın iradesi ve kahramanlarımızın gösterdiği direnişin gerçek zafer olduğunu ilan ediyoruz. Ayrıca, halkımıza ve şehitlerimize karşı işlenen katliamların, ihlallerin ve hakaretlerin cezasız kalmayacağını ilan ediyoruz. Sorumlular hesap vermedikçe, yaraları vicdanımızda canlı kalacaktır.

Bu saldırının asıl amacı demografik değişimdir; her iki mahalledeki sakinlerimizden de evlerinde kalmalarını rica ediyoruz. Yerlerinden edilmiş olanların geri dönmelerini istiyoruz. Halkımızın çektiği acıların büyüklüğünün tamamen farkındayız. Bu savaşın etkilerini hafifletmek için tüm maddi ve manevi kaynaklarımızı seferber edeceğiz. Her yerde ve her koşulda halkımızın yanında olacağız.”

HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.