Şam henüz geç kalmış değil

Halep eylem/ foto:AFP
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, hem Şam'daki geçici yönetime hem de Türk devletine seslendi:
- Şu anda Halep’e saldıranlar, Türk devletinin eğitip donattığı, DAİŞ’le aynı zihniyete sahip, üstelik İngiltere'nin 'terörist örgüt listesi'ne aldığı faşist çetelerdir.
- Şara ve geçici yönetimi, meşru bir iktidar olmak ve Suriye’nin birliğini sağlamak istiyorsa Kürt halkı ve diğer halklarla birlikte bir politika yürütmelidir. Henüz geç kalınmış değildir.
- Türk devletinin Suriye’deki Kürtlere destek olmasını ve olumlu rol oynamasını istedik. Kürt-Türk kardeşliğine dayalı yeni bir yüzyıl yaratmak istiyorsa yapması gereken budur.
Suriye’de Kürtler ile diyalogların sürdüğü dikkate alındığında son saldırıların, diyalog sürecini ve makul bir çözümü sabote etme girişimi olduğuna işaret eden KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, bu mahallelerin Kürtsüzleştirilmek de istendiğini vurgulayarak, tüm Kürt halkını Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê direnişini sahiplenmeye çağırdı.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından Halep'teki Kürtlere karşı ilan edilen savaşla ilgili dün yazılı açıklama yapıldı. İlk önce Alevilere, sonra da Dürzilere saldıran Şam geçici hükümeti şemsiyesi altındaki çeteleri, şimdi de Kürtlere saldırdığı belirtilen açıklamada, "Bu gerçeklik, Şam’ı ele geçiren güçlerin toplum ve halk düşmanı güçler olduğunu gözler önüne sermektedir. BAAS iktidarı devrilmiş, şimdi sakallı BAAS Suriye’nin üzerine karabasan gibi çökmüştür" denildi.
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinin, Kürtlerin yaşadığı yerleşim alanı olduğu; Suriye’de iç savaş başladıktan sonra Şêxmeqsûd Mahallesi'nin, hem BAAS iktidarına hem de Halep’in tümünü ele geçirmek isteyen HTŞ ve bugün bünyesinde yer alan çetelere karşı kadın, çocuk, yaşlı tüm toplum olarak direndiği hatırlatılan açıklamada, şunlar belirtildi: "Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’deki Kürt halkı, kimliğini ve kültürünü korumaya çalışmaktadır. Demokratik Suriye’nin parçası olmak için direnmektedir. Bu mahallelere saldırı, demokrasi düşmanı saldırı olduğu gibi; bu mahalleler Kürtsüzleştirilmek de istenmektedir. Ahmet Şara liderliğinde Şam hakimleri, farklı halkları ve inançların varlığına tahammül etmeyen bir anlayış içindedir. 19 ve 20. yüzyılda görülen farklı kimlikleri soykırıma uğratarak tek ulus, tek dil, tek kültür ve tek inanca dayalı bir ulus devlet yaratmayı hedeflemektedirler. Bu nedenle demokratik ulusa dayalı demokratik Suriye’yi yaratmak isteyen halklara saldırmaktadırlar.
Makul çözümü sabote girişimi
Bu yaklaşım, BAAS iktidarının devamıdır. Ahmet Şara ve geçici Şam hükümeti, meşru bir iktidar olmak ve Suriye’nin birliğini sağlamak istiyorsa bu tür yaklaşımları bırakmalı, Kürt halkı ve diğer halklarla birlikte Suriye’nin birliğini sağlayacak bir politika yürütmelidir. Bu konuda henüz geç kalınmış değildir. Suriye’de Kürtlerin sürekli diyalog içinde olduğu ve yakın zamanda da diyalogların sürdüğü dikkate alındığında bu tür saldırılar, diyalog sürecini ve makul bir çözümü sabote etme girişimi olmaktadır.
İngiltere'nin terörist listesinde
Şu anda Halep’te Kürtlere saldıran çeteler, kısa süre önce İngiltere’nin 'terörist örgüt listesi'ne aldığı faşist gruplardır. Bunlar, HTŞ ile birlikte Şam’ı ele geçiren güçlerdir. Bu saldıran güçler içindeki çeşitli gruplar, faşist karakterlerini koruyarak Suriye’de etkin olmak istemektedir. Ahmet Şara, hem bunlar hem de başka güçler tarafından rehin alınmıştır ya da kendini böyle gösterip çeşitli güçlerin desteğini almaktadır.
Türk devletinin çeteleridir
Şu anda Halep’e saldıran çeteler, Türk devletinin eğitip donattığı ve SMO (Suriye Mili Ordusu) olarak yansıttığı, DAİŞ’le aynı zihniyete sahip çetelerdir. Türkiye’de iktidara bağlı yayın organlarının bu saldırıları savunup çetelerin sözcülüğüne soyunması, Türk devletinin bu saldırının arkasında olduğunu göstermektedir. Nitekim Halep’ten haber geçen gazeteciler, bu saldıran çetelere Türk devletinin destek verdiğini söylemektedir.
Türkiye'ye bir kez daha çağrı
Kürt Özgürlük Hareketi olarak Türkiye’de Rêber Apo’nun Devlet Bahçeli’nin çağrısına cevap olarak inisiyatif alıp başlattığı bir süreçte Türk devletinin Suriye’deki Kürtlere destek olması ve sahiplenmesi çağrısında bulunduk. Bu Kürtler, Türkiye’deki Kürtlerin akrabalarıdır. Türkiye nasıl ki Türkmenlere sahip çıkıyorsa Kürtlere de sahip çıkmalıdır, diyerek Suriye’de olumlu rol oynamasını istedik. Türkiye, Kürt-Türk kardeşliğine dayalı yeni bir yüzyıl yaratmak istiyorsa yapması gereken budur, diyor ve bu yönlü çağrımızı yineliyoruz."
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, açıklamasının sonunda Kürdistan’ın dört parçası ve yurt dışındaki tüm Kürt halkını Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê direnişini sahiplenmeye çağırdı. HABER MERKEZİ















