İran’da 500'den fazla kişi katledildi

Dünya Haberleri —

İran direniş /foto:AFP

İran direniş /foto:AFP

  • İran'da 186 kente yayılan protestolarda 500'den fazla kişi katledildi. Donald Trump, “Çok güçlü bazı seçenekleri değerlendiriyoruz” derken, İran "Savaşa da diyaloğa da hazırız" dedi. 

İran'ın başkenti Tahran'da başlayan eylemler 31 eyaletin 186 kentinde devam ediyor. 585 noktada süren eylemler, 17'nci gününü girerken, Tahran yönetimi direnişin büyümesi ve artan baskı karşısında nükleer müzakereleri yeniden gündeme taşıyor.

Rejimin güçlerinin sert müdahalesiyle can kayıpları artarken, ABD ile askeri çatışma ihtimalinin de konuşulduğu bir atmosferde İran’dan Washington’a iletildiği belirtilen “nükleer pazarlık” mesajı, krizi diplomasi üzerinden yönetme arayışının işareti olarak değerlendiriliyor.

Katletti, cenazelere el koydu

İnsan Hakları Aktivisti Haber Ajansı'na (HRANA) göre, şimdiye dek en az 500 protestocu katledilirken, 10 bin 600’den fazla kişi gözaltına alındı. Devam eden eylemlerde, Tahran'da önceki gece Ali Rıza Seyyidi, Burhan Sayyidi, Selam Mirani, İbrahim Ahmedpourian, Muhammed Zamani, Aida Heydari ve Zahra Bahlolipour ile farklı kentlerdeki eylemlerde ise Mahmud Musavi, Navid Salehi ve Bayat Sobhani katledildi. Rejim, ailelere cenazeleri teslim etmek için para istiyor. Kermanşan'da Amir Ali Heydari'nin (17) ailesinden bir milyar toman aldı. Yine eylemlerde tutuklanan Erfan Soltani'ye idam cezası verdi. Katledilen yaklaşık 250 göstericinin cenazesi Tahran’daki Kehriz Adli Tıp Merkezi’nde bekletiliyor. BBC’nin aktardığına göre hastane çalışanları, son günlerde ölü ve yaralı protestocular nedeniyle sağlık kurumlarının kapasitesinin aşıldığını belirtti. Reşt kentindeki bir hastaneye Cuma gecesi 70 cenaze getirildi.

Trump: Harekete geçebiliriz

Rejimin saldırılarına karşı uluslararası güçlerden “endişeliyiz” açıklamaları gelirken, ABD Başkanı Donald Trump, İran’a müdahale kararını kurmaylarıyla değerlendirmeye başladı. Trump, uçağı Air Force One'da gazetecilere yaptığı açıklamada, İran'ın kendisiyle temasa geçtiğini ve bir görüşme ayarlandığını ancak ABD'nin bu görüşme öncesi "harekete geçmek zorunda kalabileceğini" belirtti. Trump, "Çok güçlü bazı seçenekleri değerlendiriyoruz" dedi ancak ayrıntı vermedi.

Reuters’a konuşan ABD’li yetkililere göre masadaki seçenekler arasında, İran’a yönelik sınırlı askeri saldırılar, siber operasyonlar, yeni ve daha ağır ekonomik yaptırımlar, rejim karşıtı gruplara çevrimiçi destek verilmesi yer alıyor. Trump ayrıca, İran’daki internet kesintisini aşmak için Elon Musk ile Starlink uydu interneti konusunda görüşeceğini söyledi. 

İran: Savaşa da diyaloğa da hazırız

Buna karşın İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD’yi “yanlış hesap” yapmaması gerektiğini, olası bir saldırıda İsrail’in yanı sıra bölgedeki tüm ABD üsleri ve gemilerinin meşru hedef olacağını söyledi. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise ülkedeki durumun "tamamen kontrol altında" olduğunu iddia etti. Arakçi, Trump'ın olası bir ABD askeri müdahalesine yönelik uyarılarının ardından protestoların şiddete dönüştüğünü ve bunun dış müdahale için bahane oluşturmayı amaçladığını savundu. İran'ın "savaşa da diyaloğa da hazır" olduğunu belirten Arakçi, internet erişiminin güvenlik birimleriyle koordinasyon içinde yeniden açılacağını da sözlerine ekledi. Aynı şekilde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinde yaşanan huzursuzluklardan ABD ve İsrail'i sorumlu tuttu.

Mesud Pezeşkiyan, iki ülke için, "İran içinde ve dışında bazı kişileri eğittiler. Dışarıdan teröristleri ülkeye soktular. Camileri ateşe verdiler. Reşt'te çarşıları ve esnafı hedef alarak çarşıyı ateşe verdiler" dedi. Ancak iddialarına dair herhangi bir kanıt sunmadı.

BM’den ‘orantısız güç’ uyarı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İranlı yetkililere, ülkede devam eden protestolarda eylemcilere karşı "gereksiz ve orantısız güç kullanımından kaçınma" çağrısı yaptı.

Öte yandan, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran’da devam eden protestolara yönelik müdahalelere tepki göstererek “İranlı yetkililerin halka karşı uyguladığı şiddeti en güçlü şekilde” kınadı. “Bu şiddet bir güç göstergesi değil, bir zayıflık göstergesidir. Derhal durdurulmalıdır” dedi. Çin ise itidal çağrısı yaparak İran’ın iç işlerine yönelik her türlü dış müdahaleye karşı olduğunu açıkladı.

PJAK: Acil önlemler alınmalı

Gösterilere desteğini bir kez daha teyit eden Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) da İran halkının rejime karşı ayaklanmasının, ülke genelinde örnek teşkil edecek bir kararlılık ve iradeyle devam ettiğini vurguladı. Açıklamada şunlar öne çıktı: “Hükümet İran ile dünya arasındaki iletişimi kesmiş olsa da, yükselen ve özgürlük seven İran halkının sesi hiçbir şekilde bastırılamaz. Dış dünyaya iletilen bazı haberler ve bilgiler, baskıcı hükümet güçlerinin İran'ın birçok şehrinde ve bölgesinde katliamlar gerçekleştirdiğini ve protesto eden vatandaşları öldürmek için her türlü hafif ve ağır silahı kullandığını gösteriyor. İslam Cumhuriyeti'nin bu davranışı, insanlığa karşı işlenmiş bir suçun açık bir örneğidir ve bunun sorumluluğu tamamen bu hükümetin liderlerine aittir. Rejimin baskıcı güçleri, Tahran, Qerec, İsfahan, Xorasan, Loristan ve Kürdistan'ın Îlam, Kirmaşan, Şabad, Gilan-e Gharb, Kamyaran, Salmas, Xoy gibi çeşitli bölgelerinde halka doğrudan ateş açarak çok sayıda sivili öldürdü. İran şimdi ateş, ayaklanma ve kanın kaynadığı bir yer haline geldi. Bu hükümet ve doğası hakkındaki bilgilerimiz ışığında, bu katliamların kapsamını çok daha genişletebileceği açıktır. İslam Cumhuriyeti rejiminin bu barbarca ve insanlık dışı eylemlerini şiddetle kınıyor ve İran genelinde özgürlük arayan halkımızı desteklemek için elimizden gelen her şeyi yapacağımızı ilan ediyoruz. Tüm uluslararası kurumları, bu vahşi katliamlar ve cinayetler karşısında sessiz kalmamaya ve İran halkını desteklemek için acil pratik önlemler almaya çağırıyoruz.” TAHRAN

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.