Rojhilat’ta genel grev
Kadın Haberleri —

İran'da genel grev / foto:AFP
- İran'daki yedi Kürt parti, ülke genelinde genel grev çağrısında bulundu. Kadın siyasi tutsaklar da Rojhilat’ta başlayan grevlere destek olcaklarını duyurdu.
- Protestolara destek mesajı veren Werîşe Muradi: “Bu mücadele özgürlüğü bir vaat değil, eylem olarak görür. Hiçbir cezaevi, idam, baskı ve güç, bu tarihsel süreci durduramaz.”
İran'da 28 Aralık 2025'te başlayarak devam eden protestolar devam ediyor. Rejim güçleri tarafından halkın talepleri şiddetle bastırılmaya çalışılsa da protestolar gün geçtikçe daha da yaygınlaşıyor. Eylemler, İran ve Rojhilat genelinde 31 şehir, 111 ilçe ve 348 kasabaya yayıldı. Şimdiye kadar 45 üniversite protestolara desteğini açıkladı. Bölgeden gelen raporlara göre, İran ve Rojhilat'ta birçok şehirde güvenlik güçleri ve Devrim Muhafızları geri çekildi, dükkanlar ve kamuya açık yerler kapatıldı.
Kürt partilerinden ortak çağrı
İran'daki yedi Kürt parti, ülke genelinde genel grev çağrısında bulundu. Çağrı, özellikle Kirmanşan, Îlam ve Loristan eyaletlerindeki şiddetli baskıyı kınamak ve devam eden protestolara destek vermek amacıyla yapıldı.
Çağrıya İran Kürdistan Demokrat Partisi, İran Kürdistan Komala Partisi, Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), Komala, İran Komünist Partisi Kürdistan Örgütü, İran Kürdistan Emekçileri Devrimci Komala ve Kürdistan Habat Örgütü imza attı.
Bildiride, protestolara yönelik gözaltılar ve şiddet "İslam Cumhuriyeti'nin uzun süredir uyguladığı politika" olarak kınandı. Partiler, diğer siyasi gruplar ve sivil toplum örgütlerini greve katılarak "birleşik duruş" sergilemeye çağırdı.
KDPI Dış İlişkiler Sorumlusu Hiwa Bahrami, grevin "tüm ülkeye Kürdistan direnişinin gücünü göstereceğini" belirterek, "Bu barışçıl bir eylem ve umarız kimse saldırıya uğramaz" dedi.
Kadın tutsaklardan destek
Kürdistan İnsan Hakları Ağı, aralarında Werîşe Mûradî ve Zeyneb Celaliyan’ın da bulunduğu kadın siyasi tutsakların, Kürdistan genelinde gerçekleştirilecek genel grevle eş zamanlı olarak açlık grevine gireceğini açıkladı.
Yayınlanan raporda, İran’ın farklı kentlerindeki cezaevlerinde tutulan Werîşe Muradî, Zeyneb Celaliyan, Sekîne Pervane, Metleb Ahmediyan ve Parîsa Kemali’nin bugün başlayacak genel greve açlık greviyle destek vereceği belirtildi. Açlık grevinin, mevcut koşullara karşı bir protesto ve genel grevle dayanışma amacı taşıdığı ifade edildi.
Raporda, açlık grevinin süresine ve cezaevi yönetimlerinin bu eyleme nasıl yaklaşacağına dair henüz net bilgiye ulaşılamadığı kaydedildi. HABER MERKEZİ
* * *
Özgürlük vaat değil eylemdir
Kürt siyasi tutsak Werîşe Muradî ise, tutulduğu Evin Hapishanesinden İran’daki protestolara destek mesajı yayımladı.Protestocularla dayanışma içinde olduğunu belirten Werîşe Muradî’nin mesajı şöyle:
“Bu sözler, idam ve baskının sesiyle sürekli yankılanan hücrelerin yanında, cezaevi duvarlarının arkasından yazılıyor. Güç, bedenleri hapse atabileceğini, sesleri susturabileceğini ve halkın iradesini kırabileceğini sanıyor; ancak tarih defalarca gösterdi ki hiçbir duvar, çubuk veya ip, direniş ateşini söndürememiştir.
İran’ın farklı şehirlerinde, özellikle Îlam ve Kirmaşan’daki mevcut protestolar, hayatı ve insan onurunu top, silah, hapis ve idamla rehin alan başarısız bir sistemin doğrudan ürünüdür. Melekşahi’deki katliam, bu sistemin acımasızlığının ve çaresizliğinin çıplak göstergesidir; açık bir şekilde kan ve baskı ne meşruiyet yaratır ne de istikrar, aksine direniş ve kolektif iradeyi yeniden üretir.
Bu yol, ‘Jin, jiyan, azadî’ tarihsel kopuşunun bir devamıdır; bu kopuş, toplumu hem dini despotizm hem de monarşinin geri kalmış kutuplarından geçirmiştir. Sembol olarak değil hem ataerkil hem de otoriter güç düzenlerini sorgulayan bir güç olarak kadınlar, bu mücadelenin öncüleridir. Kadınların sahadaki varlığı, sadece güç dengelerini alt üst etmekle kalmaz, aynı zamanda özgürlüğün toplumun kalbinde var olduğunu ve hiçbir diktatörün, kralın veya gerici sistemin bunu ele geçiremeyeceğini gösterir.
Tarihsel süreç durdurulamaz
Kürdistan halkı, tarih boyunca kritik anlarda, toplumsal örgütlenmeye ve canlı direniş hafızasına dayanarak, her güç merkezinden bağımsız ve bilinçli bir şekilde, en kısa sürede sahada yer aldığını kanıtlamıştır. Kürdistan’daki mücadele, kolektif irade, tarihsel direniş deneyimi ve toplumun canlı ağlarıyla şekillenmiştir; bu mücadele özgürlüğü bir vaat değil, eylem olarak görür. Bu coğrafya, tarihin dikte edilen mesajlarla, nostaljik kraliyet anlatılarıyla değil, eylem, direniş ve fedakarlıkla yazıldığını göstermiştir.
Bugün mesele geri dönüş değil ne tahta geri dönüş ne de İslamcı sistemin yeniden üretilmesi. Mesele, her iki gerici güç biçimini tarihsel olarak aşmaktır. Bu yolun liderliği halkın elindedir ne dünün kralları ne de bugünün yöneticileri. Biz, tüm halkların, etniklerin ve inançların katılımıyla kendi kaderini belirleyen, iradeli, demokratik ve çok sesli bir topluma inanıyoruz.
Özgürlük, tam da bu toplumun içinde var olup, hiçbir cezaevi, idam, baskı ve güç, bu tarihsel süreci durduramaz.”
* * *
Merkezi rol oynuyorlar
Kürt Kadınlar Birliği ve Kürdistan Bölgesi Kadın Birliği, İran’daki protestolarda kadınların öncü rolüne dikkat çekerek, artan güvenlik önlemleri ve güç kullanımına rağmen halkın hak arayışının devam ettiğini belirtti.
Açıklamada, “Farklı bölgelerde halkımızın karşılaştığı zorluklar ve ciddi tehditlerin farkındayız. Özgürlüğe ve halkların kendi kaderini tayin hakkına inanan kadınlar, insan onuru ve temel hakları savunmak için ön saflarda yer alıyor. Halkımızın meşru mücadelesini destekliyoruz ve özgürlük sesini hiçbir güç susturamaz; halkın iradesi baskının her türlüsünden güçlüdür” denildi.
Açıklamada İran’daki durumun 28 Aralık’tan bu yana hızla kötüleştiği, birçok kentte halk protestolarının yaygınlaştığı belirtildi. Kadınların protestolardaki rolü de açıklamada öne çıkarıldı. Üniversitelerde hem kampüs içinde hem de sokaklarda öğrencilerin aktif katılım gösterdiği, “Kadınlar protestolarda merkezi rol oynuyor” ve “Jin, Jiyan, Azadî” gibi sloganlar attıkları bildirildi. Son günlerde özellikle kadın aktivistlerin yaralandığı veya gözaltına alındığı belirtildi.
* * *
Yılın ilk haftasında iki idam
İran'da yeni yılın ilk haftasında iki kadın idam edildi. İran İnsan Hakları Örgütü (IHRNGO) ve diğer bağımsız kaynaklara göre,idamların infazı resmi olarak duyurulmadı.
5 Ocak 2026'da Zanjan Merkez Hapishanesi'nde, 53 yaşındaki üç çocuk annesi Tayebeh Hekmat idam edildi. Tayebeh Hekmat, yaklaşık yedi yıl önce evli olduğu kişiyi öldürmek suçundan tutuklanmıştı. Tayebeh Hekmat, 2026 yılında kaydedilen ilk kadın idamı oldu.
7 Ocak 2026 sabahı erken saatlerde, Meşhed Vakilabad Hapishanesi'nde Devrim Mahkemesi tarafından idaö cezasına çarptırılan Soheila Azizi idam edildi.
IHRNGO, sanıkların kan parasını ödeyemedikleri için idam edildiği birçok vakayı kaydetmiştir. Kurbanın ailesi idamı seçerse, sadece katılmaları değil, aynı zamanda idamı bizzat kendilerinin gerçekleştirmeleri de teşvik edilmektedir.
İran, dünyada en yüksek sayıda idam gerçekleştiren ülkelerden biri olmayı sürdürüyor. 2025'te en az 47-60 kadın idam edilmiş, bu son 20-30 yılın en yüksek rakamı olarak kaydedilmişti. İdamların çoğu gizli tutuldu.














