Kadınlar direnişin ön cephesinde
Kadın Haberleri —

İran'da kadın eylemciler / foto:AFP
- İran'da protestolar ikinci haftaya girerken genç kadınlar bir kez daha direnişin ön cephesinde yer alıyor. Rejim tehditlerine rağmen protestolar giderek büyüyor.
- Öğrenci Sarira Karimi, “Birlik olmadan yapılan protesto bir yere varmaz. Şimdi o an. Bu ülkenin özgürlüğü bizim sorumluluğumuzdadır. Korkmuyoruz, çünkü birlikteyiz” dedi.
REWŞAN DENİZ
Jîna Mahsa Amini'nin gözaltında katledilmesiyle başlayan ve kadınlar öncülüğünde “Jin Jiyan Azadî" sloganıyla büyüyen eylemler, tüm dünyaya ilham vererek direniş sembolü haline gelmişti. O dönemde genç kadınlar, sokaklarda en önde durarak rejimin baskıcı politikalarına meydan okumuş, özgürlük taleplerini en güçlü sesle haykırmıştı.
Bugün, İran’da ikinci haftasına giren yeni protestolar, o ruhu yeniden canlandırıyor. Genç kadınlar ve öğrenciler yine ön saflarda yer alıyor. Sloganlara öncülük eden, cesurca pankartlar taşıyan ve rejimin şiddetini göğüsleyen kadınlar, Jîna’nın mirasını sürdürüyor. Direnişte genç kadınlar ve öğrenciler ön saflarda yer alırken, onlarca şehirde "Diktatöre ölüm" ve "Hamaney'e ölüm" sloganları atılıyor. Rejim lideri Ali Hamaney'in kanlı tehditlerine rağmen protestolar her geçen gün büyüyerek yoğunlaşıyor. İran rejimine bağlı güvenlik güçlerinin son iki gün içinde en az 40 kadını gözaltına aldığı, çok sayıda kadının da işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı bildirildi.
Tehditler durdurmuyor
İran'da başlayan halk ayaklanması ikinci haftasına girdi ve ülke genelindeki tüm illere yayıldı. Ekonomik çöküşün tetiklediği protestolar hızla siyasi bir isyana dönüşürken, genç kadınlar gösterilerin öncüsü oldu. Onlarca şehirde sokaklara dökülen kalabalıklar, rejimin baskılarına rağmen direnişlerini sürdürüyor. Şehirlerin ve üniversitelerin kapatılmasına, yurt baskınlarına rağmen ayaklanma sönmek bir yana, daha da alevlendi. Esnaf grevleri ve açık direnişler artarken, rejim lideri Ali Hamaney bir haftalık sessizliğin ardından kamuoyu önüne çıkarak "isyan çıkaranlara" karşı daha fazla kan dökme tehdidinde bulundu. Ancak bu tehditler protestoları durdurmak bir yana, yoğunluğunu artırdı.
Pazar günü, Tehran, Meşhed, Kirmanşah, Şiraz, Ahvaz, Birjend, Kurve, Hafşecan, Melekşahi, Kuhdeşt, Fuladşehr (İsfahan), Karaj (Ferdis), İsfahan, Yezd, Reşt, Sari, Emol, Buşehr, Yesuc, Hamedan, Zencan, Kazvin, Erak, Gaçsaran, Rudsar, Lahican, Eqlid, Neyriz, Firuzabad, Zerrinşan, Koşan ve Maali Abad (Şiraz) gibi onlarca şehirde "Diktatöre ölüm" ve "Hamaney'e ölüm" sloganları yükseldi.
‘Ben ayaklanmacı değilim’
Meşhed'de çatışmalar "Diktatöre ölüm" sloganlarıyla başladı; göstericilerin büyük kısmını genç kadınlar oluşturdu. Güney Tehran'ın Naziabad semtinde büyük bir kalabalık aynı sloganı atarken, cesur bir kadın "Ben ayaklanmacı değilim" yazılı pankart taşıyarak Hamaney'in iddialarına meydan okudu.
Rejime yakın Tasnim Haber Ajansı'nın haberine göre, Çaharmahal ve Bahtiyari eyaletine bağlı Fersan'da 22 yaşındaki Saghar Etemadi, saçma tüfeğiyle başından ağır yaralandı ve hastanede tedavi altında. Bazı kaynaklar Saghar Etemadi'nin hayatını kaybettiğini iddia ederken, rejim yetkilileri durumunun stabil olduğunu savunuyor.
‘Korkmuyoruz çünkü birlikteyiz’
Tehran Üniversitesi Hukuk ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğrenci Birliği Sekreteri Sarira Karimi, 31 Aralık'ta tutuklanmıştı. NCRI’nın haberine göre Sarira Karimi, serbest bırakıldıktan sonra yayınladığı video mesajda tüm öğrencileri birlik olmaya ve Basic güçlerini üniversitelerden kovmaya çağırdı: “Ben Tehran Üniversitesi öğrencisi Sarira Karimi. Basic güçleri evimize baskın yaparak beni tutukladı. Bugün (1 Ocak Perşembe) serbest bırakıldım. Artık tek tek tutuklanmamıza izin vermemeliyiz. Birleşme zamanı geldi… Tüm öğrenciler arasında birlik olmadan yapılan protesto bir yere varmaz. Şimdi o an. Bu ülkenin özgürlüğü biz öğrenciler olarak bizim sorumluluğumuzdadır. Korkmuyoruz, çünkü birlikteyiz.”
Bu rejimle bir geleceğimiz yok
Protestolara katılan 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Reza, yılbaşı gecesi sivil polis memurlarının ve Basic’in (gönüllü paramiliter güç) yurtlarına nasıl baskın düzenlediğini The Guardian’a şu sözlerle anlattı: “Öğrencileri sorgulamaya ve protestoların liderliğini kimin üstlendiği konusunda sorular sorarak dövmeye başladılar. O zamandan beri, güvenlik güçlerinin varlığını artırdığı kampüslerde toplanmaları önlemek için birçok ders çevrimiçi ortama taşındı.”
Reza, isminin gizli kalmasını isteyerek, "Bu protestolara katılmak geleceğimizi mahvetmek anlamına geliyor, ancak bu rejim altında bizim için bir gelecek olmadığını anladık, o halde neden şimdi korkup saklanalım?" dedi.
‘Neden doğru anı bekleyelim ki?’
Güvenlikten dolayı gerçek ismini vermek istemeyen Mehnaz ise, üç yıl önce Jîna Amini'nin katledilmesi sonrası büyüyen protestolara katılmak için çok küçüktü. Annesi, Tahran'da ve ülke genelinde “Jin Jiyan Azadî" sloganı atan kalabalıklara katılmasına izin vermemişti; bu yüzden evden, kalabalıkların coplar ve kurşunlarla dağıtılışını sadece izleyebilmişti.
O günden beri Tahran'da bilgisayar bilimi okuyan 19 yaşındaki Mehnaz, protestolara katılma fırsatını bekliyordu. O fırsat nihayet pazar günü geldi. Mehnaz, “Annemin korkularına rağmen çarşamba günü protestolara katıldım. Zaten idam ediyorlar, tutukluyorlar. İnsanlar artık şunu düşünüyor: Sokakta protesto bile yapmazken bizi öldürmeye devam ediyorlarsa, neden doğru anı bekleyelim ki?" diye konuştu.
Onlarca genç kadın tutuklandı
Protestolarda genç kadınlar özgürlük için ağır bedel ödüyor. Sanal medyada doğrulanan raporlara göre, çeşitli şehirlerde onlarca genç kadın tutuklandı. İşte bazı isimler:
* Meşhed: 20 yaşındaki Donya Sabouri ve Yekta Dorzadeh, 16 yaşındaki lise öğrencisi Hasti Karimi, yedi yaşındaki kızı olan Rahaleh Zardkouhi. Tutuklanan Elham Gharakhani (33)’nin, iki gün sonra bile nerede olduğu ve fiziksel durumu hakkında resmi bilgi bulunmuyor.
* Sabzevar: 17 yaşındaki Saba Mahroomi, Zahra Mahdavi, Soha Davoudifar tutuklandı. Saba Mahroomi, Meşhed Gençlik Islah Merkezi'ne nakledildi. Nazanin Zahra Mousavi (17) adlı genç tutuklandı ve akıbeti hakkında herhangi bir bilgi mevcut değil.
* Kirmanşah: Kürt aktivist Mahsa Zarei, İran Güvenlik Güçleri tarafından gözaltına alındı ve kendisi hakkında bilgi alınamıyor.
* Şiraz: Diş hekimi Fariba Hosseini.
* Yesuc: 26 yaşındaki Zahra Izadinia.
* Şehriyar (Karaj): Elaheh Khazaei (39), Setayesh Khazaei (19) ve Nazanin Khazaei (18) – 2022 ayaklanmasının şehidi Erfan Khazaei'nin kuzenleri.
* Serbendar (Huzistan): Mehrsa Maleki (20), şehirdeki protestolar sırasında şiddetle tutuklandı.
* İlam: Fa’ezeh Rashidi, 3 Ocak Cumartesi günü rejim güçlerinin saçma tüfeği ateşiyle yaralanmasının ardından tutuklandı.
* Sine: Hengaw İnsan Hakları Örgütü'nün aldığı bir rapora göre, 4 Ocak 2025 Pazar sabahı, kadın hakları aktivisti Biyan Ferjelli, şehirde hükümet güçleri tarafından tutuklandı ve şu ana kadar hiçbir bilgi mevcut değil. Biyan Ferjelli, daha önce de tutuklanmış ve aleyhine yargı kararları çıkarılmıştı.
* Lar: Cumartesi akşamı, çocuk hastalıkları uzmanı doktor Moehbet Ghafouri, devlet güçleri tarafından tutuklandı ve hakkında hiçbir bilgi mevcut değil.
* * *
Tutsaklardan direnişe destek
Evin Cezaevi’nde bulunan siyasi tutsaklar, İran genelinde devam eden geniş çaplı protestolara ilişkin ortak bir bildiri yayımladı. 9 gündür sokakları dolduran göstericilere tam destek veren tutsaklar, özgürlük ve adalet mücadelesinde halkın yanında olduklarını vurguladı.
Açıklamada, İran halkının yaklaşık 120 yıldır özgürlük ve adalet için mücadele ettiği belirtildi. 1953 darbesi ve 1979 devriminin önemli dönüm noktaları olduğu hatırlatılırken, hem Şah rejimi hem de sonraki dini yönetimlerin bu talepleri baskı ile engellediği ifade edildi. 47 yıldır ülkede egemen olan rejim "dini faşizm" olarak tanımlandı. Mahkumlar, rejimin insanlık dışı politikalarının halkı temel ihtiyaçlardan yoksun bıraktığını kaydetti. Yoksulluk, yolsuzluk, kontrolsüz enflasyon, artan yaşam maliyeti, su ve elektrik krizleri ile yaygın işsizlik gibi sorunların halkın hayatını dayanılmaz hale getirdiği vurgulandı. Bu durumun, ülke kaynaklarının füze ve nükleer programlara harcanmasından kaynaklandığı belirtildi. Rejimin kuruluşundan beri halkın taleplerine baskı ve şiddetle yanıt verdiği hatırlatılan açıklamada, şu ifadeye yer verildi: "Ancak bilmelidir ki, halk yıkılmasına karar verdiği için yok oluşu oldukça yakındır."
Tutsaklar, açıklamayı şu sözlerle tamamladı: "Kahraman halkımızın yanındayız ve sonuna kadar sizinle olacağımızı ilan ediyoruz. Kararlılığınızı ve mücadelenizi selamlıyoruz. 1979’da kukla rejimi tarihin çöplüğüne attığınız gibi, bu insanlık dışı rejimi de tarihin çöplüğüne göndereceğinize inanıyoruz."







