Ayağa kalkmış kadınların zamanındayız

Kadın Haberleri —

İran için eylem /foto:AFP

İran için eylem /foto:AFP

  • KJAR Üyesi Çimen Şine: “Rejime boyun eğmeyen, kadınlar ve gençler oldu. Şimdi toplum bu dinamik güçle de özgürlüğünü alacak. Ekonomik talepler deyip halkın, kadınların taleplerini kimse yadsıyamaz, geriletemez.”
  • “Halk, kadın özgürlüğünün geliştiği bir İran istemektedir. Ayağa kalkmış Fars, Beluc, Kürt, Azeri kadınların, haykırışlarının dili olma, dayanışma ve birlikte hareket etme zamanındayız. Serhildan dalga dalga tüm İran’a yayılmaktadır”

İran’da günlerdir süren protestolar, kısa sürede ekonomik taleplerden rejim değişikliği ve demokratikleşme isteğine evrildi. 13 günü geride bırakan ve İran ile Rojhilat genelinde 31 şehir, 111 ilçe ve 348 kasabaya yayılan eylemlerde İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na (HRANA) göre, Protestolarda 5’i çocuk olmak üzere en az 34 eylemci katledilirken, 2 bin 217 kişi ise gözaltına alındı. 

2022'de Jîna Mahsa Amini'nin katledilmesiyle başlayan "Jin Jiyan Azadî" serhildanı, 2026'nın ilk günlerinde yeniden kitlesel bir isyana dönüştü. Doğu Kürdistan Özgür Kadın Topluluğu (KJAR) Koordinasyon Üyesi Çimen Şine, Jinnews’e yaptığı açıklamada, halkın değişim talebinin artık geri dönülmez bir noktaya ulaştığını vurguladı.

Rejim aşılmak istenmekte

Çimen Şine, 2022'den beri kesintisiz devam eden kadın öncülüğündeki mücadelenin, ekonomik krizle birleşerek devrimci bir ivme kazandığını belirterek, şunları ifade etti: “İran devleti ‘Jin Jiyan Azadî’ ile sarsıldı. Kadınlar en büyük korkuları oldu. O sebeple İran’da ve Rojhilat Kürdistanı’nda devrim zemini ve potansiyelinin oldukça güçlü olduğunu belirtebiliriz. Şimdi de devam etmektedir. Üçüncü Dünya Savaş gerçeği karşısında, İran-Rojhilat Kürdistan’ı halkının, devrim, demokratikleşme, değişim konusundaki net duruşları, 2026 yılın ilk günlerinde devrim tutumunu ifade etmektedir. Özellikle halkın hiç durmayan serhildan duruşları yıl boyunca farklı biçimlerde dile gelmiştir. Bu rejim artık aşılmak istenmektedir. Rejim, halkın, kadınların, toplumların demokratik yaklaşımını hiç doğru okumamıştır. Tersinden idamla toplumu teslim almayı gündemde tutmuştur” ifadelerini kullandı.

Sıradan bir serhildan değil

İran’da gerçekleşen serhildanı doğru okumak gerektiğini ifade eden Çimen Şine, “Bugün İran toplumunun, bu serhildan başkaldırısını doğru okumak gerekir. Sıradan bir serhildan değildir. ‘Farklı güçlerin projesi’ diyerek bu halkın en meşru ve haklı taleplerinin yanında olmamak, halk öncülüğü değildir. O sebeple halkın en temel istemi demokratik bir İran’dır. Halk, kadın özgürlüğünün geliştiği bir İran istemektedir. Tüm toplumsal kesimlerin özgür olduğu bir ülke, demokratikleşmeden geçiyor, kadın özgürlüğünden geçiyor. Bu ancak halkların özgürlüğü ile mümkündür. Maalesef İran bunların hiçbirini yapmadı. İdam siyaseti ile toplumu hep sindirmeye, baskı cenderesinde tutmaya ısrar etmiştir. ‘Jin, Jiyan Azadî’ devrimi kadınların öncülüğüdür, kadın devrimidir. İran da en fazla kadınları katletmiştir. Şimdi İran’a da özgürlük, kadınların eliyle gelecektir. Özellikle bu başlayan serhildanı da, ‘Jin Jiyan Azadî’ isyanı ve mücadelesinin sonuçları ile bağlantılı ele alarak daha da güçlendirmek, örgütlü ve kalıcı kılmak önemlidir. Ekonomik talepler deyip halkın, kadınların taleplerini kimse yadsıyamaz, geriletemez, serhildan yanlış ifadelendirmemelidir” sözlerine yer verdi. 

Toplumun tahammülü kalmamıştır

İran rejiminin, örgütlü ve iradeli toplum yerine, çaresiz ve çözümsüz bir toplum gerçeğini yaratmayı topluma, kadınlara dayattığını ifade eden Çimen Şine, “Özellikle mola rejiminin zihniyeti ve baskıları, sömürgecilik, erkek kanunları toplumu atomlarına kadar parçalamıştır. Cinsiyetçilik, ideolojik saldırı aracı olarak toplumu kuşatmış ve içten çürütmektedir. Halk bu gerçeği red ediyor ve hiçbir biçimde tahammülü kalmamıştır. İşte bu zihniyetin saldırıları, en fazla kendisini dayattığı kesim ise toplumun yarısını ifade eden kadınlardır. Kadına dönük politikalarında cinsiyetçiliğe, milliyetçiliğe, dinciliğe ağırlık veren bir durum ile politikalarında ısrar etmiştir. Bunun da kadınlarda büyük bir öfke selini ortaya çıkarttığını bugün rahatlıkla ifade edebiliriz. İran’da kadınlar, cinsiyetçi politikalara karşı demokratik, kadın özgürlüğüne dayalı bir ülke istiyor. 2025 yılında, demokratik bir yaşam için aktif bir mücadelede geliştirdiler. Demokrasiye dayalı bir İran’ın öncüsünün kadınlar olduğunu her seferinde gündemleştirdiler. Kadınlar idamla tehdit edildiler ve bununla terbiye edilmeye çalışıldılar. Rejime boyun eğmeyen, kadınlar ve gençler oldu. Şimdi toplum bu dinamik güçle de özgürlüğünü alacak” dedi. 

Serhildan tüm İran’a yayılıyor

İranlı kadınların sadece bildik taleplerle, bugün alanlarda olmadığına dikkat çeken Çimen Şine, “Ciddi bir değişim ve demokratik çözüm talebi var. Tüm kesimlerin talep ve istemleri, toplumsal devrim özlemiyle demokratik bir İran’dır, demokratik ulustur. 2025 yılında İran, kadınlara zindanlarda işkence, tutuklama, taciz ve kadın kırımı politikaları uyguladı. İdamla korkutarak, demokrasi ve özgürlük gücü olan kadınları sindirmeyi hep esas aldı. İradesini yok saydı. Ancak İran, kadınların çizgisi olan ‘üçüncü çizgi’ ile özgürleşecektir. Tüm dünyada kadınlar bugün ‘Jin Jiyan Azadî’ ile yürüdü. Bugün de İranlı ve Rojhilatlı kadınların, yanında olmanın zamanıdır. Ayağa kalkmış Fars, Beluc, Kürt, Azeri kadınların, haykırışlarının dili olma, dayanışma ve birlikte hareket etme zamanındayız. Serhildan dalga dalga tüm İran’a yayılmaktadır” şeklinde konuştu. 

Özgürlük devrimi kazanacaktır

Toplumun tüm kesimlerini sürece daha fazla güç katmaya çağıran Çimen Şine, sözlerini şöyle tamamladı: “Kürdistan’da büyük bir abluka var. Askeri gücün sevkiyatı yapıldığı söylenmektedir. Özellikle bu eylemlerde katledilen isyancı kadın ve erkeklerin isimleri mutlaka anılmalı, resimlerini halkımız taşımalıdır. Sorumlulardan hesap sorma, İran sisteminin ne kadar baskıcı bir rejim olduğunu daha güçlü dile getirebilmeliyiz. İran rejimi halkımızı kadınları kırımdan geçirmektedir. Bunun önüne geçecek bir demokratik direniş ve kendisini savunacak bir öz savunma duruşunu her yerde sağlayabilmeliyiz. ‘Jin Jiyan, Azadî’ serhildanındaki kadınlara, gençlere tüm İran’daki halklara, toplumuna sesleniyoruz; Bu sürece daha fazla güç katmayı ve güçlü katılmayı önemli buluyoruz. Kadınların öncülüğünde demokratik İran gelişecek, baskıcı rejim ve mola rejimi gidecektir. Halkımızın demokratik direnişini selamlıyorum. Demokratik direnişi kadınlar başaracaktır. ‘Jin jiyan azadî’ ile özgürlük devrimi kazanılacaktır.” HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.