Kürt halkı onurunu koruyor

Kürt siyasi parti ve kurumlar Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê halkının yanında olduklarını duyurdu.
- Kürt siyasi parti ve kurumlar, amacın sadece Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri değil, Kürt halkının kazanımlarını yok etmek ve Rojava'nın demokratik sistemini yıkmak olduğunu vurgulayarak, "Rojava yalnız değil, Kürt halkı her zaman onurunu koruyacaktır” dedi.
Bölge devletlerini Kürt halkının hassasiyetlerine saygı göstermeye ve Kürt halkına karşıtlığı bırakmaya çağıran Kürt siyasi partiler ve kurumlar, garantör güçleri de sorumluluklarını adil bir şekilde yerine getirmeye davet etti.
Demokratik Birlik İnisiyatifi, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Kürdistan Komünist Partisi (KKP), Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi, Azadî Partisi ve Devrimci Demokrat Kürt Derneği (DDKD), yaptığı yazılı açıklamayla Kürt mahallelerine dönük saldırılara tepki gösterdi. Kürtlerin on yıllardır kendi topraklarında şiddetle, saldırılarla karşı karşıya kaldığına ve meşru haklarının tanınmadığına dikkat çekilen açıklamada, Ortadoğu'da Kürtlerin varlığına karşı kurulan statükonun, Suriye'de yeniden canlandırıldığı belirtildi. Açıklamada, Halep'teki Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıların, bu statükodan güç aldığı kaydedildi.
Yeni soykırım denemesi
Halep'teki Kürt mahallelerinde en az 200 bin kişinin hayatının büyük tehlike altında olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Kürt halkına yönelik saldırılar, Dürzi ve Alevi halkına yönelik saldırılar gibi, yeni bir soykırımın denemesidir. ‘Yeni bir Suriye’ için yapılan değişikliklere ve gelişmelere rağmen Şam'daki yeni rejim, Kürt halkının ve seçmenlerinin meşru haklarına sahip olmasını istemiyor. Bu nedenle Halep Kürtlerine yönelik saldırıları da dikkat çekici buluyoruz. Halep'e yönelik saldırılar, Şam'da QSD Güçleri ile Suriye Geçici Hükümeti arasında yapılan yüz yüze görüşmelerin ardından başlatıldı. Biliyoruz ki; amaç, sadece Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri değil, Kürt halkının kazanımlarını yok etmek, Rojava'nın demokratik sistemini yıkmaktır.
BAAS rejimini tekrarlıyor
On yıllardır Suriye'nin çok dinli ve çoklu kimliği inkar edildi ve Kürt halkı ile diğer halklar, BAAS rejimi karşısında ağır bedeller ödedi. DAİŞ’e karşı büyük bir savaş yürütüldü ve on binlerce genç; erkek ve kadın hayatını kaybetti. Ne yazık ki, demokrasi ve özgürlük beklentisine rağmen bugünkü yeni Suriye rejimi, BAAS rejiminin uygulamalarını tekrarlıyor. Kimlik ve inançları tehdit olarak gören zihniyet değişene ve tüm bileşenlerin hakları tanınana kadar güvenli bir Suriye kurulmayacaktır.
Her Kürt için kırmızı çizgi
Rojava, acımasız çetelere karşı verdiği mücadele ve direnişle dünyaya damgasını vurdu. Amed’den Erbil'e, Mahabad'dan diasporadaki Kürtlere kadar Rojava, artık her Kürt için kırmızı çizgidir. Tüm bölgesel ve uluslararası güçler, Rojava söz konusu olduğunda Kürt halkının duruşunun tek olduğunu bilmelidir. Kürt halkı, Nisan 2025'te düzenlenen Kürt Birlik ve Ortak Tutum Konferansı ile de Rojava'daki kazanımların kaçınılmaz olduğunu göstermiştir.
Ulusal birliğin önemi
Bölge devletlerini Kürt halkının hassasiyetlerine saygı göstermeye ve Kürt halkına karşıtlığı bırakmaya çağırıyoruz. Ayrıca garantör güçleri de Kürtlere yönelik saldırıları sadece izlemekle kalmayıp, sorumluluklarını adil bir şekilde yerine getirmeye çağırıyoruz. Demokratik entegrasyonun sağlanması amacıyla QSD ile Şam arasındaki görüşmeler de devam etmeli ve tüm aktörler yapıcı ve kolaylaştırıcı bir rol oynamalıdır. Halkımızı da her alanda elde ettikleri kazanımları korumaya çağırıyoruz. Çünkü başarıya giden kapıyı açacak olan şey şüphesiz Kürt ulusal birliğidir. Bu nedenle milyonlarca Kürt'ün çağrısı; Kürt mahallelerine yönelik saldırıların derhal durdurulması ve Kürt halkının haklarına saygı gösterilmesidir. Rojava yalnız değil, Kürt halkı her zaman onurunu koruyacaktır. Yaşasın Rojava direnişi.” AMED
* * *
İktidarın tavrı kabul edilemez
12 siyasi parti ve örgüt, Halep'te Kürtlere yönelik saldırılarda Türkiye'nin rolüne işaret ederek, cihatçı gruplara açık destek vermeye dönük açıklamaları ve Kürtleri hedef alan tutumunun kabul edilemez olduğunu belirtti.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Devrimci Parti, Emekçi Hareket Partisi (EHP), Emek Partisi (EMEP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) ve Yeşil Sol Parti, Suriye geçici hükümetine bağlı grupların Halep'in Kürt mahallelerine dönük saldırına ilişkin ortak açıklama yaptı. Yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Sistematik saldırılar
"Aralık 2024'ten beri Suriye'de Şam merkezli olarak iktidarda bulunan HTŞ ve ona bağlı çeşitli askeri cihatçı yapılar, bütün halklar ve inançlardan Suriyelilerin güvenlik, istikrar ve özgürlük içinde yaşayacağı bir Suriye'yi tesis edecek politik anlayış ve tutuma sahip değildir. HTŞ iktidarı, ülkedeki çeşitli halk kesimlerinin eşit haklar temelinde bir arada yaşayacağı bir siyasal sistem kurmaktan uzaktır ve kendi iktidarına biat istemektedir. Meşruiyetini halkların değil, küresel ve bölgesel emperyalist devletlerin desteğinden alan HTŞ-Colani iktidarı, bu devletlerin Suriye topraklarındaki varlığına son verecek şekilde davranmamaktadır. Askeri gücü ve emperyalist devletlerden devşirdiği yetkiyle Suriye'deki Alevilere, Dürzilere, Hristiyanlara ve Kürtlere karşı şiddet uygulamaktadır. Kendi iktidarına bağlı cihatçı grupları dahi kontrol edemeyen Şam'daki HTŞ iktidarı, ülkedeki farklı etnik ve dinsel gruplara yönelik saldırıları ve katliamları engelleyecek bir politik hatta sahip değildir. HTŞ ve bağlı cihatçı çetelerin Suriye'de iktidarı ele geçirdikten sonra Aleviler, Dürziler, Süryaniler, Hristiyanlar ve diğer birçok farklı dini, etnik ve kültürel gruba yönelik saldırıları sistematik hale gelmiş ve bu saldırılar şimdi Kürtlere yönelmiş durumdadır.
Hastaneler bile bombalandı
HTŞ ve ona bağlı cihatçı çetelerin Halep'in Kürt yoğunluklu iki mahallesine dönük saldırıları günlerdir sürmektedir. Hastaneler dahil sivil yerleşim alanlarının bombalandığı, hayatını kaybeden sağlık emekçileri ve sivillerin olduğu, çok sayıda kişinin yaralandığı ve hayatta kalanların sürgüne zorlandığı yönünde bilgiler ulaşmaktadır. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi verilerine göre; 6 Ocak'tan bu yana HTŞ ve ona bağlı cihatçı grupların saldırılarında ikisi çocuk olmak üzere onlarca kişi yaşamını yitirmiş, 64 kişi de yaralanmış, on binlerce insan yaşam alanlarından zorla uzaklaştırılmıştır. Hastanelerin ve diğer sivil yerleşim birimlerinin bombalanması, zorla yerinden etmeler ve yağmalar uluslararası hukuka ve tüm devletleri bağlayan sözleşmelere göre savaş suçu sayılmaktadır. Söz konusu saldırılar derhal kalıcı bir şekilde durdurulmalıdır.
Türkiye'nin cihatçılara desteği
Ayrıca Türkiye'de saray iktidarının, Suriye'de sorunların çözülmesi için bütün inanç ve halklardan yana, barışçıl ve demokratik bir dayanışma tutumuyla hareket etmek yerine cihatçı gruplara açık destek vermeye dönük açıklamaları ve Kürtleri hedef alan tutumu kabul edilemezdir. Suriye halklarının tamamının güven ve barış içerisinde yaşayabilecekleri bir ortamın hızla tesis edilmesi gerekir. Biz Türkiye emek ve demokrasi güçleri olarak Suriye halklarının özgür ve eşit olarak birlikte yaşama iradesi ve mücadelesiyle dayanışma içinde olduğumuzu ilan ediyoruz. Suriye Suriye'de yaşayan halklarındır, HTŞ'nin ve Suriye dışındaki güçlerin müdahalesi kalıcı bir şekilde sona ermelidir." ANKARA
* * *
Barış Anneleri sordu: Neden?
Halep’in Kürt mahallelerine yönelik saldırılara tepki gösteren Barış Anneleri, bugün Ankara’ya gidiyor.
Barış Anneleri Meclisi, birçok kentte yaptıkları açıklamayla Suriye'nin Halep kentindeki Kürt mahallelerine dönük saldırılara tepki gösterdi.
Amed Barış Anneleri Meclisi üyeleri, dernek binalarında Halep’in Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd mahallelerine yönelik saldırılarına ilişkin basın açıklaması düzenledi. Barış Anneleri Meclisi adına açıklamayı Mürvet Demir yaptı. Savaşın son bulması ve barışın biran önce sağlanması için Ankara’ya doğru yolla çıkacaklarını belirten Mürvet Demir, günlerdir saldırılar karşısında birçok kişinin katledildiğini ve yaralandığını hatırlattı. Halep’te günlerdir süren direnişi sahiplendiklerini vurgulayan Mürvet Demir, “DAİŞ’e verilen destekten vazgeçsinler” dedi.
Savaşın durdurulması için yetkililerin biran önce adım atması gerektiğini belirten Mürvet Demir, “Mesele Kürtler olunca herkes üç maymunu oynuyor. Sizlerin ne kadar hakkı varsa biz Kürtlerin hakkı da var. Bizler her yerde savaşa karşı duracağız. Yeter artık çocuklarımızı katletmesinler. Yarın saat 14.00’te Koşuyolu Parkı’nda toplanıp Ankara’ya gideceğiz. Sadece Amed’de değil, Barış Anneleri her yerde bu eyleme destek verecek. Ankara’ya gitmemizin sebebi; her şey oradan başlıyor, barış da Ankara’da sağlanacaktır” şeklinde konuştu.
Êlih Barış Anneleri Meclisi de meclis binasında açıklama yaptı. Anneler adına konuşan Elif Tuğluk Tumur, bu saldırıların son bulması çağrısında bulundu. “Barış da Ankara'da, savaş da Ankara'da” diyen Elif Tuğluk Tumur, bu nedenle Ankara’ya gideceklerini kaydetti.
Mêrdîn’de DEM Parti İl Örgütü binasında yapılan açıklamayı Barış Annesi Türkan Durç okudu. Şexmaqsûd’da yaşananları kabul etmediklerini belirten Türkan Durç, savaşın sona erdirilerek, barış temelli adımların atılmasını beklediklerini söyledi.
Botan’daki anneler, DEM Parti Cizîr (Cizre) İlçe Örgütü binasında açıklama gerçekleştirdi. Anneler adına açıklamayı okuyan Şirin Demir, "Katliamlara karşı Ankara’ya gideceğiz. Artık çocuklarımızın katledilmemesini istemiyoruz. Savaşı durdurmak için Ankara’da olacağız" diye konuştu.
Adana Barış Anneleri Meclisi ve Mersin Barış Anneleri Meclisi de benzer açıklamalar yaptı. AMED












