'Allahu ekber' diyerek kardeşlerimizi katlediyorlar

Diba Ermiş Keskin
- Halep'in Kürt mahallelerindeki saldırılara dikkat çeken Demokratik Birlik İnisiyatifi Sekretaryası'ndan Diba Keskin, "Kardeşlerimiz katlediliyor. 'Allahu ekber' diyerek yapıyorlar. İnsanlarımızı katledip cenazelerini binalardan atıp videoya alıyorlar. Bu vahşet ve zulümdür. Evet, içimiz acıdı ama Allah'a yeminler olsun ki; eninde sonunda zafere ulaşacağız" dedi.
Riha'da Emek ve Demokrasi Platformu tarafından "Kendimizi ve kentimizi yönetmek: Kentte demokrasi ve toplumsal barış" şiarıyla düzenlenen çalıştayın ikinci oturumunda konuşan Demokratik Birlik İnisiyatifi Sekretaryası'ndan Diba Ermiş Keskin, şunları söylledi: "Gözlerimizin önünde anamızı, babamızı, çocuklarımızı, yakınlarımızı katlediyorlar. Bizler, duygusal olmayacak mıyız? İnsanlık, herhangi bir yerde bir zulüm ve zorbalık olduğu zaman ona karşı sesini yükseltebilmektir. Zulmü durduramıyorsun, dilinle tepki göstermelisin. En zayıf iman, sadece içinde kınamaktır. Asıl olan fiziki olarak da tepkini dile getirmek gerekiyor. Kürt bir anne olarak, sözüm ona 'Müslümanlık' adına Rojava'da yapılan zulmü kınıyorum. Kadın katliam fetvası verenleri, cennetten tapu dağıtan sözde alimleri kınıyorum. Nasıl sesimizi yükseltmeyelim. Kardeşlerimiz, insanlık katlediliyor. 'Allahu ekber' diyerek yapıyorlar. İnsanlarımızı katledip cenazelerini binalardan atıp videoya alıyorlar. Bu vahşet ve zulümdür. Herkesin bunun karşısında en güçlü şekilde durması lazım. Lanetli DAİŞ'liler bilsin ki; hiçbir zaman korkmadık. Evet, içimiz acıdı ama Allah'ın adına yeminler olsun ki geri adım atmayacağız. Eninde sonunda zafere ulaşacağız."
Bir savaş zihniyeti var
Riha Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen çalıştayın ilk oturumunda konuşan Kürt siyasetçi Gültan Kışanak, Halep'teki saldırılardan sadece Şam hükümetinin değil, ona askeri ve siyasi destek verenlerin de sorumlu olduğunu söyledi. Türkiye'nin de bu savaşa destek verdiğini ve taraf olduğunu vurgulayan Kışanak, Tarihi Kürt-Türk barışının konuşulduğu, çözüm imkanının olduğu bir dönemde bu saldırının başladığını hatırlattı. Kışanak, "Ankara'yı ve Şam'daki yönetimi etkileyen tüm siyasi aktörleri, devletleri, Kürtlerin varlığını kabul eden yeni bir çözüm konusunda insani ve vicdani bir tutum almaya davet ediyoruz. Kürtlerin varlığını reddeden, bir irade olarak, halk olarak, kentini, mahallesini yönetmek isteyen insanları reddeden bir yaklaşım, 'Sizi başkaları yönetecek. Siz kendinizi yönetemezsiniz. Sizin iradeniz yok' diyen zihniyetin kendisi bir savaş zihniyetidir, bir darbe zihniyetidir" şeklinde konuştu.
Darbe dinamiğinin ırkçılıktan beslendiğini ifade eden Gülten Kışanak, şunları dile getirdi: "Başka halkların, başka kimliklerin, başka dillerin varlığını ve yaşam haklarını kabullenmeyen zihniyettir. Bu zihniyet nerede varsa orada bu darbe dinamiği devreye girer. Darbe deyince böyle klasik olarak 3-5 kişinin bir araya gelip bir yönetimi devirmesi değildir, farklı olana yaşam hakkı tanımayan, farklı olanın kimliğini, yönetime katılma hakkını kabul etmeyen milletin kendisi darbe dinamiğidir ve bütün şiddet, savaş ve darbeler bu zihniyetten beslenir." RIHA














