Gazeteciler 3 bin 480 kez yargılandı

Basın özgürlüğü

Basın özgürlüğü

  • Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü alanında yaşanan ihlalleri içeren 6 yıllık bilançoya göre; gazeteciler yalnızca yaptıkları haberler nedeniyle 3 bin 480 kez yargılandı, 420 gazeteci gözaltına alındı, 145 gazeteci tutuklandı.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer,  “Gazeteciler susturuldukça toplum karanlığa mahkûm ediliyor. Ne gazeteciler ne de yurttaşlar bu tabloyu hak ediyor” dedi.

Çakırözer, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada basın özgürlüğüne yönelik baskıların sistematik hale geldiğini belirterek, gazetecilerin haber yapar yapmaz hedef haline getirildiğini söyledi. Çakırözer, şafak baskınları, gözaltılar ve tutuklamalarla basının sindirildiğini ifade etti. Son bir yılda çok sayıda gazetecinin aylarca cezaevinde kaldığını hatırlatan Çakırözer, “Gazeteciler zindandayken, ev hapsindeyken, ayağında kelepçeyle yaşarken 10 Ocak nasıl bayram olsun?” diye sordu.

Çakırözer, İBB soruşturmaları kapsamında hazırlanan iddianamelerde gazetecilerin de hedef alındığını belirterek, yorum ve haberleri nedeniyle birçok gazetecinin ifadeye çağrıldığını, gözaltına alındığını söyledi. “Dezenformasyonla mücadele” adı altında çıkarılan yasaların basını susturmak için kullanıldığını vurguladı.

Ekonomik ve idari baskılar

Raporda yalnızca adli baskılara değil, ekonomik ve idari kuşatmaya da dikkat çekildi. Çakırözer, TMSF’nin Türkiye’nin en büyük medya patronu haline geldiğini, kayyumlar ve el koymalarla medya kurumlarının tasfiye edildiğini, bunun sonucunda yüzlerce gazetecinin işsiz kaldığını ifade etti. Basın İlan Kurumu ve RTÜK eliyle özellikle yerel ve muhalif medyanın hedef alındığını belirten Çakırözer, ekran karartmalar, para cezaları ve erişim engellerinin olağan hale geldiğini söyledi.

Yasaklarla gerçekler karartılıyor

Deprem, yangın, saldırı ve yolsuzluk haberlerinde hızla yayın yasakları getirildiğini hatırlatan Çakırözer, “Gerçekler bilinmesin diye sosyal medya hesapları kapatılıyor, haber siteleri engelleniyor” dedi. Çakırözer, bu uygulamaların halkın haber alma hakkını doğrudan hedef aldığını vurguladı. Konuşmasını “Özgür basın olmadan demokrasi olmaz, demokrasi olmadan da basın özgürlüğü olmaz” sözleriyle tamamlayan Çakırözer, gazetecilerle dayanışmayı ve basın özgürlüğü mücadelesini sürdüreceklerini söyledi.

 

* * *

Sansürde Ankara kardeşliği

İfade Özgürlüğü Derneği, büyük sosyal medya platformlarının Türk hükümeti ile iş birliğine bağlı olduğunu ve gelen taleplere itaat ettiğini gösterdi.

İfade Özgürlüğü Derneği'nin (İFÖD) "Dijital İtaat Rejimi" başlıklı raporu, Türkiye'de varlık gösteren sosyal medya şirketlerinin hükümetin sansür ve bilgi taleplerine büyük oranda boyun eğdiğini ortaya koydu. Rapor, şirketlerin kullanıcı haklarını değil, kendi ticari çıkarlarını korumak üzere iktidarın sansür taleplerine boyun eğmekle kalmayıp şeffaflıktan kaçınarak bu durumu gizlemeye çalıştıklarına da işaret ediyor.

Meta'nın sicili kabarık

DW Türkçe'de yer alan rapora göre, özgürlükler bakımından en kötü performansı gösteren şirketlerin başında Instagram, Facebook ve WhatsApp'ın sahibi Meta geliyor. Meta'nın Türk hükümetinden gelen bilgi taleplerine olumlu yanıt verme oranı son dönemde yüzde 80'in üzerine çıkmış durumda. Şirket, 2024'ün ikinci yarısında hükümetin 4 bin 121 bilgi talebinden 3 bin 360'ına yani yüzde 82'sine olumlu yanıt vererek kullanıcıların kimlik, hesap ve bağlantı bilgileri gibi verilerini Türk makamları ile paylaştı. İçerik kaldırma taleplerinde de Türk hükümeti ile uyum içinde hareket etti. 2024 verilerine göre; Instagram, Türkiyeden gelen içerik kaldırma taleplerinin yüzde 80'ine olumlu yanıt verdi.

TikTok'tan tam biat

TikTok, hükümetin içerik kaldırma ve erişim engelleme taleplerine yüzde 92 oranında uyum gösterdi. Raporda, TikTok için, "küresel platformlar arasında otoriter taleplere en yüksek oranda boyun eğen sağlayıcı" değerlendirmesi yer aldı.

X de şeffaf değil

Raporda, X platformunun ise özellikle şeffaflık konusundaki eksikliklerine dikkat çekildi. Şirket, algoritmanın işleyişinden hükümetlerle ilişkilere birçok konuda oldukça sınırlı ve düzensiz bilgi paylaşıyor.

Google'dan "gölge sansür"

İzlediği strateji ve bilgiyi kontrol gücü bakımından en dikkat çekici örneklerden biri de Google. Raporda, hayati tehlike gibi acil durumlar haricinde, Google'ın Türk hükümetinden gelen bilgi taleplerine olumlu yanıt oranının "sıfır" olduğu kaydedildi. Ancak şirket, algoritma gücü sayesinde bilgiye erişim bakımından daha karanlık bir tablo ortaya koyuyor. Şirketin çoğu durumda içerik kaldırmak yerine algoritmalar aracılığıyla içerikleri görünmez kıldığına dikkat çekildi.

Var olmayan yasaya atıf

Raporun en çarpıcı bulgularından biri de, şirketlerin Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından daha önce yürürlükten kaldırılmış yasa hükümlerine atıf yaparak içerik kaldırmaya devam etmeleri oldu. Raporda bunun, "İdari ve ticari pratiklerin anayasal yargı denetiminden koptuğunu gösterdiği" vurgulandı ve şöyle denildi: "Hukuki geçerliliğini yitirmiş bir sansür mekanizmasının, platformlar ve idari makamlar arasındaki fiili mutabakatla 'uygulamada' yaşatılması, anayasal güvencelerin işlevsizleştirilmesi anlamına gelmekte ve ifade özgürlüğü açısından ağır bir tehdit oluşturmaktadır."

Devlet daha fazla yetkili

Raporda, son yıllarda yapılan yasal düzenlemelerin sosyal medya platformlarını Türkiye hukuk sisteminin bir parçası haline getirdiği, ancak bu bütünleşmenin, hukukun üstünlüğü ve temel haklar ekseninde değil, ağır idari yaptırımlar ve bant daraltma tehditleri gölgesinde gerçekleştiği de kaydedildi. Raporda, "Devlet artık sadece içeriğin engellenmesini veya kaldırılmasını talep eden bir düzenleyici değil, içeriği üreten failin kimliğine erişimi zorunlu kılan ve bunu sağlamayan sosyal ağ sağlayıcısını bant daraltma ile işlevsiz hâle getirebilen bir otorite konumuna yükselmiştir" denildi. ANKARA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.