Yeni bir savaş mı planlanıyor?

Halep/foto:AFP

Halep/foto:AFP

  • KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Fırat'ın doğusundaki Kürtlere saldırılara, PKK'nin feshine rağmen Kürt Özgürlük Hareketi'ne hakaretlere ve tasarlanan geçici yasaya işaret ederek, sürecin nasıl sürdürüleceğini sordu.
  • "Kabul edilmeyecek bir yasa çıkarılıp savaş mı başlatılmak planlanmaktadır?" diye soran Eşbaşkanlık, süreci sabote edici adım ve uygulamalardan uzak durulmasını; Kürt tarafının yaptıklarına gerekli karşılığın verilmesini istedi.

Hem 'terörizm ve teröristler' denilerek Kürtlere saldırılmasını hem de Kürt-Türk kardeşliğinden söz edilmesini sorgulayan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Suriye’de bir çözümün istenmediğinin, anlaşma değil de Özerk Yönetim'in tasfiyesinin  amaçlandığının anlaşıldığı belirtti. Eşbaşkanlık, devlet yetkilileri ve sorumlu siyasi güçleri bir kez daha uyardı. 

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Halep saldırısının ardından ikinci açıklamasını dün yaptı. Kürt mahallelerine saldırının Kürtsüzleştirme ve Özerk Yönetim'i ortadan kaldırma amacına dikkat çeken Eşbaşkanlık, ABD, İsrail, Şam yönetimi ve Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın görüşmelerinden sonra yapılmasına işaret etti.

Türk devleti saldırının içinde

Türk devletinin baştan itibaren saldırıların içinde olduğu; Türk devlet yetkililerinin açıklamaları ve AKP-MHP iktidarına yakın basın-yayın organlarının da bunu açıkça ortaya koyduğunu kaydeden Eşbaşkanlık, "Basın ve Türk devlet yetkilileri, Türk ordusu savaşıyormuş gibi bir yaklaşım içindeydi. QSD Genel Komutanlığı, Türk devletinin SİHA’ları ve tanklarının bu savaş içinde olduğunu açıkladı. Hatta bazı Türk subaylarının da bu savaşın yürütülmesinde yer aldığını belirttiler. Türk devletinin politikası QSD karşıtlığı üzerinden tamamen Kürt düşmanlığı olmaktadır. Rêber Apo’nun 27 Şubat 2025 çağrısı öncesi Kürtlere ve Kürt Özgürlük Hareketine yönelik üslup ve saldırılarını Halep’te yapılan Kürtsüzleştirme saldırısı sürecinde de sürdürmüşlerdir" dedi.

Suriye'de çözüm istenmiyor

PKK kendisini feshetmişken, 1 Mart 2025’ten bu yana bir ateşkes durumu varken, sürekli PKK’nin dillendirilerek Kürt mahallelerine yapılan bu saldırıların, Özgürlük Hareketi'ne ve titizlikle uyguladığı ateşkesi bozmaya yönelik de bir saldırı olduğunu vurgulayan Eşbaşkanlık, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Hem bir süreçten söz edilecek hem de bu sürecin bir tarafı olan Özgürlük Hareketi'mize sürekli hakaret edilip saldırılacak! Bu yaklaşımla Rêber Apo’nun silahlı mücadelenin bırakılması ve ateşkese dayalı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı nasıl sürdürülecektir? Hem 'terörizm ve teröristler' denilerek Kürtlere saldırılacak hem de Kürt-Türk kardeşliğinden söz edilecek! Bunun Kürtler için bir inandırıcılığı olmayacağı açıktır. Halep’teki Kürt mahallelerine saldırı ve devlet yetkililerinin Hareketimize yönelik yaklaşım ve tutumları, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni sabote etme anlamına gelmektedir.

Rêber Apo'nun mesajı varken

Bu saldırı, Kuzey ve Doğu Suriye Yönetimi ile geçici Şam hükümeti arasında görüşmelerin sürdüğü bir süreçte yapılmıştır. Rêber Apo, 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması açısından çatışmaların olmamasını, sorunların çözümü doğrultusunda adımlar atılmasını istemiş; Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi'ne petrol, sınır kapıları ve bazı konularda adım atılması yönünde mesajını iletmiştir. Kürt Özgürlük Hareketi olarak biz de bu yönlü adımların atılması ve güven artırıcı ortam sağlanarak sorunların çözümü konusunda teşvik edici olduk. Bu yönlü girişim ve adımların atıldığı günlerde bu saldırının olması Suriye’de bir çözümün istenmediğini ortaya koymaktadır. Kuzey ve Doğu Suriye ile anlaşmayı değil, Özerk Yönetim'i tasfiye etmeyi amaçladıkları anlaşılmaktadır.

Tüm bölgeye yayılacağı anlaşılıyor

Türk basını ve Hükümet Sözcüsü Ömer Çelik, bu saldırıların Halep’teki Kürt mahalleleriyle sınırlı kalmayacağını açıkça belirtmektedirler. Ömer Çelik’in ‘terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge’ ifadelerini birlikte kullanması, bu saldırıların Kuzey ve Doğu Suriye ile Kürtlerin yaşadığı tüm bölgeye yayılacağını ortaya koymaktadır. Kürtlerin özgürlük ve demokrasi mücadelesini, her yerde terörle yaftalamaktadırlar. Rojava ve Kuzey ve Doğu Suriye’deki demokratik sistemi de bu yaftalama ile tasfiye etmek istemektedirler. Özcesi Kürtlere düşmanlık şahsında Kürtlerin yaşadığı her ülkede demokrasi düşmanlığı yapılmaktadır."

Yaşananlar, süreci sorgulatıyor

Kürt mahallelerine saldırı ve Fırat’ın doğusuna yönelik saldırı hazırlıklarının, Kürt Özgürlük Hareketi ile Türkiye arasında süren ateşkesi ve buna dayalı devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni de sorgulattığını vurgulayan Eşbaşkanlık, şunları ifade etti: "Bu süreçte doğrudan Hareketimizi hedef alan saldırılar, hazırlandığı söylenen özel geçiş yasasının da bir çözüm adımı olmayacağını göstermektedir. Hareketimize yönelik bu kadar saldırı yürütülürken ve Kürtlerin demokratik iradelerine saldırılırken bu yasanın Hareketimiz ve Kürtler için demokratik siyaset alanı açacak bir nitelikte olması zor görünmektedir. Acaba, kabul edilmeyecek bir yasa çıkarılıp savaş mı başlatılmak planlanmaktadır? Ateşkes ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni sabote eden politika ve uygulamalar bunu düşündürmektedir.

Sabotajdan uzak durun uyarısı

Devlet yetkilileri ve sorumlu siyasi güçler, mevcut sürecin ruhuna ve amacına yönelik bir politika ve yaklaşım içinde olmalı; süreci sabote edici adım ve uygulamalardan uzak durmalıdır. Biz Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde üzerimize düşen sorumlulukları tereddütsüz ve cesaretle yerine getirdik; AKP ve MHP iktidarını ve devlet yetkililerini de sürecin başarısı için gerekli adımları atmaya çağırıyoruz.” BEHDÎNAN

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.