Kayyumu tutmanın süresi uzatılıyor

Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız

Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız

  • Akdeniz Belediyesi'ne kayyum atanmasıyla ilgili yürütmenin durdurulması talebi, aradan 24 gün geçmesine rağmen henüz bir hüküm kurulmadı. 

Kanun Hükmünde Kararname'yle (KHK) geçici bir uygulama olarak hayata geçirilen kayyum atama uygulaması, kalıcı bir hal aldı. 2016'da Kürt siyasi partilerinin kazandığı 95; 2019'da 48; 2024'te ise 10 belediyeye atanırken, görevlerinden alınan belediye başkanlarının hiçbiri ise görevlerine iade edilmedi. Bu dönemde, Erxenî (Ergani) Belediye Eşbaşkanı Ahmet Kaya ve Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi Ahmet Türk, yargılandıkları davadan beraat etmelerine rağmen görevlerine iade edilmedi. Kayyum ataması kararının yürütmesinin durdurulması talebi ise yine reddedildi. 

Akdeniz Belediyesi'nde kayyum atamanın yürütmesinin durdurulması talebiyle yapılan başvuru, karara bağlanmadı. Talebi, 15 günde karara bağlama kararı alan mahkeme, aradan 24 gün geçmesine rağmen kendi hükmünü yerine getirmedi. Akdeniz İlçe Belediyesi Eşbaşkanları Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız ile Meclis üyelerinin tutuksuz yargılanması kararının ardından avukatlar, Mersin 1.İdare Mahkemesi'ne kayyum atama kararının durdurulması istemiyle başvuruda bulundu. İdare Mahkemesi, 19 Aralık 2025'te kayyum atama kararının yürütmesinin durdurulması talebini, 15 gün içinde karara bağlama kararı aldı. Aradan geçen 24 güne rağmen mahkemenin karar vermediğine işaret eden Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanı Hoşyar Sarıyıldız, "Kayyum atamasının iptali talebiyle dava açtık. Duruşmada, kayyuma giden süreçte yaşanan hukuksuzlukları ve antidemokratik uygulamaları mahkeme huzurunda teşhir ettik. Ayrıca kayyum uygulamasının Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle dosyanın, somut norm denetimi yapılması için Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettik. Mahkeme, iki haftalık süre içerisinde kararını açıklayacağını belirtti. Şu anda mahkemenin gerekçeli yazılı kararını bekliyoruz. Umudumuz, kayyum atanan tüm belediyeler açısından emsal teşkil edecek hukuki bir kararın çıkmasıdır" dedi.

Yenilginin intikamı içindi

Kayyum atama kararlarının yargısal konular olmaktan ziyade siyasi olduğunu dile getiren Sarıyıldız, seçim sürecinden itibaren bilinçli bir baskı ve korku ortamı yaratıldığını ifade ederek, "DEM Parti kazanırsa kayyum atanacağı propagandası yapıldı. Buna rağmen halk 31 Mart'ta bu haksız ithamları boşa çıkardı ve tarihi bir farkla bizi seçti. Bu hezimetin intikamı daha ilk aydan itibaren atılan adımlarla alındı. Tarihi hezimetin intikamının alınacağı, daha ilk aydan itibaren ana akım medyada servis edilen haberlerle kendini göstermişti. Tek bir soruşturma dahi geçirmemişken, hakkımızda hiçbir hukuki ciddiyeti olmayan, ipe sapa gelmez iddialarla bir soruşturma başlatılarak ve biz tutuklandık" şeklinde konuştu.

Belediye halktan koparıldı

Kayyum atanmasının hukuki değil, siyasi bir karar olduğunu tekrarlayan Sarıyıldız, şöyle devam etti: "Yıllar sonra tek bir projenin hayata geçirilmediği, sokakları hizmet görmeyen, çöpün alabildiğine biriktiği, kaldırımların ve yolların harap olduğu bir kentte, ilk defa bizim dönemimizde mahalleler hizmet görmeye başlamıştı. Şeffaf, adil ve herkese eşit hizmet götüren bir yönetimle karşılaşılmıştı. Halklar ve inançlar arasında kardeşlik ortamı ve eşit hizmet imkanı yarattığımız için, DEM Parti fikriyatının batı metropollerinde hayata geçmesinden duyulan endişe üzerine belediyemize kayyum atamak istemişlerdi. Bu zihniyetin, belediyemize kayyum atanmasındaki en büyük gerekçesi de tam olarak belediyeyi halkımızla birlikte yönetme anlayışımızdı. Şu anda belediyemiz tek adam rejimiyle halktan koparılmış durumda. Belediye toplumdan ayrı bir noktada, kaymakam ve kayyum zihniyeti tarafından gasp edilmiş durumdadır."

Taşınmazlar satılıyor

Kayyum atamasının ardından belediye binasının demir bariyerlerle çevrildiğini belirten Sarıyıldız, belediyeye ait çok sayıda taşınmazın satıldığını söyledi. Sarıyıldız, şöyle konuştu: "En değerli taşınmazlarımızdan biri olan belediye hizmet alanımız ihale yoluyla satılmıştır. Kamu zarara uğratılmış, bu taşınmazın değerinin çok altında bir bedelle devredildiği görülmüştür. Yine belediyemizin yakınında bulunan eski TEDAŞ binasının da müteahhide kat karşılığı devredildiğini öğrendik. Küçük taşınmazların tamamının teker teker satıldığı, SGK ve diğer resmi kurumlara borç karşılığı devredildiğini öğrendik. Göreve geldiğimiz anda bu kara kaplı defteri açacağız, neler yapılıp neler yapılmadığını halkımıza teşhir edeceğiz."

Belediyeyi yönetmek değil

Eşbaşkan Nuriye Arslan ise kayyum uygulamasının 2016'dan bu yana halkın kazanımlarını hedef aldığını belirterek, "Kayyumun amacı belediyeyi yönetmek değil, seçilmişlerle halk arasındaki bağı koparmaktır. Seçim öncesi de 'alsanız bile kayyum atanacak' tehdidi yapılıyordu. Buna rağmen halk bizi seçti" dedi. Göreve geldikleri andan itibaren halkla birlikte yönetim anlayışını benimsediklerini söyleyen Nuriye Arslan, "37 belediye meclis üyesiyle birlikte mahalle mahalle gezerek ihtiyaçları tespit ettik. Kurduğumuz komisyonlarla halkın taleplerini esas aldık. Bu yaklaşım iktidarı rahatsız etti. Paradigmamız tekçi anlayışa karşı olduğu için kayyum atandı" şeklinde konuştu. 

Projeler de engellendi

Kadınlardan gençlere kadar birçok proje hazırladıklarını ifade eden Nuriye Arslan, madde bağımlılığıyla mücadele için rehabilitasyon merkezi, gençler için kültür-sanat alanları, tarım ve narenciye üreticileri için kooperatifler kurmayı hedeflediklerini aktardı. Kadınların emeğini görünür kılacak kooperatifler ve yeniden açılan İŞTAR Kadın Dayanışma Merkezi'nin kayyum tarafından kapatıldığını hatırlatan Arslan, "Projelerimiz halka ulaşmadan engellendi" dedi.  MERSİN

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.