Kürtleri teslim alamazsınız

Amed Demokratik Kurumlar Platformu
- Amed Demokratik Kurumlar Platformu, Özerk Yönetim'in ve halkların ortak yaşam iradesinin yanında olduklarını vurgulayarak, "Kürt halkı, bu tür saldırılara karşı örgütlü, ulusal ve demokratik birlik ruhuyla meşru direniş hakkını temel alarak duracaktır. Hiçbir güç, halkımızı teslim almayı başaramamıştır, başaramayacaktır” dedi.
Demokratik Kurumlar Platformu, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıları protesto etti. Çand Amed Kongre Merkezi önünde dün gerçekleştirilen açıklamaya, çok sayıda platform bileşeni katıldı. Açıklamanın Türkçesini paylaşan DEM Parti Amed İl Eşbaşkanı Abbas Şahin, aralıksız biçimde sürdürülen saldırıların, açık ve tartışmasız bir insanlık suçu olduğunu, doğrudan sivillerin hedef alındığını belirtti. DAİŞ ve politikalarını canlandırıp bölgeyi yeniden dizayn etme çabalarının beyhude olduğunu dile getiren Şahin, “Yüzlerce sivilin öldürüldüğü, yüzlercesinin kaçırılıp akıbetinden haber alınamaması, kadınların sokaklarda sürüklenmesi ve binalardan aşağı atılması, verilen mesajı net olarak ortaya koyuyor. Çıkan sonuç; her şeye rağmen DAİŞ’in isim değiştirip yeniden yaşam bulması çabası ve sonra da Ortadoğu’nun karanlık yapıyla şekillenmek istenmesidir. Özellikle Kürt mahallelerinin seçilmesi tesadüfi değil, bundan sonra oluşturulmak istenen politikaların işaret fişeğidir” şeklinde konuştu.
Çözüm ihtimaline sabotaj
Saldırıların tam da QSD’nin entegrasyon ve siyasi çözüm arayışlarının tartışıldığı bir süreçte gerçekleşmesinin son derece manidar olduğunu kaydeden Şahin, bu durumun, yaşananların çözüm ihtimalini sabote etmeyi amaçlayan çözüm karşıtı odaklar tarafından bilinçli biçimde kışkırtıldığını kaydetti. Şahin, “Kürtleri hedef alan bu saldırılar, Suriye'nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir. Bu saldırıların aynı zamanda Türkiye'de devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni olumsuz etkileyeceği açıktır. Rojava'ya yönelik bu düşmanca tutum, QSD'nin entegrasyon ve çözüm yönündeki çabalarını zayıflatmayı, bölgesel barış ihtimalini sabote etmeyi amaçlamaktadır. Çözüm karşıtı güçler, savaşı derinleştirerek halklar arasındaki demokratik ve barışçıl gelecek ihtimalini boğmak istemektedir” dedi.
Savaş ve tekçilikte ısrar
QSD’nin tüm diyalog ve diplomasi girişimlerinin engellenmesinin, bir tehdit olarak lanse edilmesinin, savaş ve tekçilikte ısrardan başka bir şey olmadığını vurgulayan Şahin, şunları söyledi: "Kürt halkı bu saldırılar karşısında yalnız, savunmasız ve dağınık değildir. Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel irade ve onurla, Rojava'nın kazanımlarını, Suriye halklarının haklarını korumakta kararlıyız. Özerk Yönetim'in ve halkların ortak yaşam iradesinin yanındayız. Kürt halkı, bu tür saldırılara karşı örgütlü, ulusal ve demokratik birlik ruhuyla, meşru direniş hakkını temel alarak duracaktır. Hiçbir güç, halkımızı teslim almayı başaramamıştır, başaramayacaktır.”
Uluslararası aktörlere çağrı
Uluslararası güçlere, BM'ye ve ilgili tüm aktörlere izleyici konumundan çıkma çağrısında bulunan Şahin, sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınması gerektiğini belirtti. Şahin, “Saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır. Buradan dünya kamuoyuna, Kürt halkının dostlarına ve demokrasi güçlerine açık çağrımızdır: Kürt halkını yalnız bırakılmamalı. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'de direnen halkla dayanışmayı büyütün. Bugün Halep'te yaşananlar durdurulmazsa, yarın çok daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların önü açılacaktır” dedi.
Açıklama, “Biji berxwedana Rojava” sloganlarıyla son buldu. AMED













