Sahada saldırı, diplomaside baskı

Dünya Haberleri —

Dêr Hafir'a çete sevkiyatı/foto:AFP

Dêr Hafir'a çete sevkiyatı/foto:AFP

  • ABD’li senatör Lindsey Graham, Kürtlere saldırılarını sürdüren HTŞ ve Türk devletini uyararak, saldırıların yeni ve tehlikeli bir süreci başlatacağını vurguladı. “Akıllıca seçim yapın” dedi. Dış İlişkiler Komitesi'den Jeanne Shaheen de HTŞ’ye müzakereleri yeniden başlatması çağrısı yaptı.
  • ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, diplomatik baskıların artması üzerine, “gerilimi düşürmek için gece gündüz” çalıştıklarını savundu. Ardından Türk Savunma Bakanı Yaşar Güler’le görüştü. SOHR, Uluslararası Koalisyon’a ait bir heyetin Dêr Hafir’a gittiğini duyurdu.

Kürtlerin kazanımlarını yok etmeyi planlayan işgalci Türk devleti ve HTŞ’ye bağlı çeteler, Dêr Hafir, Meskene ve Tişrîn Barajı’na ağır silahların olduğu sevkiyatlar yapıyor. Sivil yerleşim yerlerini ve alt yapıyı hedef alan bombardımanlar sürerken, ABD Senatosu’ndan Kürtlere destek açıklamaları geliyor.

ABD Başkanı Donald Trump’a en yakın senatörlerden Lindsey Graham’dan Türk devleti ve HTŞ’ye ikinci sert uyarı geldi. Graham, X hesabından yaptığı açıklamada, “Yeni Suriye hükümetinin, Suriye'de IŞİD'in kalıcı yenilgisindeki en güçlü müttefikimiz olan Suriye Kürtlerine karşı askeri güç kullanmak üzere Türkiye ile aynı safta yer almasından giderek daha fazla endişe duyuyorum” dedi.

T.C. ve HTŞ’ye uyarı

Dünyanın en tehlikeli çetelerinden olan yaklaşık 9 bin DAİŞ çetesinin Özerk Yönetim kontrolündeki cezaevleri ve kamplarda tutulduğunu hatırlatan Graham, “Bu mahkumların savaş alanına geri dönmemesi, ulusal güvenliğimiz açısından hayati önem taşımaktadır” uyarısını yaptı.

Öte yandan, HTŞ rejimine yeni bir şans verilmesini desteklediğini ancak, Türkiye tarafından desteklenen çetelerin Kürtlere yönelik saldırıları tırmandırması halinde bunun tamamen yeni ve tehlikeli bir süreci başlatacağını ifade etti. Graham, “Böyle bir eyleme karşı koymak için geniş ve derin bir iki partili desteğin olacağına inanıyorum. Eğer birileri, bu aşamada IŞİD mahkumlarının Kürtler yerine Suriye ordusu veya Türkiye tarafından korunmasından benim veya meslektaşlarımın rahat olacağını düşünüyorsa, çok yanılıyorlar. Akıllıca seçim yapın” diye ekledi.

Lindsey Graham, 14 Ocak’ta da, “Yeni Suriye hükümetinin, azınlıklara yönelik insan hakları ihlallerinin tolere edilmeyeceği konusunda uyarılması gerektiğine inanıyorum. En rahatsız edici olan ise Suriye ordusu güçleri ile Türkiye'nin Kürt müttefiklerimize karşı daha da ilerlediğine dair güvenilir olduğuna inandığım raporlar almamdır. Bu hamlenin ABD'den güçlü bir tepki alacağına inanıyorum. Suriye hükümetine ve Türkiye’ye sesleniyorum: akıllıca bir tercih yapın” demişti.

DAİŞ tehlikesi

Demokratik Suriye Güçleri (QSD), önceki gün (15 Ocak) yaptığı açıklamada HTŞ’nin saldırılarından faydalanmaya çalışan DAİŞ’in cezaevlerine saldırarak çeteleri kaçırmayı planladığı uyarısını yaptı. QSD’nin işaret ettiği DAİŞ’in cezaevlerine saldırı planı 2022 yılında gerçekleşmişti. DAİŞ, 20 Ocak 2022’de Hesekê’deki Sina Cezaevi’nde 3 koldan saldırmıştı. Cezaevi içindeki binlerce çete de cezaevi görevlilerine ve güvenliği hedef almıştı. QSD’nin hemen harekete geçmesiyle bu plan boşa çıkarılmış, 374 çete öldürülmüştü. Ayrıca 121 QSD savaşçısı da şehit düşmüştü.

Bunun yanı sıra DAİŞ, HTŞ’nin Aralık 2024’te Suriye’de yönetimi ele geçirmesiyle daha rahat alan bularak saldırılarını arttırdı. 2025 yılında başta Dêrazor, Reqa ve Hesekê olmak üzere Özerk Yönetim bölgelerine 220 saldırı düzenledi.  Buna karşın QSD ise DAİŞ’e karşı 163 operasyon düzenledi. 140 çete tutuklandı, 3’ü elebaşı olmak üzere 13’ü öldürüldü. Asayiş ise Uluslararası Koalisyon’la birlikte 40 ortak operasyon düzenledi 241 çeteyi yakaladı, onlarca silahı ele geçirdi.

Gerilim derhal azalsın

ABD Kongresi’nin New Jersey 6. Bölgesi’ni temsil eden ve Temsilciler Meclisi Enerji ve Ticaret Komisyonu’ndaki en üst düzey Demokrat isimlerden biri olan Kongre üyesi Frank Joseph Pallone Jr. da Kürt güçlerine saldırıların kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, HTŞ ve Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürtlere karşı hareket ettiğinde dair güvenilir raporların olduğunu dile getirdi. Pallone, “IŞİD’in yenilgisinde merkezi rol oynamış ve hala ABD’nin önemli müttefikleri olan bu güçlere yönelik herhangi bir saldırı kabul edilemez. Derhal gerilimin azaltılması gerekmektedir” dedi.

Shaheen’den 10 Mart mutabakatı çağrısı

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi'nin kıdemli üyesi ve Demokrat Partili Senatör Jeanne Shaheen, Halep’teki katliam ve savaş suçlarının ardından, çatışmanın daha da genişleme riskinden endişe duyduğunu ifade etti. Shaheen, “Suriye hükümeti çatışmayı yatıştırmalı, ihlalleri soruşturmalı ve müzakereleri yeniden başlatmalıdır. SDF’yi müzakerelere yeniden katılmaya ve 10 Mart anlaşması kapsamında entegrasyonu tamamlamaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

‘Entegrasyon’ dedi, Yaşar’ın yanına koştu

Göreve başladığından bu yana Türk devleti ve HTŞ’lilerle yakın ilişkilerini sürdüren ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve aynı zamanda Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ise diplomatik baskıların artması üzerine, “gerilimi düşürmek için gece gündüz” çalıştıklarını savundu.

Barrack, “ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temasını sürdürüyor. Gerilimi düşürmek, tırmanmayı önlemek ve Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki entegrasyon görüşmelerine yeniden dönülmesini sağlamak için gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

X hesaplarından yaptığı paylaşımlarda “daha iyi bir Suriye için çalıştığını” iddia eden Barrack, bir kez daha Türk Savunma Bakanı Yaşar Güler’in yanına gitti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun da yer aldığı görüşmede, Türk devleti destekli saldırıların görüşüldüğü belirtiliyor.

Koalisyon, Dêr Hafir’a gitti

Görüşmenin yapıldığı sırada, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Uluslararası Koalisyon’a ait bir heyetin saldırıların sürdüğü Dêr Hafir’a gittiğini duyurdu. HABER MERKEZİ

 

* * *

Halkı sindirme saldırıları

Dêr Hafir’a saldırılarını sürdüren çeteler, köyleri rastgele bombalıyor, altyapıyı ve hizmet kurumlarını öncelikli hedef olarak belirliyor. Önceki akşam, Resim El Kirom ve Îmam köylerini ağır silahlarla bombalarken, eş zamanlı olarak Dêr Hafir merkez ve çevresindeki köylere giden elektrik hatlarını dört gündür kesti. Bu da topçu bombardımanı ve dron saldırılarına maruz kalan halkın yaşadığı sıkıntıları arttırdı.

Halep’in doğusunda yer alan Sifîr köyü yakınlarındaki elektrik santralinden sağlanan enerjiyle Dêr Hafir ve çevresine elektrik veriliyordu. Elektriğin kesilmesiyle temel hizmetler büyük ölçüde durma noktasına geldi. Çeteler ayrıca, günde 13 bin 500 ekmek üreterek Dêr Hafir merkez ve çevredeki köylerde 17 binden fazla aileye dağıtım yapan fırını da hedef aldı.

QSD, saldırıların halk üzerinde baskı yaratma ve zorla göçertme amacı taşıdığını vurguladı, Dêr Hafir’ın 16 Ocak sabahın ilk saatlerinde 20’den fazla topçu mermisi ve dronla bombalandığını duyurdu. QSD, bu durumun sivillerin yaşamını doğrudan tehdit ettiğine dikkat çekerek, sahadaki durumu yakından takip ettiklerini ve halkın güvenliğini sağlamak için tüm önlemleri almaya devam ettiğini ekledi. Saldırılara “Akıncı” tipi SİHA’larla destek veren işgalci Türk devleti ise Dêr Hafir ve Meskenê üzerinde süreli uçuş gerçekleştiriyor, son iki günde farklı bölgeleri en az 6 defa bombaladı.

300 kişi kaçırıldı, 200 kişi göçertildi

Çeteler ayrıca, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerindeki Şehitler Mezarlığı’na saldırarak, mezar taşlarını kırdı ve mezarları tahrip etti. MA’ya konuşan Efrîn İnsan Hakları Örgütü Sözcüsü Îbrahîm Şêxo da çetelerin insanları kaçırmaya devam ettiğini,  kaçırılan 300 kişinin isimlerini belgelediklerini belirterek, 200 bin kişinin göçertildiğini vurguladı.

 

***

Şeyh Gazal: Krizin etkisi Türkiye’ye dönecek

Suriye ve Diaspora Yüksek Alevi İslam Konseyi Başkanı Şeyh Gazal Gazal, Alevi topluluğuna ve Suriye’nin tüm bileşenlerine yönelik varoluşsal tehlikeye dikkat çekerek, Mart 2025’ten itibaren sistematik soykırım girişimlerinin yapıldığını belirtti. Tehdit altındaki Halklar Derneği’nin (GfbV) Etnik, Dini, Dil ve Ulusal İşleri Sözcüsü Dr. Kemal Seydo ile gerçekleştirdiği görüşmede, Şam’daki yönetimin gerçek yüzünü 7 Mart 2025’te gösterdiğine dikkat çekti.

Şeyh Gazal, saldırılarda 30 ila 60 bin kişinin katledildiğini ve yaralandığını belirterek şunları söyledi: “İhlaller devam ediyor, ölülerin kaydedilmesi yasaklandı. Soykırımın izlerini silmek için binlerce cenaze yakıldı.”

Dürzi Şeyh Hikmet El Hicrî yönetimi ve Kürt komutanlığı ile doğrudan ilişkisi olduğunu, Kuzey ve Doğu Suriye Bileşenleri Birlik Konferansı’na ve Cenevre’deki Suriyeli heyetlerle diplomatik görüşmelere katıldığını belirtti. Şeyh Gazal, Türk devletinin çetelere desteğinin Türkiye’nin ekonomisini ve siyasetini çökerteceğini, Suriye krizinin etkilerinin mutlaka Türkiye’ye döneceğini söyledi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.