Kobanê soykırım saldırısı altında

Dünya Haberleri —

Kobanê /foto:AFP

Kobanê /foto:AFP

  • Türk devleti, HTŞ ve DAİŞ’in kuşatması altındaki Kobanê’de su, elektrik ve internet kesildi. Özerk Yönetim, bunun planlı ve sistematik bir soykırım savaşı olduğunu vurgulayarak, acil müdahale çağrısı yaptı. SOHR, Kobanê’de insani felaket uyarısı yaptı.
  • Kobanê’de cephede direnen YPJ savaşçısı Amara Mêrdîn, “Şiarımız 'Berxwedan Jiyane'. Düşmanın tek bir adım atmasına izin vermeyeceğiz" dedi. YPG savaşçısı Seydo Kobanê ise, “Kobanê halkı şunu iyi bilsin; özgürlük savaşçıları halkını koruyor” diye konuştu.

Rojava’da her mahallede, sokakta ve meydanlarda halk, savaşçılarıyla birlikte nöbet tutuyor. “Ne olursa olsun topraklarımızı terk etmeyeceğiz” ve “Düşmanın bir adım bile atmasına izin vermeyeceğiz” diyen Rojava halkı, dört parça Kürdistan ile Avrupa’daki Kürtler ve dostlarının desteğiyle büyük bir moralle özsavunmasını yapıyor.

Cizîr Kantonu şehirlerinde halk, Asayiş güçleri, güvenlik birimleri ve Öz Savunma Güçleri ana ve ara sokaklarda devriye faaliyetleri yürütüyor. Türk devleti ve Heyet Tehrir El Şam’a (HTŞ) bağlı çetelerinin işgal etmek istediği kentlerden Hesekê’de sivil ve hizmet çalışmaları, askeri ve kamu seferberliğiyle birlikte sürdürülüyor.

Hesekê’deyiz, halkımızın içi rahat olsun

Çeteler, "Hesekê'yi ele geçirdik" iddialarıyla sanal medyada kirli bilgiler yayarken, alanda devriye gezen bir QSD savaşçısı ANF’ye gönderdiği görüntüde, “Hesekê kenti çetelerin elindedir diyenler görsün. Şu an Hesekê yolundayız. Reqa’ya doğru gidiyoruz. Tüm arkadaşlarımızı arazilerde ve cephelerde. Düşmanımızı bekliyoruz. Onlar gelmez ise biz gideceğiz. Halkımızın içi rahat olsun. Bu yol Ebyad yolu ve Ebul Eziz (Kezwana) dağıdır. Til Barut köyü orada” dedi. Bir YPG savaşçısı da Hesekê’den Reqa yönüne doğru ilerlediklerini aktararak, “Şu an Hesekê’den çıktık. Buradan 15 kilometre Reqa tarafına gidiyoruz. Bu alanın tamamı YPG ve YPJ savaşçılarının elinde. Halkımızın içi rahat olsun” diye kaydetti.

‘Kürt halkının onurunu koruyacağız’

Kelase Mahallesi'nde nöbet tutan Edla Xelîl adlı yurttaş, “Düşmanın gözünü oyacağım” sözleriyle öfkesini ve kararlılığını dile getiriyor. Aynı mahallede nöbette olan Musa adlı yurttaş ise, "Özsavunmamızı gerçekleştiriyoruz. Bu topraklarımızı terk etmeyeceğiz. Elimizden geleni yapacağız" dedi.

Cûdî Kavşağı'nda sokak nöbetinde olan Eli adlı genç, "Yurtseverlik görevlerimizi yerine getiriyoruz. 24 saat ayaktayız ve direnişteyiz" derken, Cûdî adlı yurttaş şunları vurguladı: "Toprağımızı, varlığımızı, Kürt halkının onurunu koruyacağız.”

Kadar adlı özgürlük savaşçısı da, "2012’de devrimi burada başlattık, bu devrimin sonunda da bir kez daha bu direnişi başlatacağız. Bu vahşi çeteleri daha öncede yok etmiştik, yine yok edeceğiz. Hesekê’de tüm güçlerimiz hazır” dedi.

Halkı ve savaşçılar nöbetlerini tutarken, hizmet kurumları da 24 saat alarmda. Hesekê Fırın Komitesi üyesi Cihad Ezo, ekmek sorununun yaşanmaması ve fırın önünde kalabalık oluşmaması için 24 saat çalıştıklarını söyledi. 4 fırının kesintisiz olarak faaliyet gösterdiğini ve ekmeğin komünler aracılığıyla dağıtıldığını ekledi.

Savaş suçu işleniyor

2014-2015 yıllarında DAİŞ’e karşı direnişin sembolü haline gelen Kobanê de DAİŞ, HTŞ ve Türk devletinin hedefinde. Kuşatma ve saldırı altındaki Kobanê’de kentin tümünde insani ihtiyaçlara erişimde ciddi sorunlar baş göstermeye başladı. 20 Ocak’ta başlayan elektrik, su ve internet kesintisi devam ediyor, halk günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Çetelerin Kobanê’nin kırsal bölgelerine yönelik saldırılarını savaşçılar sert yanıtlarla püskürtüyor. Saldırıların yoğunlaştığı kentin batısındaki Hemdaşê bölgesi ile Quba, Ceada, Hemdor, Xan Memdid, Çelabiyê köyleri ve Sirîn beldesinde insani durum gittikçe kötüleşiyor.

Dünyayla iletişimi kesiyorlar

Özerk Yönetim Dışilişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, ateşkese rağmen Kobanê’ye yönelik saldırıların devam ettiğini belirtti. Su, elektrik ve internet kesintisine dikkat çekerek, bunların savaş suçu olduğunu vurguladı. Ehmed, "İlgili makamları kuşatmayı sona erdirmek ve sivillerin geçim kaynaklarından mahrum bırakılarak cezalandırılmasına son vermek için müdahale etmeye çağırıyoruz” dedi.

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Başkanlık Konseyi Üyesi Foza Yusif da aynı şekilde çetelerin Tebqa’daki su ve elektrik santrallerini ele geçirerek Kobanê’nin su ve elektriğinin kesilmesinin savaş suçu olduğuna dikkat çekti. “Kobanê tehlikede. Kobanê, insanlığın onurudur” diye ekledi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nden (SOHR) de Kobanê için uyarı geldi. Kuşatmanın ve iletişimin kesilmesinin ihlallerin belgelenmesini ve dış dünyaya yardım çağrılarının ulaştırılmasını da engellediğine işaret etti. Saldırıların devam etmesi durumunda çocuklar, kadınlar ve yaşlıların zorluklar yaşayacağını belirten SOHR, uluslararası toplumun saldırıları durdurmaya ya da gerekli insani desteği sağlamaya yönelik somut bir çabasının görülmediğini kaydetti.

Düşmana gereken cevabı vereceğiz

Kobanê’ye yönelik saldırılar ve kuşatma sürerken, komite ve komünleri ellerindeki imkânlar doğrultusunda halkın ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmalarını sürdürürken, savaşçılar mevzilerinde halkla birlikte direniş gösterdiklerini vurguluyor.

ANF'ye konuşan YPJ savaşçısı Amara Mêrdîn, "Halkımızdan aldığımız güç ve şehitlerimizden aldığımız irade ile burada direniyoruz. Şiarımız 'Berxwedan Jiyane'. Son damla kanımıza kadar direneceğiz. Bu ülkede vahşi düşmanın tek bir adım atmasına izin vermeyeceğiz" dedi. Kürdistan'ın diğer parçalarındaki halkı selamlayan Amara, Kürt birliğinin önemine işaret ederek Bakur halkının Kobanê'ye destek için sınırları aşması gerektiğini belirtti.

YPG savaşçısı Seydo Kobanê ise şöyle konuştu: "Kobanê'ye 20 km uzaklıkta en ön saflardayız. Halkımızı ve değerlerini yok etmek isteyen vahşi bir düşman var karşımızda. Kendi topraklarımızda onurlu bir yaşam için canımızı feda etmeye hazırız. Kobanê halkı şunu iyi bilsin; özgürlük savaşçıları halkını koruyor. Düşman ne kadar güçlü teknik kullanırsa kullansın, gereken cevabı en sert şekilde vereceğiz."

Hırsızlık, yağma, talan

Sahada direnişe çarpan çeteler ise özellikle sanal medya üzerinden kirli propaganda yapıyor. QSD’nin ateşkesi ihlal ettiğini ve bazı bölgeleri bombaladığını iddia ediyor. En son QSD’nin Til Koçer/Yarûbiye Kapısı’nı bombaladığını iddia etmişti. QSD, rejimin savaş bakanlığının iddialarını, şu açıklamayla yalanladı: “Elimize geçen bilgilere göre çete grupları cephanelik sevk ederken patlama meydana gelmiştir. Güçlerimizin söz konusu patlamayla ilgili uzaktan veya yakından ilgisi yoktur.”

Çete koalisyonunun başvurduğu yöntemler bununla da sınırlı değil. Tıpkı Efrîn, Serêkaniyê, Girê Spî ve Halep’te olduğu gibi, diğer bölgelerde de hırsızlık, yağma ve talan suçları işliyor. Dijital medyada paylaşılan görüntülere göre, çeteler Çilaxa’nın güneyindeki Til Elo bölgesinde bulunan tahıl silolarından kamyonlarla buğday çalıyor. Başka bir videoda ise bir çetenin DAİŞ ailelerine, “Kardeşlerim, dışarı çıkmak istiyorsanız fırsat var, kaçın” dediği görülüyor. Hol Kampı’nda binlerce çete ailesi kalıyor. QSD, saldırılarının ardından güçlerini kamptan çekerek Kürt şehirlerinin olduğu bölgelere konuşlandırdı.

Savaşçılar göz açtırmıyor

Öte yandan, DAİŞ çetelerinin tutulduğu Reqa’daki Eqtan Cezaevi’ne bir kez daha top ve ağır silahlarla saldırdı, cezaevi çevresini konvoylarla kuşattı. Kobanê’nin Sirîn ilçesine tank, obüs ve ağır silahlarla saldırdı, QSD sert karşılık verdi.  Savaşçıların meşru savunma kapsamında verdiği karşılıkta çetelere ait 1 doçka, 2 motosiklet ve 1 zırhlı araç imha edildi. Çok sayıda çete öldü ve yaralandı. Savaşçılar bazı cenazeleri aldı ve çok sayıda ele geçirdi. HABER MERKEZİ

 

* * *

Bugün ulusal birlik günü

Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi, Kobanê ve Cizîr Kantonu’na yapılan saldırıların planlı ve sistematik bir soykırım savaşı olduğunu belirterek, HTŞ çetelerini sorumlu tuttu. Bu suçlara karşı acil müdahale çağrısında bulunan Özerk Yönetim’in şu açıklamayı yaptı: “Açıklanan ateşkese ve halkımızın kan dökülmesini önlemeye, bölgemizin güvenliğini ve istikrarını korumaya tamamen bağlı olduğumuzu teyit ediyoruz. Ancak Şam'daki hükümete bağlı silahlı gruplar, kasıtlı ve sistematik olarak ateşkesi ihlal ediyor ve sivillere ve yerleşim bölgelerimize, özellikle Kobanê şehrine ve Cizir kantonuna acımasızca saldırıyor.

Kobanê'ye yapılan saldırılar sıradan bir askeri saldırı değil, bir savaş suçudur. Kobanê tarihte bir dönüm noktasıdır ve tüm insanlık için büyük bir tehdit oluşturan terör örgütü DAİŞ’in sonunu getiren yer olmuştur. Bugün Kobanê, direnişin sembolü olduğu ve dünyayı koruduğu için hedef alınmaktadır. Bugün Kobanê, altyapısına yönelik sürekli saldırılar nedeniyle su, elektrik ve temel hizmetlerden mahrum kalmıştır. Son olarak internet bağlantısı kesilmiş ve dünya ile bağlantısı kesilmiştir.

Uluslararası toplumu, DAİŞ’e karşı Uluslararası Koalisyon da dahil olmak üzere, saldırıları derhal durdurmaya ve sivillere karşı işlenen suçlara son vermeye çağırıyoruz. Ayrıca, azimli halkımıza, Kürdistan'ın dört bir yanındaki ve dünyanın her yerindeki Kürt halkının dostlarına, mücadele ve direniş düzeyini güçlendirmeye ve şehitlerimizin, savaşçılarımızın direnişinin ve özgür halkımızın iradesinin sayesinde elde edilen kazanımları korumaya çağırıyoruz. Bugün ulusal birlik günü. Bugün, Kürdistan'ın dört bir yanından Kürtler, soykırım suçlarına karşı birlik içindeler. Tarih bu direnişi altın harflerle yazacaktır. Halkımız, özgürlük, onur ve yaşam hakkına olan bağlılığını ve azmini koruyacaktır."

 

* * *

Xelîl: DAİŞ’i Şam’da iktidara getirdiler

PYD Eşbaşkanlık Komitesi üyesi Aldar Xelîl, Rojava’ya yönelik küresel ölçekte bir saldırının gerçekleştiğini, ABD, Türk devleti ve çetelerinin bir saldırı içinde olduğunu ve Rojava'nın varlığına karşı büyük bir oyun oynandığını söyledi.

Bu saldırıdan önce Şexmeqsûd’da Asayiş'e karşı saldırılar düzenlendiğini ve Şam'da toplantılar yapıldığını dile getiren Xelîl, "Aniden saldırdılar. Der Hafir'deki QSD savaşçıları geri çekilmeye hazırlanırken, hemen bir saldırı başlattılar. Bu şekilde saldırı için zemin hazırladılar” şeklinde konuştu.

ANHA’ya konuşan Xelîl, Türk devleti ve ABD'nin siyasi çıkarları ve bölgeye yönelik planları doğrultusunda toplumu bölmek istediğini kaydederek, "Onların planları sonucunda Kürt halkı geçen yüzyılda haklarını elde edemedi. Şimdi Kürt halkı bölgede önemli bir figür haline geldi. Yıllar içinde savaşlar sonucunda kazandıklarımızı kaybetmek istemiyoruz” dedi.

DAİŞ’in yeniden güçlenmesi tehdidine değinen Xelîl, "Kendilerini kandırıyorlar, şimdi DAİŞ’i Şam'a iktidara getirdiler. Bunu daha önce Afganistan'da da yaptılar. DAİŞ tehdidi yüksek ve Suriye sınırını geçiyor. Tüm dünya için bir tehdit. Bizi bitmek bilmeyen bir savaşa sürüklemek istiyorlar, buna karşı uyanık olmalıyız” dedi.

Aldar Xelîl, herkesi savunmadan sorumlu olmaya çağırarak, “Herkes kendi imkanlarına göre direnişe katılmalı. Şimdi saldırı Rojava topraklarında ve sınırımızı koruyoruz. Bu, varoluş ve yok olma meselesidir. Şehirlerimiz bu günlerde her zaman canlı olmalı. Yerinden edilmiş halkımıza sahip çıkmalıyız. Kimse sokakları terk etmemelidir. Hepimiz tehlikedeyiz. Ülke dışındaki ve diğer bölgelerdeki Kürtlerin eylemleri saldırganlar üzerinde baskı oluşturdu. Çözüm bulmak için hala çabalar var. Ama en önemlisi savunma hattını geliştirmek” şeklinde konuştu.

 

* * *

7 şehit uğurlandı

Fırat Kantonu’nda yüzlerce kişi, 19 Ocak’ta Sirîn’de şehadete ulaşan İç Güvenlik Güçleri üyeleri Behadîn (Behadîn Kecel), Samî (Samî Hemzê), Eymen ve QSD savaşçıları Henan Eqreb (Ehmed Mistefa), Baran Kobanê (Mihemed Qere Elî), Bawer Xizênê (Macêd Bozo) ile 21 Ocak’ta şehit düşen Qiz Elî’yi, Şehîd Dîcle Şehitliği’nde son yolculuğuna uğurladı.

Cenaze töreninde Şehit Behadîn Kecel’in ailesi adına söz alan Nebîl Kecal direniş çizgisinden asla vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, “Tek başımıza da olsak direnecek ve düşmanı yeneceğiz” diye kaydetti. Çetelerin, 21 Ocak’ta Sirîn’e bağlı Hemdûn köyüne saldırısında ise bir kadın kadın şehit düşerken, 1'i de yaralandı.

 

* * *

3 bin 400 kişi göçertildi

Saldırılarla Rojava’ya göçler artmaya devam ediyor. Reqa’da yaşayan Efrîn ve Şehbalı göçmenler Cizir Kantonu’na göç etmeye başladı. Qamişlo’daki Efrîn ve Şehba Göçmenler Meclisi’ne göre, şu ana kadar yerinden edilmiş kişilerin sayısı 3 bin 400'e ulaştı. Göçmenler Hesekê, Qamişlo, Derik, Girke Lege, Tirbespiye ve Amude’de camilere ve 71 kurum ve okula yerleştirildi. Heyva Sor a Kurd, göçmenlere tedavi hizmeti sunuyor ve seyyar kliniklerle her gün göçmenlerin bulunduğu bölgelere gidiyor.

Öte yandan, önceki gün Başûre Kurdistan'dan Qamişlo’ya gelen yardımlar bugün yerinden edilmiş kişilere dağıtıldı. Göçmenler Meclisi, göçmen sayısının artması nedeniyle konaklama yeri bulmanın zorlaştığını ve göçmenlere yardım gerektiğini belirtti.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.