Artık geri dönüş yok!
Kadın Haberleri —

jin jiyan azadî eylemleri
- Gazeteci Niyan Rad: “Her eylemde toplum üzerinde büyük bir etki yaratan kadınlar, direnişi zindanlardan evlere kadar büyütüyorlar. İran ve Rojhilat Kürdistanı’nda her kadın tek başına bir öncüdür ve her kadın bir devrimdir.”
- “İran ve Rojhilat halkı, şimdilerde sokaklarda ekmek ve özgürlükleri için kanlarını akıtıyor. Ve direnişçiler, kazanım elde edene kadar mücadele etmekte ısrarlı. Halk artık sessiz kalamıyor”
İran rejiminin baskı, idam ve ekonomik çöküş politikaları ülkeyi yeniden sokağa döktü. 28 Aralık 2025'te Tahran Büyük Çarşı (Kapalı Çarşı) esnafının dövizdeki rekor değer kaybı ve hiperenflasyona karşı başlattığı kepenk kapatma eylemi, hızla rejim karşıtı kitlesel protestolara dönüştü. Ekonomik talepler özgürlük, kadın hakları ve rejim değişikliği taleplerine evrildi.
2022'de Jîna Amînî'nin katledilmesiyle başlayan “Jin Jiyan Azadî” direnişinin devamı niteliğindeki bu eylemler, toplumda köklü bir değişim zemini oluşturdu. Rojhilatlı gazeteci Niyan Rad, Jinnews’ten Öznur Değer’e değerlendirmelerde bulundu.
Entelektüel devrimin de öncüsü
Jîna Amînî ile başlayan eylemlerin, toplumda yarattığı değişime dikkat çeken Niyan Rad, “Bu eylemler bir kadın devrimi gibiydi. Ve yalnızca hükümette değil, ailede, İran’ın kültür ve toplumunda artık değişimin gerçekleşmesi gerektiğine yönelik bir zemin oluşturdu. Bu eylemlerin en önemli kazanımlarından biri, ‘zorunlu başörtüye hayır’, ‘ataerkilliğe hayır’ demek ve kadın rolüne dikkat çekmek oldu. Bundan önce Rojhilat Kürdistanı’nda kadınlar yaşamın çeşitli alanlarında aktifti ancak kadınlar, kadın hakları ve kadın eylemleri konusunda farklı bir şekilde yükseldi. Bu anlamda kadınların, entelektüel devrimin başlamasına neden olduğunu söyleyebiliriz” dedi.
Zindanlardan evlere her yer direniş
Eylemlere ve direnişe öncülük eden kadınların büyük bir baskıyla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Niyan Rad, “Kadınlar, boşanma, evlenme, kadın katliamları, ‘namus’ katliamları gibi eşitsiz kanunlara karşı tepki gösteriyor ve mücadele yürüterek taleplerini haykırıyor. Kadınlar, toplum ile aile kurumunu yeniden tanımlıyor ve özyönetimi farklı bir şekilde ele alıyorlar. Kadın, yalnızca evde ve sokakta değil, zindanlarda da toplumun öncüsüdür. Burada, Pexşan Ezîzî, Zeynep Celaliyan, Şerife Muhammedî, Werîşe Mûradî gibi kadınlardan söz etmek istiyorum. Her eylemde toplum üzerinde büyük bir etki yaratan kadınlar, direnişi zindanlardan evlere kadar büyütüyorlar. Ve idam tehlikesine rağmen büyük bir cesaretle direnişi büyütmeye devam ediyorlar. Bugün İran ve Rojhilat Kürdistanı’nda her kadın tek başına bir öncüdür ve her kadın bir devrimdir” şeklinde konuştu.
Direniş ve mücadele devam edecek
“Kürt, Beluc ve Arap kadınlar eşitsizliğin ve ötekileştirilmenin en ağır halini yaşıyorlar” diyen Niyan Rad, “Rojhilat Kürdistanı’nın bazı köylerinde kadınlar hala eğitim hakkından vazgeçmek zorunda kalıyor, çocuk yaşta evlenmek zorunda kalıyorlar. Çünkü okulları yok. Ve aileler için de kız çocuklarının eğitimine, ekonomik ve kültürel özgürlüklerine destek vermesi veya teşvik etmesi mümkün değil. O nedenle evlilik onlarda dışarı çıkmanın tek yolu. Kadınların evlilikte bir güvenliği yok. Kadınların aile içinde katledilmesi veya intihara sürüklenmesi o kadar yoğun ki bununla ilişkili istatistikler gizli tutuluyor. Burada yaşayan kadınlar, kölelik zincirlerini kırarak, sadece kendilerini değil, çocuk ve erkekleri de özgürleştirmeye çalışıyorlar. Çünkü kölelik herkesi kötü etkiledi” ifadelerini kullandı.
Direnişin ve mücadelenin devam edeceğini ifade eden Niyan Rad, sözlerini şöyle sonlandırdı: “İran halkı direniyor ve bu direniş İslam Cumhuriyeti tarafından halkı ‘düşman’, ‘vatan haini’ ve hatta ‘İsrail ajanı’ ilan etmek için bir bahane haline geldi. Ancak asıl gerçek şu ki, halk artık sessiz kalamıyor. İran ve Rojhilat halkı, şimdilerde sokaklarda ekmek ve özgürlükleri için kanlarını akıtıyor. Ve direnişçiler, kazanım elde edene kadar mücadele etmekte ısrarlı.”
HABER MERKEZİ







