Maori'nin sesi

Toplum/Yaşam Haberleri —

Maori komünü/foto:AFP

Maori komünü/foto:AFP

  • “Dillerimizi bastırdılar, büyükanne ve büyükbabalarımızı döve döve dili unutturdular. Ve şimdi dilimizi bir hizmet olarak bize geri satmak istiyorlar. Dilimizi büyük teknoloji şirketlerinin elinden kurtarmaya çalışıyoruz.”

DONAVYN COFFEY /  Çeviri: TİJDA YAĞMUR

Mart 2018'de, Peter-Lucas Jones ve Yeni Zelanda'nın en kuzey ucunun hemen altına kurulmuş, kâr amacı gütmeyen küçük bir radyo istasyonu olan Te Hiku Media'daki diğer on personel şaşkınlık içindeydiler. On gün içinde, radyonun başlattığı yarışma sayesinde, Yeni Zelanda'daki Maori konuşan insanlar anadillerinde 300 saatten fazla açıklamalı ses kaydetti. Otomatik konuşma tanıma ve konuşmayı metne çevirme araçları dahil olmak üzere, Maori dili olan te reo Maori’ye yönelik dil teknolojileri oluşturmak için yeterli bir havuzdu bu.

Maori dili yayıncılarının az sayıdaki personeli ile birlikte bir mühendis, yerli konuşma tanıma teknolojisinde öncü olmak üzereydi. Ancak bu araçları yapmak mücadelenin sadece yarısıydı. Te Hiku kısa sürede içinde karşısında, kendi yerel veri setlerini geliştirmeye çalışan şirketleri ve veri paylaşımına yönelik zararlı Batılı yaklaşımları buldu. Verilerini korumak öncelik haline gelmişti. Çünkü Maori dilini yeniden canlandırmakla gerçekten ilgilenen tek kişi Maori halkıydı.

Daha 20. yüzyıla kadar, Maori çocukları okullarda ana dillerini konuştuklarında genellikle utandırılıyor veya dayakla cezalandırılıyorlardı. O kuşak yetişkinliğe ulaştığında, birçok kişi, bu zulümden onları korumak için dillerini çocuklarına aktarmamayı seçti. 1920 ile 1960 arasında Maori dilindeki düşüşün başlıca nedeni buydu. Şimdi, birçok yerli grupta dili akıcı konuşan kişi sayısı hem azalıyor hem de yaşlanıyor. Dil ve taşıdığı geleneksel bilgiler yok olma riski altında.

30 yıllık ses koleksiyonu

Te Hiku'nun CEO'su Jones ve baş teknoloji sorumlusu Keoni Mahelona, Te Hiku'nun 30 yılı aşkın radyo yayıncılığı sırasında biriktirdiği ses koleksiyonunu dijitalleştirdikten sonra konuşma tanıma konusunda bir ihtiyaç olduğunu gördü. Jones, "Tüm bu deyimsel ifadeleri konuşma dilini ve benzersiz cümleleri kayda almıştık" diyor. Ancak binlerce saatlik Maori sesini yazıya dökmek için bilgisayara kendi dillerini konuşmayı öğretmeleri gerekiyordu. Yerli toplulukları için asıl zorluk bu teknolojileri üzerine inşa edecekleri açıklamalı verilerin eksikliği. Coqui'nin kurucu ortağı Kelly Davis'e göre 10.000 saatlik açıklamalı sesten oluşan bir havuz gerekiyor. Çok az dokümantasyona sahip küçük yerli dilleri için bu, imkansız olmasa da son derece göz korkutucu bir gereklilik.

Ancak, uzun yıllardır Te Hiku'da çalışan Hawaii'li Mahelona'ya göre sadece 320 saatlik başlangıç verisiyle Te Hiku, başlangıçtaki kelime hatası oranı yüzde 14 olan bir konuşmayı metne dönüştürme motoru oluşturabildi. Davis, "Daha önce konuşma tanıma özelliği olmayan bir dil için 300 saatten biraz fazla bir sürede bu kadar düşük kelime hata oranı elde etmeleri çok etkileyici" diyor.

Mahelona ve Jones, başarılarını konferanslarda sunmaya başladı. Yerel bir dil için ASR araçlarını ilk geliştirenlerin onlar olması önemli değil, diyor Mahelona "ancak bunun mümkün olduğunu kanıtladık." Güneydoğu Kanada'daki Mohawk ve Hawaii yerli halkı da dahil olmak üzere diğer yerli topluluklardan dil canlandırma uzmanları, Te Hiku'ya kodunu kullanma ve stratejisini taklit etme konusunda tekliflerle geldi. Kanada Queen's Üniversitesi'nde Mohawk profesörü olan Nathan Brinklow, “Teknoloji bir kuvvet çarpanıdır” diyor. “Onlar öncülük ediyor. Ama bu, sıradan insanların da yapabileceği bir şey."

2018 yazına gelindiğinde, Te Hiku kelime hata oranını halihazırda yüzde 10’a düşürmüştü bile. Ve bu sırada, web sitesine göre "küresel şirketler için çeviri ve yerelleştirme çözümleri" konusunda uzmanlaşmış bir Amerikan şirketi olan Lion Bridge'den bir talep aldı.

Sömürgeciliğe karşı son cephe

Mahelona, "Temelde küreselleşmeyi bir hizmet olarak satıyorlar" diyor. Bir müşteri adına temasa geçen Lion Bridge'in, Maori dilinde konuşma kaydı sağlayacak herkese saat başı 45 ABD doları teklifiyle birkaç Maori akademisyeni ve radyo grubuyla iletişime geçtiğini söyledi. Mahelona, yapmaları gereken tek şeyin telefonlarında Maori dilinde konuşmak olduğunu hatırlattı. Te Hiku, Lion Bridge'in teklifini reddettikten sonra Mahelona ve Jones, dillerini bir Amerikan şirketine satmanın içerdiği riskleri açıklayan bir video ile retlerinin sebebini anlattılar. Te Hiku ekibi, ellerindeki bu dil verilerini sömürgeciliğe karşı son cephe olarak görüyor. Jones, "Dillerimizi bastırdılar, büyükanne ve büyükbabalarımızı döve döve dili unutturdular" diyor. "Ve şimdi dilimizi bize geri satmak istiyorlar."

Verileri satmayacağız

Te Hiku, Maori dilinden kazanç elde etmesi gereken tek kişinin Māori halkı olduğu konusunda kararlı. Ve Te Hiku, 30 yıldan fazla bir süredir topladığı Maori dili verileri üzerindeki egemenliğini koruyarak, bu hakkı şiddetle savunuyor. Mahelona, "Değerlerimizi hiçbir şeyle takas etmiyoruz. Verileri satmayacağız veya araştırma için de vermeyeceğiz" diyor.

Jones’un aktardığına göre, verileri satmak veya bedelsiz vermek, batılı şirketleri ticari fırsat için kendi dillerini ve bu alandaki binlerce yıllık geleneksel bilgiyi kurcalamaya davet ediyor. Bu, dilin geleceğini şekillendirecek araçları geliştirme işini dille hiçbir bağlantısı olmayan veri bilimcilere emanet etmek anlamına gelir. Ve en kötüsü, bu, Maori toplumunun kendilerine ait olan toprağın ekonomik faydalarını görmedikleri gibi kendilerine ait olan dil kullanılarak yaratılan ekonomik fırsatları da kaçıracağı anlamına geliyordu. Jones, "Tarihin tekerrür etmesine karşı önlem alıyoruz" diyor. Verilerini korumak, Maori halkının kendi kaderini tayin hakkını korumasını sağlayacak.

Maori halkına ait olmalı

Jones, "Açık kaynağın değerini kabul etsek de, insanlarımızın çoğunun bundan yararlanacak kaynaklara sahip olmadığının da farkındayız" diyor. Maori halkı, düzenli olarak açık kaynak veri tabanlarından yararlanan birçok insanla aynı eğitim ve ilerleme fırsatlarına sahip olmadığından, verilerini açık kaynak yapmanın halkının yararına olmadığını söylüyor. Te Hiku'nun açıklamasını duyduktan sonra Davis, "bir ampul yandı" diyor. Neden verileri üzerindeki kontrolü elinde tutmak istedikleri "çok net anlaşılıyor.”

Dilin geleceği ve yerel sesler

2019'da 13 milyon dolarlık hibe sayesinde, Te Hiku ekibi beş ek veri bilimcisi ve beş yeni Maori dili uzmanı ile büyümüş. Şimdi sadece dili korumakla kalmayıp, aynı zamanda orijinal sesin bütünlüğünü geri kazandıran dil araçları da geliştiriyorlar. Demo aşamasına henüz ulaşan en yeni dil uygulaması, mevcut konuşmacıların telaffuzlarını iyileştirmelerine ve İngilizcenin bazı etkilerini ortadan kaldırmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Jones, "Dilimizi sömürge etkisinden çıkarıyoruz. Dilimizin geleceğine yerel sesi yerleştirmek istiyoruz” diyor.

Kaynak: wired.co.uk

 

 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.