Özgürlük uzak değil

Kadın Haberleri —

Nasibe Shamsaei

Nasibe Shamsaei

  • İran ve Rojhilatê Kurdistan’da direniş 21. güne girdi. Devrim Sokağı Kızları üyesi Nasibe Shamsaei, “Özgürlük yukarıdan verilen bir vaat değil; birlikte inşa edilen bir süreç ve uzak bir hedef değil” dedi.

İran ve Rojhilatê Kurdistan’da ekonomik kriz, siyasal baskılar ve toplumsal eşitsizliklere karşı başlayan protestolar üçüncü haftasını geride bıraktı. Rejimin tüm saldırılarına rağmen sokaklardan mahallelere yayılan direniş dalgası büyümeye devam ediyor. Kadın hakları aktivisti ve Devrim Sokağı Kızları üyesi Nasibe Shamsaei, eylemlerin yalnızca ekonomik taleplerle sınırlı olmadığını, bunun aynı zamanda bir yaşam ve özgürlük savunusu olduğunu vurguluyor.

Geçici bir öfke değil

Jinnews’ten Melek Avcı’ya konuşan Nasibe Shamsaei, İran’da son 15 yılda yaşanan protesto dalgalarının birbirinden kopuk olmadığını belirtti. 2009’dan 2017’ye, 2019’dan 2022’ye uzanan süreçte ortak noktanın toplum ile hükümet arasındaki uçurumun derinleşmesi olduğunu ifade etti. Geçici bir öfke değil, kollektif hafızanın devamı olduğunun altını çizdi.

2022’de kadın, beden ve yaşam özgürlüğünün merkeze yerleştiğini belirten Shamsaei, “Jin Jiyan Azadî” sloganının özellikle Kürtler için kimliksel ve tarihsel bir anlam taşıdığını vurguladı.

Ataerkil düzen çatırdıyor

Kadın bedeninin İran’da yalnızca kültürel değil, aynı zamanda siyasi bir kontrol aracı olarak kullanıldığını ifade eden Shamsaei, kadınların sokakta görünür olmasının ataerkil sistemi sarstığını dile getirdi. 2022 yılında İstanbul’da İran Büyükelçiliği önünde saçını keserek protestoya katıldığını hatırlatan Shamsaei, kadınların “var olma hakkını” geri almasının, rejimin korku mekanizmasını zayıflattığını söyledi.

Rojhilat direnişin merkezi

Rojhilatê Kurdistan’ın direnişte öncü rol üstlenmesinin tesadüf olmadığını belirten Shamsaei, bölgenin yıllardır ağır güvenlik politikaları, ayrımcılık ve baskılarla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Grevler, sokak eylemleri ve yerel dayanışma ağlarının bu bölgede güçlü bir kolektif cesaret yarattığını söyledi. Shamsaei, “Özgürlük yukarıdan verilen bir vaat değil; birlikte inşa edilen bir süreç. Kadınların ve ezilen grupların deneyimlerinde özgürlük, bireysel korkunun kolektif güce dönüşmesi anlamına geliyor. Bu nedenle özgürlük uzak bir hedef değil, günlük yaşamın içinde büyüyen bir pratik” dedi.

Maaş açlık sınırının altında

Nujinha’dan Elif Akgül’e konuşan Göçmen Dayanışma Ağı üyesi Yıldız Önen, protestoların 28 Aralık’ta ekonomik taleplerle başladığını, ancak rejimin silahlı müdahalesiyle hızla rejim karşıtı bir isyana dönüştüğünü belirtti. “İran’da ortalama ücret 100 dolar, açlık sınırı ise 200 dolar” hatırlatmasında bulunan Yıldız Önen, geçim krizinin artık rejimi destekleyen kesimleri bile sokağa çıkardığını söyledi.

Fail: Molla rejimi ve ABD

Önen, İran’daki yıkımın yalnızca iç baskıdan değil, ABD’nin uyguladığı ambargolardan da kaynaklandığını vurguladı. Ambargoların rejimi değil, halkı yoksullaştırdığını belirten Yıldız Önen, “İran'daki katliamların, baskıcı rejimin iki tane aktörü olduğunun altını çizmek istiyorum: Sadece İran'daki molla rejimi değil, aynı zamanda Amerika ve destekçisi olan, ambargo uygulayanlar da oradaki insan haklarını savunmuyorlar. Oradaki insanları yoksulluktan öldürüyorlar” diye konuştu.

İran yeni lider çıkarabilir

Protestoların yayılmasıyla birlikte Şah yanlısı çağrıların da gündeme geldiğini hatırlatan Yıldız Önen, “Şah'tan kurtulmak için bu kadar mücadele etmiş olan bir halkın yeniden Şah altında yaşama ihtimali bence yok. ‘Bir nehirde iki defa yıkanmaz’ sözünü bir kez daha hatırlatmak gerekiyor. Böyle bir figüre gerek yok. İran kendi içerisinde yeni liderleri çıkarabilecek bir yapıya sahip” dedi. HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.