Bir hikaye anlatıcısıyım
Dosya Haberleri —

Maryam Pirband
Kürt yönetmen Maryam Pirband ile İran'dan Hollywood’a, oradan Meksika'ya uzanan yolculuğunu konuştuk:
- "Babam bana hikayeler anlatırdı. Yazmamı söylerdi, önce yazmadım çok sonra yazmaya başladım ve bundan dolayı da yönetmen oldum. Bir hikaye anlatıcısı oldum. Hikayeleri insanlardan alıyorum. Bunları topluyorum ve insanlara dağıtıyorum. Benim misyonum bu."
GÜLCAN DERELİ
Fırtınalı bir İstanbul gününde Kadıköy'e doğru yola çıkıyorum. Deniz dalgalı, vapur beşik gibi sallanıyor. Biraz ürkütücü. Bu şehir içi yolculuğun sebebi bir film gösterimine davetli olmam. Kürt kadın yönetmen Maryam Pirband, Vertikal adlı filminin gösterimi için İstanbul'da. Filmin gösterimi Kadıköy'de bulunan Yaykoop'ta gerçekleşiyor. Bu küçük ve sıcak kitabevi hemen ısıtıyor bizi. Filmin gösterimi öncesi Maryam Pirband ile sinema yolculuğunu konuşuyorum. İlginç bir yolculuk... İran'dan Hollywood’a, oradan Meksika'ya uzanan bir yolculuk...
Loristanlı bir Kürt aile
Filmden önce bu güzel Kürt kadın sinemacının hikayesini merak ediyorum. Nereli olduğunu, sinemaya nasıl merak saldığını soruyorum. Maryam Pirband, bugünlerde ayaklanma fırtınasıyla sarsılan İran'ın başkenti Tahran'da doğduğunu ancak aslen Loristanlı Kürt bir ailenin çocuğu olduğunu belirtiyor. Üç çocuklu bir ailenin en büyüğü. Babasının o dönem orduda uçak pilotu olduğunu ve İran-Irak savaşının yakıcı günlerinde büyüdüğünü söylüyor. Pirband o günleri şöyle anlatıyor: "Ben gözlerimi savaşta açtım. İran ve Irak savaşı sırasında dünyaya geldim. İran-Irak savaşında bir pilot babanın çocuğuydum. Subaydı ve savaş uçaklarında çalışıyordu. Biz zorunlu olarak savaşın içinde olduk. Orada savaşın içinde olmayı öğrendim. Olağanüstü koşullarda hayatta mutlu olabilmeyi bu şartlarda öğrendim. Babam bana hikayeler anlattı. Yazmamı söyledi, önce yazmadım çok sonra yazmaya başladım ve bundan dolayı da yönetmen oldum. Bir hikaye anlatıcısı oldum."
Hem oyuncu hem yönetmen
Maryam Pirband, önce oyuncu olarak sinema kariyerinin başladığını söylüyor. Yönetmen olmadan önce İran'da birçok dizi ve filmde rol alıyor. Böylece sinemanın kapıları açılıyor ona. Pirband, "Önce aktör olarak başladım. Sonra hem yönettim, hem oynadım. Birinci derece yönetmen asistanlığı yaptım. En çok Kürt yönetmen Kambozia Pavtovi’den etkilendim. Onunla da çalışma fırsatım oldu" diyor.
İlk kadın aksiyon yönetmeni
Pirband, İran'da birçok zorlukla karşılaştığını söylüyor. Bir Kürt olarak, bir kadın olarak, bir oyuncu olarak, bir sinemacı olarak... İran'da baskıya karşı sanatın yaratıcı gücü hep yeni kapılar açar. Pirband için de öyle oluyor: "İran’dayken bütün projelerimi en başından itibaren engellemeye çalıştılar. Bir kadın olarak İran’da film yapmak çok zordu, hala zor. Bir kadın olarak kendimi ispat etmek istiyordum. Bunu başardım. Hiç pes etmedim" diyor. Pirband engellere rağmen kadın ve insan hakları temalı filmler yapar. Ancak Pirband, kadın yönetmen sayısının çok az olduğu aksiyona merak salar. Böylece İran'ın ilk aksiyon film yönetmeni olur: "İran’da aksiyon sineması yok. Bunu ben yapmalıyım diye düşündüm. İran’da aksiyon filmi yapan ilk yönetmenim. İran'da bir TV kanalı için de bir film yaptım. Ondan sonra her şey daha kolay oldu. Almanya’ya giderek aksiyon film üzerine çalıştım ve orada bunu öğrendim. Tecrübe edindikten sonra aksiyon filmi yapmaya karar verdim. Sonrasında ise üzerine çalıştığım kadın ve insan hakları hikayelerini aksiyon filmleriyle anlatmaya çalıştım. Hikayeleri böyle anlatmak benim için önemliydi."
17 film çekti
Ancak İran'da kalmak giderek zorlaşır. Ülkesinden ayrılır böylece. Pirband, onu Hollywood'a götüren sürecin Kanadalı bir yapımcının filmlerini izlemesi ve kendisiyle iletişime geçmesiyle başladığını söylüyor. İran'da başlayan sinema yolcuğuna şimdiye kadar 17 film sığdırdığını dile getiren Maryam Pirband, "Sinemaya başladıktan 10 yıl sonra Los Angeles’a gittim. Hollywood yıldızlarıyla çalıştım. İnsan hakları filmleri, kadın hakları filmleri, ayrıca Hollywod'da da Kürt filmleri yaptım" diyor. Pirband, Hollywood'da çalışmanın zorluklarına işaret ederek kendini geliştirmeye emek verdiğini söylüyor: "2 milyon dolarlık film yapan Amerikalı yapımcılarla film yaptım. Orada film yapmak ile İran'da film yapmak çok farklı. Oraya, üniversiteye bunun için gittim. Yüksek lisans yaptım ve daha fazlasıyla uğraştım. Hollywood'da film yapmak için çok çalıştım, kendimi yeniledim, sıfırdan emek verdim. Çok fazla İranlı yönetmen var ama Hollywood’a düz gelirsen bu donanımlar olmadan yapmak o kadar kolay değil. Donanım sağlamak, kendini resetlemek gerekiyor."
İran değişim istiyor
İran'da Jîna (Mahsa) Emînî'nin saçının bir kısmı göründüğü için katledildiğini ve sonrasında Jin Jiyan Azadî şiarı etrafında büyüyen mücadelenin etkileri hala sürüyor. Bugünlerde İran'daki halk ayaklanmasının dalgaları Pirband'ın memleketi Loristan'a da ulaşmış durumda. Maryam Pirband'a Jin Jiyan Azadî'yi soruyorum: "Aktöründen futbolcusuna her alandan insanlar Jîna Emînî'nin katledilmesine tepki gösterdi ve İran’daki Jin Jiyan Azadî mücadelesini destekledi. Kadına şiddet bütün dünyada bir sorun. Ancak biz bu mücadeleye öncü olduk. Saçı biraz göründüğü için bir kadın öldürüldü. Bütün dünya bunu sordu; bir insanın başı açık diye nasıl öldürürsünüz? Bu da dünyada büyük tepkilere neden oldu. İran ikiye bölündü. Biz buna sadece bakacak mıyız, yoksa değişim mi istiyoruz? Yeni nesil değişim istedi. Burada Kürt kadın mücadelesi öncülük yaptı. Bu yeni kuşak (Z kuşağı) her şeyi değiştirdi. İran’da birçok şeyi değiştirdiler. İran’daki kadın mücadelesinin öncüleri de onlar. Kürt kadınları çok güçlü ve direnişçi. Biz hiçbir dile karşı değiliz ama birbirimizi desteklemek zorundayız" diye vurguluyor.
Misyonum anlatmak
Maryam Pirband, kendi misyonunu hikaye anlatmak olarak işaretliyor: "Önceliğim her zaman kadın ve insan hakları üzerine çalışmak oldu. Ne istediğimi biliyordum. Kapı çok açık değildi ama ben girdim. Çektiğim filmlerin ortak noktası hemen hemen hepsi kadın karakterler ve gerçek kadın hikayeleriydi. İranlı bir kadına dair film çektim çok beğenildi. 17 film yaptım. Yeni filmlerim olacak. Bende hikaye çok. Kadına dair, insana dair. Ben bu hayatta bir yolcuyum. Hikayeleri insanlardan alıyorum. Bunları topluyorum ve insanlara dağıtıyorum. Benim misyonum bu."Pirband'ın bir sonraki projelerinden biri de Mevlana olacak. Konya'da hazırlıklara başladıklarını ifade eden Pirband, Rumi'yi perdeye yansıtmak için uzun zamandır çalıştığını söylüyor.
***
Meksika kültürü bize yakın
Peki Meksika yolculuğu nasıl başladı? Hollywood’da film yaptığı sırada Meksika'ya davet edildiğini belirten Maryam Pirband, şöyle anlatıyor: "Meksika sineması Hollywood’a yakın. Ancak ben İspanyolca bilmiyorum. Nasıl olacak diye düşündüm. Meksika’ya gittiğimde dilim de yok çok yalnız hissettim, burada nasıl film çekerim, bunlarla nasıl yaparım diye düşündüm. Sonra filmin dili evrenseldir diye düşündüm. Gidince tabi İran ile Meksika kültürünün çok yakın olduğunu gördüm. Kesinlikle Kürt kültürüyle, İran kültürüyle çok benzer. Orada da kadınlar çok güçlü tıpkı Kürtler gibi. Kültür çok renkli Kürtler gibi, onlar da müziği bizim gibi çok seviyor. Onların da ifade biçimleri bizimki gibi dans. Meksika kültürü çok zengin. İki ülkenin kadınlarını bir hikayede buluşturmak istiyorum."
Bir annenin mücadelesi!
Meksika Kültür Bakanlığı'nın desteğiyle çekilen aksiyon ve korku temalı Vertikal filminde Meksika kültüründe tarihsel yaralar açan bir gelenek sahneye taşınıyor. Bu geleneğe göre her 100 yılda bir kız çocuğu kurban veriliyor. Bu ritüel üzerine kurgulanan filmi Maryam Pirband, şöyle anlatıyor: "Orada bir kurban etme geleneği var. Her yüz yılda bir, bir tane kurban veriliyor. Eğer bu yapılmazsa kötü şeyler olacağına inanılıyor. Onların kendi tanrısı var. Bu filmindeki ana karakter Rita buna inanmıyor. Kurban olan kızını almak için mücadele ediyor."
Kürt yönetmen Kazım Öz’ün de katıldığı filmin gösterimi sıcak bir atmosferde yapıldı. Sonrasında Kazım Öz'ün moderatörlüğünde Pirband, izleyicilerden gelen sorulara yanıt verdi, hem filmi hem de kendi hikayesini anlattı.
***
Filmografi
HANAII
VERTICAL
Dandelion Season
FERMYSK
The Last Season
Silence
My Portion
Dance With Me
The Belief
Perplexity
A Tiny Mistake
Ba Man Beraghs
Zabih
Ghalbha Ba Khabar Az Atefe-and
Baghe Ghermez
Damagh
Delkhoon
Can be Last One
Sayeban
Stranger
I, You, Her
Ödülleri
Yönetmen Maryam Pirband'ın aldığı bazı ödüller şöyle;
*Silence Filmi 2014'de İş Filmi Festivali Tahran En İyi Yönetmen Ödülü.
*Fermysk Filmi Las Vegas Uluslararası Senaryo Yazma Yarışması'nda finalist senaryo ödülü aldı.
*Fermysk filmi, Los Angeles Bağımsız Kısa Film Ödüllerinde En İyi Kadın Kısa Film dalında Mansiyon Ödülü aldı.
*Dandelion Season Filmi 2022'de JIFF Jaipur Uluslararası Film Festivali (Yellow Rose Award Best Feature) Film ile En İyi Uzun Metraj Film ödülü, Paris Film Ödülleri'nde En İyi Sosyal Özellik: Yeni Nesil Sinemalar ve Senaryolar ödülü, Cine Paris Film Festivali'nde En İyi İlk Yönetmen Ödülü, Cinemount Uluslararası Film Festivali'nde En İyi Yönetmen, Tietê Uluslararası Film Ödülleri En İyi Film Ödülü’nü aldı.
*2023 Uluslararası New York Film Festivali'nde Dandelion Season filmiyle En İyi Kadın Film Yapımcısı Ödülü aldı.
* Maryam Pirband'la röportajımızda çeviride yardımcı olan Serdar Kaya'ya teşekkür ederiz.















